Kadir Sütçü Kimdir?
***


1. Dinlemek için burayı tıklayın. http://www.dkos.org/tv8haberaktif.wmv 
***

2. Dinlemek için burayı tıklayın. http://www.beyazgazete.com/video/2011/05/20/karincalar-depremi-bildi-mi-tgrthaber.html
***

Emekli olmadım. Halan çalışmaktayım.

3. Dinlemek için burayı tıklayın. http://www.nethaber.com/video/4687/depremi-9-gun-onceden-bildi.html
***
4. Dinlemek için burayı tıklayın.
http://www.beyazgazete.com/video/2010/11/13/bulutla-deprem-tahmini-atv.html


***
Ne güzel şey... Dostlar başına...


Hep söylerim ya, zaman zaman güzel şeyleri yazmak, güzel olayları dile getirmek bana moral verir ve yazı yazma aşkımı kamçılar. Sanki o gün daha sağlıklı ve daha zinde olurum. İşte benim için bugünde o günlerden biri... 1988 yılında Erzurum'da doğan Pınar Başaran 4 yıl önce beyin tümörü teşhisi ile ameliyat olan ve ameliyattan birkaç saat sonra da babasını kaybeden bir kız çocuğu. Annesi evlerde günlük çalışarak geçimini temin etmekte. İlkokulu bitiren Pınar'ın şimdiki hayali moda tasarımcısı olmak... Bu düşüncesini annesine açtığı zaman, kadıncağız önce, "Paramız yok kızım. Seni nasıl yollarım" diyor ama bir kez olsun şansını denemek için M.E.B'nın Anadolu Meslek Kız Lisesinin yolunu da tutuyor. Ve büyük süprizin başlaması da bundan sonra... Kayıtlardan sorumlu öğretmen Kadir Sütçü çocuğunu okula kaydettirmek isteyen anneyi dinlerken gözleri dolu dolu oluyor. Bu arada okulun moda tasarımı bölümünde okumak isteyen küçük Pınar'ın gözlerindeki pırıltıdan yola çıkan yılların öğretmeni duygulanıyor ve "Ne olursa olsun bu çocuğu kazanmalıyız..." diyor. Sağda-solda araştırma yapılıp ailenin mali durumu iyice anlaşılınca, okul idaresi ona kucağını açıyor ve küçük Pınar'ın okul masraflarını karşılamak amacı ile, Türk Tekstil Vakfı'nın bursunu veriyor. Şimdi Pınar arzu ettiği okula kavuştuğu için çok mutlu. Eğer sınıfını teklemeden devamlı geçerse kendisine tahsis edilen bu burs ile üniversiteyi bitirene kadar okuyabilecek. Ve gün gelecek televizyonlarda hayranlıkla seyrettiği defilelere bir gün kendi imzasını atabilecek bir moda tasarımcısı olacak. İşte yazdığım bir sürü çirkin konunun yanında böyle güzellikler beni çok mutlu ediyor. Bunu yazarken düşündüm, ülkede kim bilir daha kaç tane PINAR gibi kız çocuğu var.
Ama Kadir Sütçü gibi öğretmen kaç tane kaldı ki?.

ÇARŞAMBA 23 EYLÜL 1998 http://arsiv.sabah.com.tr/1998/09/23/Y17.html

Depremi bir gece önceden bildi

Depremi önceden bilmek mümkün mü? İstanbul'u da etkilemesi beklenen büyük Marmara Depremi ne zaman olacak? Tüm bu sorular bir yana dün binlerce kişi mail adresini açtı ve bir mesajla karşılaştı... Mesajda Balıkesir'de 10 Temmuz 2008'de deprem olacağı yazıyordu...  Bu mail Kadir Sütçü tarafından geldi...

HABERTURK.COM MUHABİRİ BEGÜM ÇELİKKOL'UN ÖZEL HABERİ

Ziraat Mühendisi ve İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü Eğitici Bilgisayar Formatör Öğretmeni Kadir Sütçü bu konu üzerine karınca ve bulut hareketlerini inceliyor ve oluşturduğu web sitesinde olacak depremleri günü ve saatiyle yayınlıyor.

İŞTE DEPREMİ BİLDİREN KARINCALAR. TIKLAYIN

Özellikle de karınca hareketlerinin depremle büyük bir ilgisi olduğunu söyleyen Sütçü: "Depremlerin olacakları yerler ve biliniyorsa zamanı kestirmek için güvenli bir metod üzerinde çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. 24 saat önceden depremlerin olup olmadığını bilmekteyiz. Hava durumu gibi önceden tahmin yapmaktayız. Karınca kolonileri ana karınca olmaksızın yaşamlarını devam ettiremezler. Bir kolonide 7-8 tane ana karınca olabiliyor. Biz ana karıncaları takip ediyoruz. Ana karıncalar yerin 1 mt derinliğinde yaşayan en güvenlikli odalarda olur. Yiyecek taşımazlar. Bütün kolonilerin cinsiyetlerini değiştirmede yetkilidir. 3 katı kadar büyüktürler. Şunu istiyorum yetkililerden bebeğin cinsiyeti nasıl tespit ediliyıorsa yerdeki ana karıncaların takibini yapan bir program ve alet ihtiyacımız var. Hava durumu gibi her ilde vermemiz mümkündür. Bunun dışındaki hiçbir yöntem de depremleri hava durumu gibi vermeye mümkün değildi. Karıncaların ölümü deprem büyüklüğüne eş değerse olay tamamdır."

UZUN BİR ARAŞTIRMA SÜRECİ

Kadir Sütçü 1999 Marmara Depremi sonrasında çalışmalarına başladığını kaydetti ve şunları ekledi: "11 Kasım 1999'da bahçemde gezerken bir erik ağacı var. Özel bir ağaç. O erik ağacının gövdesinde karıncaları gördüm. Dikkatimi geçti. Sıradışı davranışlar içindeydi. Bu karıncalar depremden mi kaçtılar diye incelemeye başladım. Ve ertesi gün 12 Kasım Düzce depremi gerçekleşti. O günden sonra oğlumla birlikte karar aldık incelemeye başladık. Kolonileri oluşturdum. 2004'te bir eğitimde öğretmenlere ders veriyordum. Proje yaptırdım onlara. Projeniz karıncaları incelemek. Sıra dışı davranışları nelerdir_? Depreme duyarlı canlılar mıdır? Onların projesinin sonucu: 'Karıncalar depreme duyarlılık gösteriyor oldu.'  Daha sonra bu projeyi sayısal olarak inceledik. Bir grup matematik öğretmeniyle konuştum. Karıncalar ve bulutlarla ilgili inceleme yaptılar. Ve onların tezinde de ortak sonuç karıncaların depreme duyarlı hayvanlar olduğuydu"

BALIKESİR DEPREMİ SİTEDEYDİ

Sütçü'nün oluşturduğı web sitesinde gece 00:00'da bir mesaj dikkatleri çekti. Mesajda yazan şuydu: "İstanbul'a uzak bir yerde ancak İstanbul'un etkileneceği bir yerde hafif şiddette deprem olacak"

Bu depremi bilmek için Sütçü şöyle bir araştırma yaptığını anlattı: "5.0 büyüklükte bir depremin meydana gelebilmesi için evde 12 bahçede 12 özel yuvalardaki farklı türdeki kolonilerin 4 saat aralıklarla takipleri incelendi. Karınca yürürken düşüyor, sinirli oluyor, dağınık yürüyüş yapıyor. Bu karınca kolonileri Balıkesir'i işaret ediyordu"

KARINCA ÖLÜMLERİ NEYE İŞARET EDİYOR?

Sütçü büyük depremlerin oluşunu karınca ölümlerine bağladı: "Ölüm gerçekleşirse 7 büyüklüğündeki depremi işaret ediyor."

İSTANBUL'DA NE ZAMAN DEPREM OLACAK?

"Öyle bir bulgu yok. Diğer karınca türleri de oynamış olsaydı ufuktaki bulutlar da kırmızı olsaydı İstanbul'da büyük bir deprem olabilirdi."

Bilmek ayrı birşey yaşayanları hayal etmek ayrı. Dün sabah gözlemimde bulutlara baktığımda akşam bulutlarına bakacağım ve karar vereceğim dedim. Resimde 2 tane çizgi var kırmızı. Kırmızı iki çizgi İstanbul'a uzak altta kırmızı ton fazla olsaydı daha İstanbul diyecektim. Karınca hareketleri hızlansaydı İstanbul'da olacak."

