Üyelik formu için Giriş

 

Sponsor Reklam

 

 

E-DALGA YÖNTEMİ
AMACIMIZ
Dünya'nın en büyük buluşuna imza atmak. Gökyüzünü asıl NASA'da takip etmek. Olacak depremlerin Ne zaman olacağını, Nerede olacağını, Ne kadar büyüklükte olacağını (3N) kestirim yapmak. Deprem konusunda bilinmeyen her şeyi NASA tarafından bilinir hale getirmektir. Buluşumuzun kaydını 02.12.08 tarihinde Notere onaylattık.
Amacımızı gerçekleştirebilmek için dört yöntem belirledik. Burayı tıklayın.
E_DALGA YÖNTEMİ İLE EKİM 2008'DEN BERİ İNCELEDİĞİMİZ 79.978 KIZILÖTESİ FOTOĞRAF
Meteorolojinin arşivinde olan kızılötesi fotoğraflardaki işaretlerle, Kandilli'nin arşivinde bulunan ve olmuş depremlerle, karşılaştırma yapan herkes meteorolojik olaylarla depremler arasındaki bu ilişkiyi görebilir. Bu konuyu bilim dışı diyerek konu üzerinde hiç araştırma yapmadan, yapılanları değerlendirmeye almadan, proje hakkında olumsuz yorum yapanlar, gelecekte (bir-iki yıl içinde) yabancı bir ülkeden gelecek, aynı araştırma sonuçlarını bilimsel diyerek kabullenmek zorunda kalırlar. (Yakın tarihimizden bir örnek: Dr. Ziya Özel'in araştırması gibi. Zakkumdan yapılan ilaç.)
Meteoroloji
Meteoroloji, atmosferde meydana gelen hava olaylarının oluşumunu, gelişimini ve değişimini nedenleri ile inceleyen ve bu hava olaylarının canlılar ve dünya açısından doğuracağı sonuçları araştıran bir bilim dalıdır. Meteorolojik olaylar, insanoğlunun yaşamını ilk çağlardan itibaren etkilemiş, insanlar günümüze kadar dünya atmosferinde olup biten olayların nedenlerini zamanın koşullarına göre inceleyip araştırmışlardır. Bu amaçla da çeşitli gözlem ve incelemeler yaparak hava olaylarını önceden tahmin edebilme yollarını bulmaya çalışmışlar, bunların olumlu etkilerinden faydalanma, olumsuz etkilerinden de kurtulma ve korunma yollarını aramışlardır.
Meteoroloji, insanlık tarihi kadar eski bir bilim olmasına karşın, gerçek kimliğine 19. yüzyıl sonlarına doğru kavuşmuştur. İlk meteorolojik haritalar 1869 yılında Prof. C. Abbe ve Buchan tarafından yapılmıştır. 1882 yılında Loomis, ilk dünya yağış dağılım haritasını, 1887 yılında Hann ise, ilk meteoroloji atlasını hazırlamışlardır.
Günümüzde meteorolojik hizmetler tamamen bilimsel yöntemlerle ve uluslararası işbirliği içerisinde yürütülmektedir. Bugün dünyada, 24 saat sürekli çalışan onbin civarında kara istasyonu, açık denizlerde görev yapan altı binden fazla gözlem gemisi ve yüksek hava sondajları yapan binden fazla meteoroloji istasyonu vardır.
Uydu Nedir?
Uydular hava olaylarını küresel olarak inceleme olanağı sağlayan uzaktan algılama cihazlarıdır. Dünya çevresindeki yörüngelerinde hareket ederlerken, sensörleri (radyometre) tarafından kaydedilen verileri belirli aralıklarla yer istasyonlarına gönderirler. Uyduların en önemli faydalarından biri, yer gözlem istasyonları kurulamadığı için verilerin toplanamadığı okyanus, çöl, dağlık alanlar, kutup bölgeleri vs. gibi çok geniş alanlardan meteorolojik bilgilerin elde edilmesidir.
Uyduların uzaktan algılama sistemleri cisimler tarafından yansıtılan ve cisimlerin vücut sıcaklığına bağlı olarak yaydıkları elektromağnetik radyasyonun, uzaya yerleştirilen platformlar (uydu) üzerinde bulunan radyometreler (pasif algılama) ve radarlar (aktif algılama) tarafından ölçülmesi prensibine dayanır. Bulutluluk, ozon miktarı ve konsantrasyonu, buzul alanlarının, atmosferik sıcaklık ve nem profillerinin, yağış miktarının tespiti, kara ve deniz yüzeyi sıcaklıklarının belirlenmesi pasif algılama ile, okyanus dalga boyu, dalga yüksekliği, deniz yüzeyi rüzgar hızı ve yönünün tespiti aktif algılama ile yapılır.
Meteorolojik uydular yörüngelerine göre temel olarak iki kısma ayrılırlar: Geostationary (Sabit Yörüngeli ) Uydular, Polar (Kutupsal Yörüngeli) Uydular
Uydu vasıtasıyla çekilen Kızılötesi fotoğraflardaki Elektromanyetik Enerji Dalgalanmasının takip edilmesine E-dalga denir. Deprem yaklaştığında gerilen, sıkışan ve bükülen kayaların çıkarmış oldukları kuvars v.s, uydudan çekilen fotoğraflarda görülür. Kuvars v.s. belli işaretler meydana getirir. Bu işaretlerin incelenmesi suretiyle deprem yerlerinin tespiti yapılır. Her ülkenin deprem yerinin tespiti çeşitli gözlemlerden sonra ortaya çıkar. 
Uydu Biriminin Tarihçesi