YUNANİSTAN FAYLARI İSTANBUL'U YAĞMUR ŞEKLİNDE ETKİLİYOR

Sütçü'den ilginç bir yorum daha: "Yunanistan'ın güneyinde faylardan çıkan enerji İstanbul'da yağmura dönüşüyor. Bunu bir yıldan beri inceliyorum. Deprem öncesi faylardan çıkan enerji İstanbul üzerinde yoğunlaşıyor. Ve yağmur yağıyor"

İŞTE DEPREMİ ÖNCEDEN BİLMEK İÇİN GEREKEN PARAMETRELER

1- Evde ve dışarda bulunan köpeklerin sebepsizce havlaması, hırlaması ve uluması
2- Bahçede bulunan yılanların, farelerin, kertenkelelerin, solucanların yuvalarını terk edip, yüzeye çıkması
3- Martıların, kargaların, serçelerin gökyüzünde değişik hareketler sergilemeleri ve ses çıkarmaları
4- Bahçedeki ya da balkondaki saksıda bulunan bitkilerin zamansız olarak çiçek açması, yapraklarının kuruması
5- Evde çalışan elektrikli ev aletlerinin sıradışı hareketler göstermesi. İnternet hızının yavaşlaması, bilgisayar ekranının tarih ve saatinin değişimi voltaj durumunun değişmesi
6- Ufuktaki bulutların kırmızılığının artması

SİTESİNDE YOK YOK

Kadir Sütçü hava durumu gibi deprem tahmini yapıyor. Ve bu tahminleri web sitesinde yayınlıyor. Sitede, tahminlerin bilimsel arka planları da bulunuyor. Siz de Sütçü'nün web sitesini ziyaret edebilirsiniz. www.dkos.org adlı internet sitesinden deprem verilerine ulaşmanız mümkün...
11 Temmuz 2008 Begüm Çelikkol/ HABERTURK.COM

Evini Rasathaneye çevirdi

17 Ağustos 2008 Pazar

İSTANBUL - Osman SAĞIRLI

EVDE 24 YUVA
Karıncaların depremi önceden haber verdiğini söyleyen Kadir Sütçü, evinde oluşturduğu 24 yuvada günlük gözlemler yapıyor.

Kandilli’yle Marmara Denizi’nden komşu olan Türkiye’nin ilk sivil rasathanesinin sahibi Kadir Sütçü, deprem uzmanları ile amansız bir mücadele veriyor...


Telefonla küs olduğumuz anlardan biri... Ama nasıl ısrarcı, adeta yırtınıyor! İş arasında çalan telefonlardan oldum olası haz etmem. Açsam mı açmasam mı Nereye açmıyorsun? Yurttan sesler korosu gibi bağırıyor. Elim ahizeye uzanıyor... Alooo!
- Beyefendi! Dün aradım bana inanmadınız. Bakın deprem oldu!
- Af edersiniz kimi aradınız?
- Siz gazeteci değil misiniz? Halkı bilgilendirme mesuliyetiniz yok mu? İnternetten Kandilli’nin sayfasına girin bakın, işte deprem oldu!” Buna benzer telefonlara alışığız, eli mahkum muhatap olacağız. Kimi arayıp, “yabancı istihbarat örgütleri beynime çip yerleştirdi, takip ediliyorum” der, kimi de “bırakın beni petrol bulayım” diye sallar. Burayı patent enstitüsü mü sanıyorlar bilmem, define bulanların gıkı çıkmıyor ama... Karşımızdakini incitmemeye özen gösteriyoruz. Bazılarına Bakırköy’ün, bazılarına da TÜBİTAK’ın numarasını verip vedalaşıyoruz... Ancak telefondaki sesin sahibi iki kategoriye de oturmuyor. Sitemleri sineye çekip, mevzuya giriyoruz.

ÖĞRETMENİN FENDİ...
Adı Kadir Sütçü...

Eğitim Fakültesi İngilizce Bölümü ve Ziraat Fakültesi’nden mezunmuş. Öğretmenlik yapıyor. Kararlaştırdığımız saatte Baltalimanı’ndaki tek katlı evinin bahçe kapısındayım. Ben öyle fanuslar içinde özenle korunan karıncalar falan göreceğim umuduyla “şunlara bir baksak” diyorum. Kadir Bey gayet sakin... “Bir soluklan hele” diyor, “Acelen ne? Bak bir iki tanesi tura çıkmış geziyor. Çay içelim yatak odasında, banyoda, şu koltuğun arkasında mutfağın köşesinde evin içinde muhtelif yerlerde 12 yuva mevcut, 12 de bahçede, hepsini görürsün, kaçmıyor ya.” Başlıyor anlatmaya: “17 Ağustos depreminde Alanya’daydım. Depremin etkisini İstanbul’a dönerken yolda gördüklerimle hissettim. Fakat 11 Kasım 1999 günü bahçemdeki erik ağacını karıncaların, petekten kaçan arıların ağaçlara sardığı gibi sarmış olduğunu gördüm. Ziraat Fakültesi mezunu olduğumdan dolayı da bu durumu sıra dışı bir davranış olarak değerlendirdim. Ertesi gün 12 Kasım’da Düzce depremi oldu. İstanbul sallandı. O tarihten itibaren karıncaları izlemeye aldım.”
Türkiye’de gitmediği uzman, çalmadığı kapı kalmadığından lakin her kapı bir öncekine göre daha gürültülü bir şekilde suratına kapandığından bahsediyor... Hasılı İngilizce bilmenin avantajını kullanıp internet üzerinden yabancı sitelere ulaşıyor, aradığını da buluyor. Bu arada karıncalarla ilgili bilgiler topluyor. Netice de karınca kolonileri kurmadan gözlemenin sağlıklı olmayacağına kanaat edip işe koyuluyor. Bir, iki, üç derken bahçede kurduğu koloni sayısı 12’ye ulaşıyor. İmar izni yok, tapu derdi yok. Kışın bahçede karınca takip etmenin güç olduğunu düşünerek 12 koloni de evinde kuruyor. Her birinde 1000 karınca...Başlıyor yuvaları izlemeye... Bir elinde kağıt bir elinde kalem, bir öncekinden farklı gördüğü her yuvayı bir bir not ediyor. Ardından da yakın civarda olan depremleri takip edip notları ile karşılaştırıyor. Dile kolay tam 7 sene bu koşuşturmaca sürüyor.

6038 İSABETLİ TAHMİN!
“Karıncılar yuvayı terk ediyorsa, yiyeceklere ilgisiz kalıyorsa, koloniler kümeleniyorsa, yollarını şaşırıyorlarsa, sinirli ve telaşlı bir şekilde geziyorlarsa, yolda giderken düşüyorlarsa” deprem geliyor sonucuna varıyor...” Bununla da kalmıyor hangi yuvalardaki hareketliliğin nerede kaç şiddetinde depremin habercisi olduğunu da tecrübe ediniyor zamanla. Ve ‘bu iş tamam’ dediğinde depremle ilgili kim varsa kapısını çalıp durumu anlatıyor. Kim bilir belki de “tebrik, aferin” bekliyor. Kimi ‘biz seni ararız’ diyor, kimi ‘git işine kardeşim’ diyerek dudak büküyor. O da bu sistemi internet üzerinden yayınlamaya karar veriyor. Karıncalar söylüyor o yazıyor. Daha şimdiden 6038’i bulan raporda, 2.4 şiddetindeki tahmini bile yeri ile birlikte yazıyor. Sonuçta ne mi oluyor? Rasathane sonuçları çıktıkça tahminlerin altında bir satır daha ekleniyor. Kısacası her seferinde rüştünü ispat ediyor.

Dört ayaklı sensör
Kadir Sütçü’nün bahçesinde lakayt bir şekilde beni izleyen köpek göz doldurmuyor. Amma velakin, Kadir Bey bunu ret ediyor. “Hiç olur mu” diyor, “O bir uzman, sadece deprem olacağı zaman havlar. Aman sussun ben razıyım!..”


Merceğe takılanlar
Çaylar bitiyor, söz bitmiyor... Kitabi bilgiyi pratiğe dökme zamanı geliyor. Mahir karıncaları yuvalarında da göstermek istiyor. Elde mercek başlıyoruz oda oda dolaşmaya, Kah Ankara-Çorum, kah Ege-Yunanistan’dan bilgi veren karınca istasyonlarını inceliyoruz. Çok anlarmışım
gibi; “3 numara temiz, 5 numarada kısmen yoğunlaşma var. Bazıları sersemleşmiş” gibi bilgiler veriyor. “2 milim karıncanın sersemleştiğini nasıl anladın?” diyeceksin. Neticede 24 koloniye “mercek tutuyoruz”. O günkü kanaatlere göre Balıkesir’de 3-3.5 arasında deprem bekliyor. Ancak ben yazmıyorum, panik çıkarsa altından kalkamam...


“Müneccim değilim”
Kadir Sütçü, bugüne kadar önceden internet sayfasına aktardığı İzmir, Yunanistan, Ankara, Çorum, Balıkesir, hatta 2.4’lük Kemerburgaz’daki isabetli tahmin raporlarına rağmen insanların olayı kabullenemediklerine şaşırıyor. “Söylediklerime niye inanmazlar ki?” diye içerliyor. Bilim adamlarının “beyin küçüldükçe algılama şiddeti büyür” tespitini hatırlatıyor. “Ben müneccim değilim ki! Depremden
önce elektromanyetik dalgalanmalar olur. Karıncalar bunu hissediyor ve kaçıyorlar.” Kadir Bey, sadece merakını gidermek üzere başladığı işin bu kadar yorucu olacağını düşünemediğinden dem vuruyor... Uzun sözün kısası şimdilik 40-41.5 enlem 26-30 boylam arasını takip edebiliyor. Acaba diyorum, “Çeşitli yerlere karınca istasyonları kurulsa... Bilgiler bilgilere eklense de geliştirilmeye çalışılsa...”
http://www.turkiyegazetesi.com/haberdetay.aspx?haberid=384704

Depremi karıncayla tahmin ediyor
09 Ocak 2009 / 00:08

Evinde 24 karınca kolonisi kuran öğretmen Kadir Sütçü, depremleri önceden tahmin ediyor.

Karıncaların yuvadan kaçma, sağa sola devrilme, ateş üzerindeymiş gibi yürüme, yol şaşırma, kasılma, havale geçirme gibi davranış bozukluklarıyla ve sebepsiz ölümleriyle İstanbul'da deprem olup olmayacağını ve depremin büyüklüğünü tahmin eden Sütçü, her ile "koloni takip merkezi" kurulması gerektiğini vurguluyor.

Olası bir İstanbul depremini tahmin etmek İçin evinde 24 karınca kolonisi kurmasıyla basına yansıyan öğretmen Kadir Sütçü, şimdi karıncaların yanı sıra uydu fotoğraflarından da deprem tahmini yapıyor. 1 Temmuz 2007 tarihinden beri her gün web sitesinde karıncalardan yola çıkarak yaptığı deprem tahminlerini yayınlayan Sütçü, İki aydır da uydudan deprem bulutlarını takip ederek tahminlerde bulunuyor. Biz de bir haftalığına bu tahminlerinin tutup tutmadığını izledik. Antalya, Bilecik, Çin, Sumatra ve Ege Denizi için yaptığı tahminlerin hepsi gerçekleşti.

Basında "karıncalarla depremi bilen adam" olarak tanınan ve İstanbul Sarıyer İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nde Eğitici Bilişim Teknolojileri Formatör öğretmeni olarak görev yapan Sütçü, karıncaların deprem Öncesi gösterdiği 15 rutin hareket olduğunu ve bu hareketlere göre depremin büyüklüğünün tahmin edilebileceğini söylüyor. 11 Kasım 1999 tarihinden bu yana, altı saat aralıklarla karıncalarını gözlemleyen ve durumlarını not eden Sütçü, Tokat Gaziosmanpaşa Ziraat Fakültesi ve Marmara Üniversitesi Eğitim Fakültesi mezunu. Baltalimanı'ndaki evinde ziyaret ettiğimiz Sütçü, bize çalışmalarını, tahmin yöntemlerini ve deprem tahmini yapmaya nasıl başladığını anlattı. Sütçü'nün hikâyesi bir erik ağacı ile başlıyor: "11 Kasım 1999 günü bahçemde gezerken, karıncaların yuvalarından kaçıp erik ağacının gövdesine dolandıklarını gördüm. Ziraatçı olduğum İçin dikkatimi çekti tabii. Ertesi gün 12 Kasım'da Düzce depremi oldu, O günden sonra gözümü karıncalardan ayırmamaya karar verdim. Yarısı bahçemde, yansı evde ve her birinde biner marangoz karınca olmak üzere 24 kolonim var. Dokuz yıldır Kandilli Rasathanesinin deprem kayıtlarıyla karıncalarımın hareketlerini karşılaştırıyorum. Depremden birkaç gün önce sıra dışı davranırlarda bulunduklarını tespit ettim."

KARINCALARIN 15 KRİTİK HAREKETİ!

Peki Kadir Sütçü'nün mikroskop yardımıyla incelediği bu karınca hareketleri neler? Karıncaların ilk sıra dışı hareketi elbette yuvadan dışarı çıkmaları. Ardından düşme, sağa sola devrilme, ateş üzerindeymiş gibi yürüme, yol şaşırma, dağınık yürüme, yuva ağzında kümeleşme, kasılma, uyuşukluk ve havale geçirme hareketleri geliyor. Bu hareketler, 4.0 büyüklüğüne kadar olan önemsiz bir depreme işaret ediyor. 4.0 ile 5.0 arası depremlerin öncesinde ise saydığımız tüm sıra dışı davranışların yanı sıra, sebepsiz yere her koloniden yüzde 20-30 civarında karınca ölüyor. 5.0 ile 6.0 büyüklük aralığındaki depremlerden önce de sıra dışı davranışlara yüzde 40-50 oranında ölüm ekleniyor. Depremin büyüklüğü 7.0'a vuruyorsa bu oran yüzde 60') buluyor. 7.0 üzeri depremlerden Önce İse kolonilerdeki karıncaların yüzde SO'i nedensizce ölüyor. Bu toplu ölümden önce yıldız şeklinde bir küme oluşturan karıncalar ölüme de hep birlikte gidiyor. Sütçü, karıncaların depremden önce yeraltından gelen elektromanyetik dalgalanmalardan rahatsız olarak bu tür sıra dışı davranışlarda bulunduklarını ve öldüklerini söylüyor.

KARINCALARI KUVARS ÇARPIYOR

Sütçü'nün bu açıklaması akla yatkın. Üstelik bilimsel desteği de var. Kocaeli Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği bölümünden emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Uğur Kaynak'ın www.sismikaktivite.org adresinde yayımlanan "Üç deprem bulutu" başlıklı makalesinde, Sütçü'nün ''elektromanyetik dalgalanma" dediği durum şöyle anlatılıyor: "Deprem yaklaştığında gerilen ve bükülen kayalann içerisindeki SiO2 bile§İmli kristaller, moleküllerindeki silisyum atomlarının elektron yörüngelerinden, atomların dışına çok miktarlarda elektron fışkırtırlar." İşte buna, yani kristal yapıdaki cisimlerin kendilerine dışarıdan uygulanan basınç miktarı ile orantılı olarak elektrik üretme özelliğine "piezoelektrik" olay deniyor. SiCVnİn saf hali olan ve yeryüzünde fazlaca bulunan "kuvars" kristali, fay hatlarında "piezoelektrik" olaya sebep oluyor. Prof. Dr. Uğur Kaynak, makalesinde bu durumu kolay anlaşılabilmesi için şöyle açıklamış:

ÇAKAR ÇAKMAZ ÇAKAN ÇAKMAK

"Piezoelektrik olayın en güzel uygulaması, ilk geldiğinde 'çakar çakmaz çakan çakmak' diye reklamı yapılan manyetolu çakmaklarda görülebilir. Ancak bu tertibata Türkiye'de yanlışlıkla manyetolu çakmak adı verilmiştir. Dikkat ederseniz çakmağın İçerisinde döndürülen bîr manyeto olmayıp, onun yerine, tepesine küçük bir çekiçle vurulan bir kuvars kristali vardır. Minicik bir çakmak İçerisindeki minicik bîr kuvars kristali, parmağınızdan aldığı mekanik enerji ile, yaklaşık 15-20 bin voltluk bir elektrik yükü atlaması (şerare) oluşturduğuna göre, varın siz bir fay zonundaki milyarlarca ton kuvars kristali eğilip büküldüğünde, ne kadar elektron fışkırtır hesap edin. Kısacası, levhaların hareketi dolayısı İle gerilim altında kalan deprem odaklanndaki (fay zonlarındaki) kayaç gerginliği dayanılmaz düzeylere çıktığında, yani depreme az bir zaman kala, hem magnetik hem de elektrostatik enerji salınımları olur."

KARINCALAR GÖNEN DEPREMİNİ BİLMİŞTİ

Sütcü'nün karıncaların ölümüne sebep olduğunu söylediği "elektromanyetik dalgalanma", Prof. Kaynak'ın söz ettiği "piezoeiektrik olay" olabilir. Karıncaların bu olayı depremden birkaç gün önce hissetmeleri, hareketlerini takip ederek depremden korunmamızı sağlayabilir. Sütcü'nün karıncalarıyla Önceden tahminde bulunduğu ve beş saat öncesinden basma mail atarak haber verdiği en etkili deprem, 10 Haziran 2008'de Balıkesir Gönen'de meydana gelen ve İstanbul'da da hissedilen 4.9 büyüklüğündeki deprem.

UYDUDAN DEPREM BULUTLARINI DA İZLİYOR

Kadir Sütçü, karıncaların yanı sıra bir yıldır da uydudan bulut fotoğraflarını takip ederek çeşitli ülkeler İçin deprem tahminlerinde bulunuyor.