DMİ Genel Müdürlüğü’nde uzaktan algılamaya ilişkin ilk çalışmalar,  ABD’nin, dönemin Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’a APT (Automatic Picture Transmission) cihazını hediye etmesi ile başladı. O günlerde cihaz ıslak kağıtlar üzerine NOAA serisi uydulardan analog olarak görüntü alabiliyordu. 1986 yılına kadar değişik modifikasyonlar ile görüntü alımına devam eden DMİ, 1986 yılında SDUS (Secondary Data User Station) cihazını alarak bu alandaki çalışmalarına devam etti. Bu cihaz Visible (görünür), Infrared (kızılötesi)ve Water Vapour (Su buharı) olmak üzere üç spektral bantta her yarım saatte bir görüntü alabiliyordu.

23 Mart 1995 yılında EUMETSAT (Avrupa Meteoroloji Uyduları İşletme Teşkilatı) tarafından ülkemize hibe edilen PDUS yer alıcı istasyonu (Primary Data User Station), Meteosat serisi uydulardan (ülkemiz için Meteosat 6) dijital veri alabilmekteydi.

DMİ, 1998 yılında Meteosat 7’nin fırlatılmasıyla PDUS’ın yeni yazılımı olan IX-SAT’ı kullanmaya başlamıştır. Daha ayrıntılı işlemler yapılmasına olanak veren bu yazılım da gelişen teknolojiye cevap veremez hale gelmiş,

DMİ bu eksiğini kapatmak amacıyla 2000 yılı Aralık ayında MUYAS adı verilen ve yeni yazılım ve donanımları kapsayan bir ihaleyi gerçekleştirmiştir. Bu sistem ile NOAA, EUMETSAT’ın kutupsal yörüngeli METOP uyduları ve sabit yörüngeli ikinci nesil uyduları olan MSG uydularından görüntü alınabilmektedir.

2001 Yılına kadar Analiz ve İstidlaller Şube Müdürlüğü’ne bağlı olarak çalışan Uydu Meteorolojisi Birimi,

2001 yılı Şubat ayından itibaren yeni kurulan

Uzaktan Algılama Şube Müdürlüğü’ne bağlanmıştır.