Uydudan veya çıplak gözle görülen ince uzun bulutların deprem habercisi olduğunu söyleyen Sütçü, günlük olarak sitesine tahminlerini yazıyor. Bu tahminler üç-beş gün İçinde genellikle tutuyor. Buna bizim de şahit olduğumuzu söylememiz bu noktada yanlış olmaz. Kendisiyle röportaj yaptığımız gün (24 Aralık), Antalya ve Balıkesir civarında hafif şiddette depremler olacağını söylemişti. Ertesi gün Antalya'da ve Bilecik'te deprem olduğunu Kandilli Rasathanesi'nin web sitesinden gördük. Sütçü bu görüşmemiz sırasında yurtdışına yönelik olarak da bir tahminde bulunmuş, bir gün önce farkına vardığı Hindistan'dan Çin'e kadar uzanan ince bulutu uydu görüntüsü üzerinden bize de göstererek, Çin'de 4.0-5.0 büyüklüğünde bir deprem olacağını iddia etmişti, iki gün sonra 26 Aralık'ta gerçekten de Çin ve Pakistan'da iddia ettiği şiddet aralıklarında iki deprem gerçekleşti. 27 Aralık tarihinde de Endonezya, Sumatra'da 5.5-6.5 büyüklüğünde deprem olacağını söylemişti ki, 30 Aralık'ta Sumatra'nın kuzeyinde 5.9 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Sütcü'nün 28 Aralık'ta Ege denizi açıklarında ve Yunanistan'da 4.0'dan büyük bir deprem olacağı tahmini ise, hemen ertesi gün Ege denizinde gerçekleşen 5.2 büyüklüğündeki deprem ile gerçekleşmiş oldu. Merak edenler www.dkos.org adresinden Sütcü'nün günlük tahminlerini okuyup, bu tahminlerin gerçekleşip gerçekleşmediğini takip edebilir. Bilim adamları da yıllardır uydu fotoğraflarından ve gözle takip edilebilen alçak bulutlardan deprem tahmini yapabilme konusunda çalışıyor. NASA ve DEME-TER projesi tarafından desteklenen İngiltere Meteodeprem Araştırma Merkezi Başkanı Ronald Karel, deprem bulutları üzerine çalışan en tanınmış isimlerden. Prof. Dr. Uğur Kaynak'ın "Üç deprem bulutu" başlıklı makalesinde de bu ince ve uzun deprem bulutlarına "piezoeiektrik olay" denen elektron fışkırmalarının sebep olduğu anlatılıyor.

SÜTÇÜ'NÜN TAHMİNLERİNİ ABD DE İSTİYOR!

Amerika Birleşik Devletleri Jeolojik Araştırmalar Departmanı (USGS) da Kadir Sütcü'nün çalışmalarını yakından takip ediyor. 27 Kasım 2008'de Panama'nın Costa Rica sınırı yakınlarında meydana gelen 6.2 şiddetindeki depremi 10 gün öncesinden tahmin eden Sütçü, bu tahminini bir rapor halinde e-mail aracılığıyla USGS'ye göndermiş. USGS yetkilileri ise bunun üzerine Sütçü'den ABD deprem tahminlerini devamlı olarak kendileriyle paylaşmasını talep etmiş. Sütçü, ABD üzerindeki tahminlerini artık USSS yetkililerine gönderiyor. Sütcü'nün, linda@usgs.gov mail hesabıyla yaptığı yazışmaları kendi güzlerimizle de gördük.

'HER İLE KOLONİ TAKİP MERKEZİ KURULMALI"

Kadir Sütçü, karıncalar ve bulutlar üzerine yaptığı çalışmalarını 1 Aralık 2008 tarihinde Sarıyer ilçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne verdi. İlçe tarafından İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne, oradan da Millî Eğitim Bakanlığı Projeler Kurulu'na gönderilen çalışmalar, eğer uygun görülürse Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığına iletilecek. Kadir Sütçü, eğer görevlendirilirse seve seve çalışmalarına devam edeceğini söylüyor ve her ile karınca kolonisi takip merkezleri kurulması gerektiğini belirtiyor. (Aktüel dergisi)

Bizi Kim Kandırdı?
28 Ocak 2009 / 15:50
Bizi kim kandırdı? Hani deprem önceden bilinmezdi?
"Depremler önceden bilinemez" tezi tartışmaya açıldı. 10 yıldır deprem üzerine araştırmalar yapan Eğitici Bilişim Teknolojileri Formatör Öğretmeni Kadir Sütçü, bulduğu E-dalga yöntemiyle (Elektro manyetik enerji dalgalanması ) Marmara Denizi'ndeki depremlerle birlikte dünya üzerinde de birçok önemli depremi tahmin etmeyi başardı. E-dalga yöntemiyle 314, karıncalarla da 6800 isabetli tahminde bulunan Sütçü, bu çalışmalarını ücretsiz olarak hem internet sitesinde (www.dkos.org) yayınladı, hem de ilgili kurum ve kuruluşlara gönderdi.
UYDUDAN TAHMİN
NASA tarafından çekilen uzay fotoğraflarını dünyadaki değişik meteoroloji istasyonlarının 'yağmur mu yağacak?',' kar mı yağacak ?' diyerek yakın takibe aldığını kendisinin ise 'nerede kaç büyüklüğünde deprem olacak?' diyerek incelediğini söyleyen Kadir Sütçü, " Havadaki bulutların hepsi birer yağmur bulutu değildir. Bu bulutlar fay hatlarından çıkan enerjiyi işaret ediyor" dedi. Sütçü, uydu fotoğrafları ile yapılan tahminlerde karada 10, denizde ise 5 gün öncesinden depremin işaretlerinin alındığını söyledi.

ENERJİNİN FOTOĞRAFI
1986 yılından sonra NASA tarafından çekilen uydu fotoğraflarına bakıldığında depremlerin tahmin edilememesinin bilimin suçu olduğunu savunan Sütçü şöyle konuştu; "Bu bulutlar iyi incelendiğinde çoğunun yağmur bulutu olmadığı açık. Elimizdeki dünya fay haritası incelendiğinde bulutlanmaların buralarda olduğu açık. Bu da bu bölgedeki fay kırıklarından çıkan enerjiyi gösteriyor. Bulutların verdikleri işaretlere göre depremlerin nerede, ne zaman ve kaç şiddetinde olacağı ortaya çıkıyor. Ben bunu ispatlıyorum. Öyleyse ölen bu insanlardan bilim sorumludur."

AFRİKA'DA DEPREM YOK

Deprem
le yağmur arasında bağlantı olduğunu da kaydeden Sütçü, her bulut için şimdilik bunu söylemenin imkansız olduğunu söyledi. Sütçü şunları söyledi; "Kesin olarak söyleyebilirim ki, yağmur yağan ülkelerde deprem görülme sıklığı oldukça fazla. Fay kırıklarından çıkan enerji havadaki mevcut bulutları tetikliyor ve yağmur yağıyor. Mesela Japonya, Endonezya, Tayland buralar çok yağmur alan ülkeler aynı zamanda depremin de sık olduğu yerler. Oysa ki Afrika'da deprem olmuyor, yağmur görülme oranı ise oldukça az. Buraya baktığımızda sadece Kongo'da deprem var"

FAKÜLTELERE DERS OLMALI
Türkiye'deki üniversitelerin Deprem Mühendislik Bölümlerine Uzay-Meteoroloji-Deprem konuları içerikli bir ders eklenmesi gerektiğini de belirterek, "Bu dersi alan öğrenciler, deprem tahmini yapacak şekilde bilgilenmiş olacaklar. Deprem kuşağında olan ülkemizde yetişecek uzmanlarımız sadece deprem sonuçlarını belirliyor. Ama ben daha fazlasını yapabileceklerine eminim. Buradan ilgililere sesleniyorum. Elimdeki bilgi ve belgeleri, yaptığı bütün çalışmaları ücretsiz olarak bilimin hizmetine sunmaya hazırım. Hiç bir maddi beklentim yok . Bütün çabam insanların depremden ölmemesi" diye konuştu.

AMERİKA YAKIN TAKİPTE

Sütçü'nün yaptığı çalışmalar ülke sınırlarını da aşmış durumda. Teksas'ın El Paso bölgesinde 10 Kasım 2008 tarihinde bir deprem işareti alan Sütçü, Birleşik Devletler Jeoloji Araştırma Kurumu'na (USGS) bir mail atarak Amerikalı deprem bilimcilere "Bölgenizde şu koordinatlarda 5.0 veya üzerinde bir deprem olacak" ikazında bulunmuş. 20 Kasım tarihinde 5 şiddetinde meydana gelen depremin ardından Amerikalılar tarafından da yakın takibe alınmış. 16 Kasımda tahminde bulunduğu 7 şiddetindeki Panama depreminin de 19'unda 6.2 olarak gerçekleşmesi, ardından 6.2'lik Sumatra, 5.4'lük Meksika depremlerinin gerçekleşmesi üzerine USGS'de günlük olarak dünya genelindeki deprem tahminlerini iletmesi için Sütçü'ye hem teşekkür mektubu göndermiş hem de özel link açmış.

FOTOĞRAFLARLA TAHMİN GERÇEĞİ

Sol altta: Dünya'dan bir tahmin
E-dalga 315'nci tahmin:24.01.09 - 29.01.009 tarihleri arasında haritada gösterilen yerlerde (Fiji Region) 5.0-6.0 şiddetinde bir deprem bekleniyor.
Sonuç: 26.1.2009 tarihinde 11.54.47'de 5.7 şiddetinde Fiji Region'da deprem meydana geldi.

Sağ altta: Türkiye'den bir tahmin
E-dalga tahminleri: 25.12.2008 Ege Denizi 5.0 ve üzeri deprem beklentisi
Sonuç: 29.12.2008 tarihinde 00.58.57'de 5.2 şiddetinde deprem meydana geldi.
http://www.nethabercilik.com/haber/bizi-kim-kandirdi-.htm


İnanılmaz deprem tahminleri
Önümüzdeki 48 saat için tahminlerini siz de test edin!
28 Ekim 2009 Çarşamba, 00:42:00
Balçiçek Pamir’le Söz Sende’nin bugünkü konuğu “depremleri önceden bilen adam” olarak tanınan Kadir Sütçü’ydü. Evindeki karınca kolonilerini izleyerek, deprem bulutlarını ve haritaları inceleyerek yaptığı tahminleri internet sitesinde yayınlayan Sütçü en son Papua, Yeni Gine’de meydana gelen depremi de önceden bilmişti. 
Tahminlerine canlı yayında kayda geçecek kadar güvenen Kadir Sütçü program sırasında önümüzdeki 48 saat içinde Akdeniz açıklarında 4-5 arası şiddette, zararsız bir deprem olacağını tahmin ettiğini de söyledi.
Programı mail yağmuruna tutan izleyicilerin büyük ilgisini çeken Sütçü, evinde 24 bin karınca ile kurduğu kolonileri, meteoroloji haritalarını ve bulutları incelemeye günde 18 saat vakit ayırdığını da söyledi. Sütçü’ye göre karıncaların sıra dışı davranışları, özellikle de ana karıncaların yuvalarını terk etmeleri yerel bir deprem meydana geleceğini gösteren en önemli işaretlerden biri. Sütçü karıncalar sayesinde İstanbul çevresinde meydana gelen tüm depremleri önceden bildiğini söylüyor.

7 şiddetindeki deprem habersiz gelmez"
7 bin 900 deney yaptı, hepsi doğru çıktı: "İstanbullular rahat olsun, depremi önceden haber vereceğim"
26 Haziran 2009 Cuma, 00:08:00
Onu bu sayfada daha önce de haber yapmıştık. Geçtiğimiz yıl Balıkesir merkez üssü olan depremi mail yoluyla bildirmişti ve o gün Balıkesir'de bir sarsıntı meydana gelmişti. Geçtiğimiz hafta da aynı şey oldu. Rodos'ta meydana gelen 5.6 şiddetindeki depremin haberini bir gece önce vermişti. Bunun üzerine Kadir Sütçü ile yeniden irtibata geçtik ve Küçükarmutlu'da bulunan evini, karıncalarını görmeye gittik. Evine gitmeden bir akşam önce kendisiyle telefonda konuştuğumuzda siz buraya gelene kadar Endonezya'da deprem olacak demişti. Gerçekten de Sütçü'nün yanına gittiğimizde deprem haberi geleli sadece bir saat olmuştu. Üstelik Sütçü ile konuştuğumuzda bize büyük bir rakam verdi. Bu zamana kadar 7 bin 900 deney yapmış ve deneylerin sonucundaki tüm tahminleri doğru çıkmış.. Sütçü'nün bir de internet sitesi var. dkos.org ve kadirs.com isimli web siteleriyle binlerce kişiye ulaşıyor...
Karıncalarla depremi bilen adam olarak basında yer alan Sütçü, yine bilimadamlarına kafa tutmaya devam ediyor ve ekliyor: "Bana deli diyorlar"
Begüm ÇELİKKOL / HABERTURK.COM

Bilinmeyeni bilinir hale getireceğim diye iddia ediyorsunuz? Nasıl başladı karıncalarla depremi bilmeye çalışma merakı?
11 Kasım 1999'da evimin bahçesinde gezerken erik ağacının gövdesine yerleşmişlerdi. Yuvalarını terk etmişlerdi. Ağaç da 3 yıllıktı, çürüğü de yoktu. Karıncalar niye buraya gelmiş diye düşündüm. Ağacı salladım ama düşüremedim. 12 Kasım'da deprem olunca, bu karıncalar depremden kaçtı, bir inceleyeyim diye başladım bu işe.
Ne zamana kadar sürdü? Süreci anlatabilir misiniz?
2004 yılına kadar koloni kurmakla meşgul oldum. Dişi ve erkekler birleştiği zaman erkekler ölüyor, dişiler de kanatlı oluyor. Dişi karıncayı bir yere koyduğunuzda çopalıyor. 3 ay yuvasından çıkamıyor ve kanatlarını yiyor. Yavrular yapıyor, o yavrular ana karıncanın komutu altında gelişiyorlar. Ana karıncanın 15 yıl yaşama şansı var, hep doğuruyor. Sistematik yapısı bu. Bir kolonide 1000 karınca oluyor. 4-5 yılda bir koloni ancak meydana geliyor. 2004'ten 2006'ya kadar projelendirdim. Daha sonra Milli Eğitim'de fen bilgisi öğretmenlerine eğitim verdim. Onlara da bir proje yaptırdım. Karıncalar depreme duyarlı mıdır, değil midirdi ismi projenin. Sonuç raporlarında, hiçbirinden "hayır" gelmedi. Bunlar 17 Ağustos'tan önce evlerini karıncaların bastığını söylediler. Birlikte araştıralım dedim. Bilinmeyen noktayı bilmek için çalışalım dedik. Bilinmezlik devam edince fakir vatandaş depremden olumsuz etkileniyor, zengin vatandaş için de aynı şey. Başlarken değerlendirme yaptık, önce programlama yaptık. Bu bilinmezlik bilinen bir hale gelene kadar çok yıpranırım dedim ama dünyada bu proje üstün bir halde kalır dedim. Edison ampulü nasıl bulduysa bu da böyle bir buluş olur dedim. Karıncayı inceliyorsunuz, Kandilli'ye bakıyoruz. İnterneti bilmek lazım. Bir başkasının taşıma suyuyla bu dönmez.
"EVDEKİ KİŞİYİ 6 AYDA İKNA ETTİM, DIŞARDAKİLERİ NASIL EDECEKTİM?"

Siz bunları yaparken evde ne oluyordu? Yani bir oğlunuz var, eşiniz var sonuçta? İnandılar mı size?

Karıncaları mutfakta inceliyordum. Hanım dedi ki "Mutfakta inceleyemezsin". Mutfağın yerini değiştirdik. Manyas depremi ve Gemilk depremi vardı o dönemde. Karıncaların sıra dışı hareketlerinin fotoğraflarını çektim. Depremler oldu. Eşime sordum yüzde kaç inandın diye. Bana yüzde 30 yanıtını verdi. 6 ay boyunca onu ikna etmeye çalıştım. Evindeki insanı 6 ayda ikna edebiliyorsanız, dışarıdaki kişileri ikna etme süresi çok uzun. İnsan ister istemez korkuyor ve kimsenin bilemeyeceğini bileceksin... Hatta insanların bana "şarlatan" deyip küfür edeceğini bile düşündüm. Ama düşünmeden de işi yapamam. Küfür edenler çok. Ama ne yapıyoruz, görmedik, duymadık, bilmiyoruz.. Manyas depreminde sıra dışı davranışlarını tespit ettim.
Nedir sıra dışı davranışları?
Karınca yuvasından çıkıp sağa sola devriliyor, yol şaşırıyor, yuva ağzında kümeleşiyor. Normal davranışları iki tane, aynı çizgi halinde yürümek ve yiyeceği bulduğunda çevreleyip yiyeceği yuvasına götürürler. Karıncalar koloni halinde olurlar ve hiçbir tanesi bireysel davranış için çaba harcamaz. Koloni bulunduğu grubu düşünüyor. Askerler gibi. Bir askere parola verirsiniz ve bilemezse bir asker kendi içine koymaz. Asker gibi çalışıyor karıncalar. Karıncalarla arıların eşdeğer çalışmasına bakarsanız, birkaç ana karınca ortak yaşayamaz, arılarda başkan tektir.