Araştırmalarımızın Sonucunu Açıklıyoruz
Bulut oluşumu tanımında değişiklik olması gerekiyor.
Milli Eğitim Bakanlığı, Talim Terbiye Kurulunun 28.06.2006 gün ve 288 sayılı kararı ile ders kitabı olarak kabul edilmiş olan ortaöğretim coğrafya 9 kitabının 76. sayfasında "Yerden yükselen havanın içindeki nemin yoğuşması ile oluşan bulutlar, özelliklerine göre çeşitli şekillerde gruplandırılır." denilmektedir. 
"Depremler olmadan önce kıtalar arası plakaların sıkışması nedeniyle E-dalga meydana gelir.
"E-dalga'dan sonra yerden yükselen havanın içindeki nemin yoğuşması ile oluşan bulutlar, özelliklerine göre çeşitli şekillerde gruplandırılır." şeklinde bir tanım olabilir. 
Bu tanımın olabilmesi için ilgililer öncelikle gökyüzünü incelemeleri için inceleme komisyonları oluşturacaktır. İnceleme komisyonları birinci derste anlatılanları takip ederek ispatlama yapacaklardır. İspatlama yaptıktan sonra bulut oluşumu tanımı değiştirilecektir.
Yapmış olduğumuz bilgisayar programı Dünya'da meydana gelecek Mag=5.0+ depremleri 24 saat önceden haber veriyor.
16 Nisan 2006 tarihinden beri çalışıyoruz. Başarı, başaracağım diyenindir.
Dünya bu programı konuşacak. Binlerce yıldır bilinmeyen bir tıklamakla bilinecek. 
Deprem bilimciler canlıların deprem anında enkazların altında kalmasını istemiyorlarsa meteoroloji istasyonlarındaki aletleri kullanarak deprem kestirimi yapmaya başladıklarında deprem öncesinde bazı işaretleri (kış mevsiminde yağış v.s) görmüş olacaklardır. Araştırdık fakat işaretleri göremedik diyorsanız yardım almak için burayı tıklayıp bir mail gönderin.
Bilgisayar programımızla tahmin yapmaya 29.06.09 tarihinde başladık.
Programımızın noksanlarını tamamlamak üzere altı aylık bir deneme süresi koyduk.
Bu deneme süresi 31.12.09 tarihinde tamamlandı.
2009 yılının son gününde Projemizle ilgili ilk görüşmeyi
1930 yılında 210 m2 arsa üzerinde kurulmuş olan İstanbul-Sarıyer (Kireçburnu) Meteoroloji İstasyonu Müdürü Sayın Fazlı Büyük ve personeli ile yaptık. Müdürlükte çalışan aletlerle ilgili bilgi aldık. Sıcak bir karşılama yapan müdür beye ve çalışanlarına teşekkür ederiz.
Ülkemizde, gökyüzüne çıplak gözle baktığımızda, deprem öncesinde ve deprem anında meydana gelen E-dalga'yı tespit ettik.
Bu tespitin (bulgunun) bir ipucu olarak değerlendirilmesi halinde:
1.Basınç Ölçen Aletler,  2.Sıcaklık Ölçen Aletler,  3.Nem Ölçen Aletler,  4.Rüzgar Ölçen Aletler,  5.Yağış Ölçen Aletler,  6.Buharlaşma Aletleri,  7.Radyasyon Ölçen Aletler,  8.Güneşlenme Müddetini Ölçen Aletler,  9.Otomatik Gözlem İstasyonu,  10.Yüksek Atmosfer Ölçümünde Kullanılan Aletler,
yukarıdaki aletleri de kullanarak deprem tahmini yapıldığında, ülkemizdeki depremlerin
Nerede olacağı, Ne kadar büyüklükte olacağı, Ne zaman (kaç saat içinde) olacağı (3N) bilinir.