"7 BÜYÜKLÜĞÜNDEKİ DEPREM HABERSİZ GELMEZ"
Büyük bir depremde neler oluyor karıncalar üzerinde?
Karıncalarda bu hareketler küçük depremlere işaret ediyor. Daha üst davranışlar, uyuşukluk, kasılma ve yavaş yavaş havale geçiriyor. Bir karınca neden havale geçirir düşünemiyor. Bunları elektromanyetik ışınlar çarpıyor. Yani gökyüzünde olan bişr enerji bu. Deprem öncesinde çıkan bir enerji. Bunu kimse inkar edemez. 7 büyüklüğündeki bir deprem habersiz gelmez. Bütün profesörlerin görüşleri budur. Bir tane profesör gelsin, "Habersiz gelir deprem" desin bu işi anında bırakırım. Bu işareti bulmak gerekiyor. Karıncalar uyuşukluk gösteriyor, havale gösterirse. Bir diğer durum da havaleden sonra çiçek kümesine dönüşüyor bu küme öbek haline dönüşüyor. Altında bir solucan da olabilir.O öbeği takip etmeniz gerekiyor. Büyük küme sonucunda ölüm meydana gelirse, ölüm oranı eşittir depremin büyüklüğü. İstanbul'da ben araştırdığımda büyük deprem oldu mu? Olmadı. Gönen'de, Manyas'ta oldu. Bunları teker teker siteme yazdım. Bazen üzerinde duramayabiliriz. Her depremi kaydedemem ki görevim değil ki.

"IŞIKARA BEY'E SELAM SÖYLÜYORUM"
4'ün altındaki depremler, 4-5 civarındakiler ve 5'ten yukarı depremler için sıradışı davranışlar gösteriyorlar. Karıncalaırn yüzde 80'i ölürse bu 7 büyüklüğünde bir depremi işaret eder. Niğde Üniversitesi de bu araştırmayı yapmış. Karıncaların yüzde 80 ölürse 7 büyüklüğünde bir deprem olur demişler. Işıkara Bey'e de buradan selam söylüyorum. "Hayvanlar depremi bilemez" diyor.
Peki neden uğraşıyorsunuz karıncalarla, amacınız ne?
Vatandaş öyle demiyor ama, "Şu depremi neden bilemediniz" diye soruyor. 7 büyüklüğündeki bir deprem sıradışı bir hareket gösterince yazıyoruz sitemize de. Ben kendi isteğim ve merakım üzerine çalışıyorum.
Ben Niğde Üniversitesi kısmına takıldım. Niğde ile irtibata geçtiniz mi?
Hayır. Trakya Üniversitesi ile görüştüm ama onlardan bana geri dönen olmadı. Ben de bıraktım. Bir koloni pupalarını dışarı çıkarmıştı. Bir ay boyunca böyle kaldı. Sitemi izleyenlerden biri, pupalarını dışarı çıkarmaya sebep, "Çin depremi oldu" dedi. Ama Çin uzak olduğu için böyle birşeye ihtimal vermedim. Ama elektro manyetik dalgalar her yere gidebiliyor. MSN'de o dalgalarla görüşebiliyorsak herhangi bir yerde olan fay kanalıyla etkileyebilir.
Şu zamana kadar kaç deney yaptınız?
Karıncalarla gözlem yaparken, 4000 deney yaptım. Bu kadar deneye kadar tahmin diyemiyordum. Terliyordum. Çünkü milyarlarca yıldır hiç kimsenin bilemediğini bilmeye çalışıyorsunuz hem de profesörlere meydan okuyorsunuz "Ben biliyorum" diyerek. "Deli mi bu adam" diyecekler diye düşünüyordum. Kendim emin olduktan sonra internet sitesi kurdum. 1 Temmuz 2007'den itibaren tahminciliğe başladım. Bir gün önceki verilerle İstanbul depremi bilinir mi? 24 kolonide kümeleşme olduğunda İstanbul'da deprem olacak diyeceğim. Bu veriler doğru mudur? 2007'den bu dakikaya kadar doğru çıktı. 7900 deney yaptım. 4 saatte bir kontrol ediyoruz. İlk başladığımda gece uyumuyordum, 15 dakikada bir bakıyordum. Büyük bir sıra dışı davranış olmadığı zaman günde bir kez yazıyorum.
"DEPREMİ BİLMEK İÇİN BAŞKA PARAMETRELER BULMAK LAZIMDI"

Siz sadece karıncalarla biliyorsunuz depremi yani, öyle mi?
Yok... Karıncalardan sonra gökyüzünü incelemeye başladım. Sadece karıncalar bilmez ki, bunun yanında başka parametreler daha bulmak lazım. Bir köpeğimiz vardı, acıktığında uluma yapıyorlar. Köpekler doğadaki olan olumsuzluklardan rahatsız oluyorlar. Bunları iyi kaydetmek lazım. Altı ay köpek besledim ona baktım. Bu arada da matematik öğretmenlerini kursa aldım. Mantıksal bir olayı nasıl sayısala dökeriz diye yardım aldım. Bir öğretmenimiz, 7 kat yer 7 kat gök dedi. Karıncalar bilir, sen göğe bak dedi. Ondan sonra da gökyüzüne baktım. Kursta bu matematik hocasına dersi sen anlat dedim. Dünya yerçekimiyle duruyor. Dünya plakalar halinde dedi. Karıncalar hareket edince, gökyüzünde kızarma oluyor. Kızarıklığı görünce meteorolojiye bakıyorum yağmur var mı yok mu diye. Karıncalar hareket ediyor, gökyüzü kızarıyor. Bir alakası var mı yok mu diyerek inceledim. İstanbul seması tam ufukta. Ondan 50 mt yukarısı Gemlik, sonraki 50 mt yukarısı Bursa böyle diyerek semayı böldüm. Ufuğa geldiğinde Akdeniz. Sonrasında sağa bak sola bak derken, Doğu Erzurum'a ve sonrasına ulaşıyor. Bu sistemde gökyüzüne böldüğümde dünyaya ulaştım.
Nasıl yani?
Bulut diye bir olay yok. Elektromanyetik enerji dalgası vardır. Bulut atmosferdedir, o da yağış bulutlarıdır biz göremeyiz. Bulutlar volkanlardan ya da deprem kırıklarından oluyor. Bu dalgalar atmosfere ulaşırsa yağış bırakıyor.
Uzaydaki bilim değişecek. Tüm bulutlar deprem kırıklarından, volkanlardan çıkıyor. Gri bulutlar, saçaklı bulutlar deprem bulutlarıdır. Gördüğünüzde 24 saat içinde vurur. Bir de kırıktan bir ay önce çıkanlar var. Deprem kırığı birkaç kez enerji çıkarıyor. Koca bir kütle çöküyor.
"BİLİM BUNU ARAŞTIRSIN: ELEKTROMANYETİK DALGA"
Dünya plakalar halinde. Masanın kurtaracağı kilo miktarı 20 kg. 25 kg verirseniz masa çöker. Yağmur, fazla gelirse neyi kıracak, alttaki plakayı kıracak. Ne yapacak dengeleyecek. Çökertecek. Dünya bir kalp gibi çalışır, kalp damarları nedir? Faylardır. Faylarda stres oluşuyor. Bazı faylarda kriz geliyor. Kriz Endonezya, Japonya'da oluyor. Tansiyon da Türkiye'de. Yerin tansiyonu yükseliyor. Boşalmak istiyor. Elektromanyetik enerji dalgaları çıkınca oluyor. Atmosfere ulaşırsa yağış gelir ulaşmazsa yağış bulutu değil diyor meteoroloji uzmanları. Bu bulutlar buharlaşıp atmosfere gidip yağış bulutu oluyor. Bilim bunu araştırsın.
İstanbul'da kritik birşeyler görüyor musunuz? 7 büyüklüğünde deprem bekleniyor diyorlar..
Yok şu an için öyle bir bulguya rastlamadım. İnsanlar rahat olsun. Kolonilerimin hepsinde ölüm gerçekleşirse ve gökyüzü de bunu doğrularsa bilin ki o gün herkese haber vereceğim..
BİR DE SU DALGASI EKİBİ KURDU
Kadir Sütçü, karıncalar ve gökyüzünü inceledikten sonra işi suya da dökmüş ve bir su dalgası ekibi kurmuş... Sudaki ppm miktarı ile depremleri tahmin etmeye çalışıyor. Ekibin başında yine Kadir Sütçü var. Yanında kayınbiraderi İnşaat Mühendisi olan Remzi Öztürk ve komşuları Ali- Çiçek Erkut...
Hocam su dalgası ekibi kurmanızın sebebi nedir?
Şehir şebeke suyunun ppm'i bir anda 500'e çıkıyorsa bir durum vardır. Neden bu rakam yükselir? Bunları araştırmaya başladık ve bu ekibi kurduk. Büyük depremler, denizdeyse sebepsiz yere önceden deniz çekilmesi karada olursa takibini yapamadığımız, yollarda yada bazı yerlerde (göletlerde) çöküntünün oluşmasıyla ilgili olarak şehir şebeke suyu kanallarında arızalar meydana gelebilir. Bu sebeplerden dolayı evinize giren şehir şebeke suyunun ppm’nin ölçümünün yapılması hem sağlığınız açısından hem de yeni projemizin başlangıcı olarak düşünüyorum.
SU DALGASI EKİBİ NASIL ÇALIŞIYOR?
Kadir Sütçü'nün, şehir dışında da bağlantılı olduğu bir ekip var. Olağanüstü bir durum gördüğünde şehir dışındakilerle irtibata geçiyor ve kişilerin evindeki, işyerindeki, çeşme veya kuyu sularının ppm ölçümlerini aldırıyor ve onlara bakıyor. Ölçümler ise TDS Metre isimli bir cihazla alınıyor. Mesela suyun her günki ppm miktarı 140 ise eğer Kadir Sütçü haber verdiyse ve o sırada yapılan ölçümlerde yüksek bir ppm miktarı çıkıyorsa büyük bir deprem var demektir.
Begüm ÇELİKKOL / HABERTURK.COM
http://www.haberturk.com/yasam/haber/154957-7-siddetindeki-deprem-habersiz-gelmez

Karıncalarla deprem tahmini
11 Mart 2010 Perşembe
Her gün 24 bin karıncanın hareketini izleyen Kadir Sütçü, nerede, ne zaman ve kaç şiddetinde deprem olacağını tahmin ediyor.
** 41 canımızı Elazığ'da kaybettik. İnternet sitenizde 4 Mart'ta, 120 saat içinde 5.5-6.0 şiddetinde bir deprem olacağını yayınladınız. Tahminiz çıktı!
Evet, 120 saat yani 4 gün öncesinden bildik. Marmara Bölgesi hariç diye de belirttim. Elazığ depremini de önceden gördük. Haiti depremini 4, Şili'dekini 7 gün önce haber verdik.
** Elazığ depremini hangi yöntemle tahmin ettiniz?
Meteoroloji istasyonlarının tahminlerindeki kızıl ötesi fotoğraflardan Elazığ depremini olacağını gördük. Bu uydu görüntüleri 5-7 gün içinde olması muhtemel depremleri işaret eder.
** İstanbul depremi için kıstas aldığınız araştırma nedir?
Karıncalar! Bu yöntemle kesin sonuç elde ediyoruz. Yakın zamanda İstanbul için deprem riski yok, rahat bir nefes alabiliriz.
ERZİNCAN ALARMI

** Diğer bölgeler için var mı?

Erzincan'da 4.0 şiddetinde artçı iki deprem oldu. Erzincanlılar'ın ayın 13'üne kadar çok dikkatli olması gerekir. Uydu görüntülerine göre bir deprem riski var. Halk sokak köpeklerine ve tavuklara dikkat etsin. Köpekler toplu olarak ulursa, tavuklar garip sesler çıkarırsa evlerini terk etsinler. Bunlar 6-12 gün arasında ciddi bir deprem olacağını gösterir.
** Bahçenizde kaç karınca kolonisi var?
Her biri bin koloniden oluşan 24 kolonim var.
** Karıncalar nasıl olur da depremi önceden haber verir?
Kur’an-ı Kerim karıncaların depremi önceden haber verdiğini Neml Süresi'nin 18'inci ayetiyle anlatır: "Nihayet karınca vadisine geldiklerinde bir dişi karınca dedi ki; 'Ey karınca topluluğu, kendi yuvalarınıza girin, Süleyman ve orduları, farkında olmaksızın sizi kırıp geçmesin!" Orada bahsedilen dişi karınca ana karıncadır. Biz de onları takip ediyoruz.
** Karıncaların yaradılışlarındaki hakikat nedir?
Ben yıllardır karıncalarla yaşıyorum. Her birinde 500 bin sinir hücresi var. Organize yaşarlar. Duyu organları ayaklarındadır. Gözleri yoktur, kimyasal salgıları takip ederek yürürler bu sayede birbirlerini kontrol ederler.
** Karıncaları gözlemleyerek meraklılarına deprem raporu mu sunuyorsunuz?

Bir internet sitem var; www.dkos.org. Burada her gün Türkiye ve dünyada gerçekleşmesini öngördüğüm depremleri haber veriyorum. Hava durumu gibi önceden tahmin yapıyorum. Karınca kolonileri ana karınca olmaksızın yaşamlarını kontrol edemezler. Bir kolonide 7-8 tane ana karınca olabiliyor. Yerin 1 metre altında, en güvenlikli odalarda yaşar. Normal karıncadan 3 kat büyüktür. Bebeğin cinsiyeti nasıl tespit ediliyorsa yerdeki ana karıncaların takibini yapan bir program ve alet ihtiyacımız var. Bunun dışındaki hiçbir yöntem de depremleri hava durumu gibi vermeye mümkün değildir.

BİRLİKTE ÖLÜYORLAR
** Karıncalar deprem öncesi nasıl hareket sergiliyorlar?
Deprem öncesinde 15 rutin hareketleri var. Karıncaların ilk sıra dışı hareketi yuvadan dışarı çıkmaları. Sonra düşme, dağınık yürüme, kasılma, yuva ağzında kümeleşme, uyuşukluk, havale geçirme, ateş üzerindeymiş gibi yürüme, yol şaşırma, sağa sola devrilme geliyor. Karıncalar bu hareketleri yaptı mı 4.0 büyüklüğünde bir deprem olacaktır. 4.0- 5.0 arası depremlerde bunları yapıyorlar ama sebepsiz yere 30 karınca ölüyor. 5.0-6.0 büyüklüğünde depremlerdeyse karıncaların olağan dışı davranışlarına 40-50 oranında ölümler oluyor. Eğer deprem 7.0 ve üzeriyse kolonideki karıncaların yüzde 80'i nedensiz ölüyor. Bu karıncalar ölmeden evvel yıldız şeklinde bir küme oluşturuyorlar, ölüme beraber gidiyorlar.
** Peki neden ölüyorlar?
Depremden önce yeraltında gelen elektromanyetik dalgalanmalardan rahatsız oluyorlar.

BULUTLAR 10 GÜN ÖNCE UYARIYOR

** Bir de bulutları inceleyerek deprem olup olmayacağına karar verdiğinizi duydum!

Öyle, karıncalardaki anormallikleri görünce bu kez de bulutları izliyorum. Bulutlardaki kızıllık, ufuk çizgisine yakınlığına bakarak depremin yerini tahmin ediyorum. Eğer bulutlardaki kızıllık ufuk çizgisinden yüksekteyse İstanbul dışında deprem gerçekleşiyor.

**Nasıl yani?

Havadaki bulutların hepsi yağmur bulutu değildir. Bu bulutlar fay hatlarından çıkan enerjiyi işaret eder. Uydu fotoğraflarıyla yaptığım tahminlerde karada 10, denizdeyse 5 gün öncesinden depremin işaretlerini alıyorum. Bulutların işaretlerine göre depremlerin nerede, ne zaman, kaç şiddetinde olacağı ortaya çıkar. Depremlerde ölen insanlardan NASA sorumludur.

Bahçedeki erik ağacının sırrı
** Çalışmalarınıza nasıl başladınız?

Ben ziraat mühendisiyim ve İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü eğitici bilgisayar formatör öğretmeniyim. 11 Kasım 1999'da bahçemde gezerken erik ağacının gövdesinde karıncaları gördüm. Sıra dışı davranışlar içindeydiler. Ertesi gün Düzce depremi oldu. O günden sonra oğlumla birlikte incelemeye başladık. Kolonileri oluşturdum. Bir grup matematik öğretmeni karıncalar ve bulutları incelediler. Karıncaların depreme tepki verdiklerini belirledik.

RÖPORTAJ : Şebnem ÖZCAN http://www.bugun.com.tr/haber-detay/95636-karincalarla-deprem-tahmini-haberi.aspx 

Deprem tahmini için laboratuar kurdu, 200 bin karınca çalıştırıyor

Uzmanlar “Depremi önceden bilemeyiz” dese de Kadir Sütçü, karınca hareketlerinden çıkardığı sonuçla deprem tahmini yapıyor. Sütçü’nün evinde bu iş için tam 200 bin karınca var. Kendi yöntemiyle Haiti ve Elazığ depremini önceden bildiğini iddia eden Sütçü, son tahminlerini anlattı

Kadir Sütçü’nün ismi karıncalarla anılıyor. Onun için “Depremi bilen adam” diyorlar. Ziraat teknikeri ve öğretmen. Evinde kurduğu karınca kolonilerini her dört saatte bir gözlemliyor. Karıncaların yuvadan kaçma, sağa sola devrilme, ateş üzerindeymiş gibi yürüme, yol şaşırma, kasılma, havale geçirme gibi davranış bozukluklarıyla ve sebepsiz ölümleriyle İstanbul’da deprem olup olmayacağını ve depremin büyüklüğünü tahmin ediyor. Deprem ile bulutlar arasında bir ilişkinin var olduğunu ispatladığını iddia ediyor. Bütün deprem uzmanları “Depremi önceden bilemeyiz, beş dakika içinde de olabilir beş yıl içinde de” derken o, kurduğu www.dkos.org adlı sitede hava tahmini yapar gibi deprem tahminlerini yazıyor.