Araştırmalarımız sonucunda depremin yerinin, büyüklüğünün ve zamanının bilinmezliği sona ermiştir.
Üniversitelerin Deprem Mühendislik Bölümlerine Uzay-Meteoroloji-Deprem konuları içerikli olan bir ders eklenmesi gerekmektedir. Bu dersi alan öğrenciler DEPREM TAHMİNİ ve KESTİRİMİ yapacak şekilde bilgilenmiş olacaklardır. Dersin amacı ve konuları hakkında bilgi ve belgeleri hazırlamaya başladık. 
E-DALGA İLE DEPREM ARASINDAKİ KORELASYON ÇALIŞMALARIMIZ TAMAMLANDI. 
Ülkemizde olacak depremler HAVA TAHMİNİ GİBİ BİLİNMEZ DİYEN tanıdıklarınız varsa lütfen sitemizi takip etmelerini tavsiye edin.
E-DALGA KURALLARIMIZ
KURAL 1. Depremler öncesinde E-dalga olur.
KURAL 2. E-dalga da artış oldukça depremler çoğalır.
KURAL 3. E-dalga olmazsa deprem olmaz.
KURAL 4. Depremler meydana geldikçe yağışlar artar. 
KURAL 5. Deprem olmazsa yağış olmaz. 
KURAL 6. İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış mevsimlerine göre E-dalga, sıcaklık ve yağış arasındaki ilişkilerde değişkenlik var.
KURAL 7. Dünya'daki büyük depremler öncesinde meteorolojik olaylarda (fırtına, hortum, kasırga v.s) artış olur. 
KURAL 8. Dünya'da Türkiye'nin depremselliği özeldir. Hiç bir ülke ile kıyaslanamaz.
  Özel not: Bir bölgede farklı bir E-dalga işareti ilk defa görülürse o işaretle ilgili sapmalar meydana gelir. İşaretlerden örnekler çoğaldıkça sapmalar azalacaktır.
Bekleme Süresi (Saat) İçin Kural:
1. Yapılan deneylerdeki Bekleme Süresi (saat) yurdumuza giren E-dalga nedeniyle işaret alındıktan sonra (depremin büyüklüğüne göre: Karada ise max. 12 gün deniz de ise max. 8 gün) yine ülkemize girecek diğer bir E-dalga başlangıcına kadar devam edebiliyor.
2. Beklenen süre (saat) sapmaları, deneyler çoğaldıkça sapmalar azalacaktır. NOT: Çok Çok Hafif, Çok Hafif ve Hafif tanımlı 3.0-4.9 arası Şiddette olan depremler yıkıcı değildir ve bazıları hissedilmez.
3. Deprem işareti görülmeden tahmin ve kestirim yapılmaz ve yazılmaz.
4. Deprem tahmin ve kestirim işaretlerimizi, TV-radyo-gazete-dergi-internet haber sitelerinin yetkilileri görmek istediklerinde arşivimizden görebilir. 
Bulgu: Meteoroloji istasyonlarında E-dalga oluşumu başlarken deprem tahmincilileri ve kestirimcilerinin yöntemleri gereği 
1. Kayaç gerginliği-elektriksel ölçümünün.
2. Rüzgarın hızına göre deprem büyüklüğünün tespit edilme işleminin
3. Canlılarda sıra dışı davranışların görülmesinin başlangıç noktasıdır. 
Bulgu: Meteorolojik olaylarla depremler arasında %100 ilgi var.
Bir önyargıyı parçalamak, atomu parçalamaktan çok daha zordur. (Albert EINSTEIN)
Felaket başa gelmeden evvel, koruyucu ve önleyici tedbirleri düşünmek lazımdır. Geldikten sonra dövünmenin yararı yoktur.
YENİLİK YAP - GELİŞTİR  -  PAYLAŞ

 

Sponsor Reklam

Tasarım &Hosting Sirmanet.com