EŞİM VE OĞLUM KARŞI ÇIKTI

Kadir Sütçü’nün hikayesi 12 Kasım 1999 depreminde başladı. Depremden bir gün önce evindeki erik ağacındaki karıncaların anormal davranışlarını fark etti. Ertesi gün deprem olunca karıncaları incelemeye karar verdi: “Karıncaların depremden kaçtığını anladım. Evde karınca kolonileri kurmaya karar verdim. Ama ailemin onayını ve desteğini almam gerekiyordu. Eşim ve oğlum önce karşı çıktı. Altı ay boyunca onları ikna etmeye çalıştım. 17 Ekim’de karıncaların sıradışı davranışlarını gösterdim eşime. 20 Ekim’de Manyas’ta deprem oldu. Yavaş yavaş bana inanmaya başladılar.”

Sütçü ailesi, iki ay içinde her 15 dakikada bir karınca kolonileri izlemeye, Kandilli Rasathanesi’nden çıkan deprem raporları ile karıncaların aktivitelerini karşılaştırmaya başladı. “Üç ay uykusuz kaldık” diyen Kadir Sütçü, şöyle devam ediyor: “Mutfağa, bahçeye, evin değişik yerlerine yeni karıncalar getirdik. 200 bin karıncayla yaşamaya başladık. Gözlemlerimizi günlük internette aktarmaya başladık. Karıncaların 15 rutin davranışı vardı. Deprem İstanbul’a yaklaştıkça karıncalar ölüyor, uzaklaştıkça sıradışı davranışlar sergiliyorlardı. Ama bulutlar karıncalardan daha önemli çıktı benim için.”

DÜNYAYI BULUTLARDAN İZLİYOR

Sütçü’nün iddiasına göre bütün bulutlar deprem olduğunda ortaya çıkıyor. Bulutun varlığı bir yerlerde depremin gerçekleştiğinin işareti. Deprem olmadan önce ortaya çıkan bulutlara ‘e dalga’ adını vermiş: “Gökyüzünde bulutların içinde gizli bir enerji var. Aslında meteoroloji istasyonlarının sürekli elinin altında olan bilgidir bu. Deprem olmazsa gökyüzü sürekli açık olurdu. Meteorolojiye de gerek olmazdı. Çünkü 2.0’lık bir deprem bile bulut getirir. Elazığ depreminde ayın dördünde bir işaret verildi. Aslında Haiti depremine dayanıyordu Elazığ depremi. Haiti depreminde olan rahatsızlık Atlantik Okyanusu üzerinden Fransa’ya, oradan Türkiye’ye geldi. Dünya üzerinde bir deprem olmuşsa açığa çıkan enerjinin dünya üzerinde tamamlayıp aynı noktaya geri dönmesi gerekiyor. Bu üç ay sürüyor. Büyük depremin etkisi birbirini tetikleyerek bitiyor. Aynı domino taşı gibi birbirini yıkıyor ve aynı noktaya geri dönüyor. Dünya kendi ekseni etrafında dönmesi için manyetik alana ihtiyacı var bu manyetik alan da depremler aracılığıyla oluyor. Gökyüzüne çıkacak, atmosfere çıkacak kendi etrafında dönecek ki deprem olsun. Deprem olmazsa bu ağırlığı nasıl taşıyacak dünya? Dünyanın kendi ekseni etrafında dönmesi için depremlere ihtiyacı var. Elazığ depremine gelelim... Fransa üzerinden Yunanistan’a gelen enerji dalgalanması batıdan doğuya doğru hareket etti. Uç noktası vuruş noktasıdır bulutların. Uç noktasını gördüğümüzde vuruşu oraya yapar deriz. İki nokta vardı bulutun. Biri Erzincan’dı diğeri Elazığ. Bunu söyledik. Elazığ’da 4.0’lık deprem oldu ama asıl vuruş yeri Elazığ’dı. Bütün bunlar, açıklamamızdan dört gün sonra oldu.”

Bugünlerde yine işaretler var

748 depremin yüzde 80’ini bildiğini anlatan Sütçü şu aralar bulutların hareketlerinden büyük bir deprem daha beklediğini anlatıyor: “5 Ocak’ta Orta Amerika’da 6.5’lik bir deprem beklediğimiz duyurduk. 12 Ocak’ta Haiti’de oldu. Elazığ’ı da bildik. Önümüzdeki süreçte rahatsız edici bilgiler var. 5’ten 7’ye kadar büyük bir ölçekte Güneydoğu Bölgesi’ni işaret eden bulutlar var. Elazığ depreminde gördüğüm netlikten daha büyük bu. Ayın dördünde gördüğümüz Elazığ depremi 6.0’lık bir deprem yarattıysa yeni gördüğüm bulut daha büyük bir depreme yol açabilir. Maksimum 25 Mart’a kadar olacak. Bu deprem işaretini ayın 8’inde verdi. Önlem alınması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü hiç görmediğim bir işaretti bu. Bu bulutu 68 bin dosya içinde tarattım, örneği yok. Hatta ben bugüne kadar böyle bir işaret dünyada görmedim.”

Ciddiye almayın fantezi bunlar

Kadir Sütçü’nün karınca ve bulutları takip ederek yaptığı deprem takibinin ne kadar gerçek olup olmadığını İTÜ öğretim üyesi Prof. Dr. Naci Görür’e sorduğumuzda hayvanların depremlerden kısa bir süre önce değişik davranışlar içinde olduğunun bilindiğini, onların deprem öncesinde oluşacak değişiklikleri insanlardan daha önce kestirdiklerini söylüyor. Görür şöyle devam ediyor: “Depremlerin önceden kestirilmesi konusunda çalışmalar var. Ancak henüz tamamlanmış bir çalışma değil. Özellikle hayvanların davranışı ile ilgili olarak bu işi ciddiye alıp ‘Ben depremleri önceden kestirebilir’ demek bilimsellikten yoksun bir fanteziden ibaret. Atmosferde, iyonosferde meydana gelen değişimlerle depremi ölçme araştırma henüz konusudur. Sonuçlanmamıştır daha. Bir yerde deprem olması sürpriz değil ama üç gün sonra olacak dediğinizde çok iddialı oluyor.”

ÖZKAN GÜVEN

http://www.stargazete.com/pazar/deprem-tahmini-icin-laboratuar-kurdu-200-bin-karinca-calistiriyor-haber-250991.htm

Isparta uçağını deprem düşürdü!
08 Ocak 2011 Cumartesi


Karıncaların hareketiyle depremleri tahmin eden Kadir Sütçü’nün 896 tahmininin büyük bir kısmı doğru çıktı.



ÖZEL HABER

OSMAN SAĞIRLI

5 GÜN ÖNCEDEN BİLİNİR
Karıncaların hareketiyle deprem tahminleri yaptığı için sismolog ve jeologları kızdıran Kadir Sütçü, şimdi de meteorologların şimşeklerini üzerine çekti. Sütçü, hava tahmin raporları ve haritalarından depremi beş gün önceden bilmenin mümkün olduğunu söylüyor.

İMKANLAR KULLANILAMIYOR
17 bin meteoroloji istasyonunun atıl durumda olduğunu söyleyen Sütçü’ye göre muhtemel depremden meteorologlar sorumlu. Sütçü’nün bomba iddiası ise “Depremler uçakları bile düşürüyor. Isparta uçağının kaza yaptığı haftaki fay hareketlerini incelesinler.”

Sıradan bir gazete dağıtıcısıydı. Ailesi meslek sahibi olsun diye bir ciltçinin yanına verdi. Boş zamanlarında ciltlenmesi için matbaaya getirilen kitapları okur, mektep yüzü görmediği halde elektrikli motorlar, fener lambaları, matbaa makineleri, jeneratör gibi ciddi buluşlar yapardı. Manyetik çizgiler, polarize ışık ve elektroliz üzerine duyulmadık şeyler söylerdi. Elektrokimyanın kitabını yazdı. En önemlisi ise elektrikte kendi adıyla anılan kanunlara imza attı. Kimden bahsettiğimizi anlamışsınızdır. O ‘varoşların kâşifi’ dünyaca ünlü İngiliz bilim adamı Michael Faraday’dan başkası değil. Yalnız mı? Tabii ki değil. Hayat hikâyesi Faraday’ınkine benzeyen onlarca insan var. Örneğin Beethoven, müzik öğretmeni “Besteci olması imkânsız!” demişti. Oysa o en büyük bestecilerden biri oldu. Edison’u da hiçbir şey öğrenemeyecek kadar aptal bulurlardı öğretmenleri. Oysa şimdi Edison’u bilmeyen yok. Walt Disney, bir gazetenin yazı işleri müdürü tarafından; “İşe yarar fikirleri olmadığı” gerekçesiyle kovuldu. Walt Disney film ve eğlence dünyasının halen bir numarası. Einstein, dört yaşına kadar konuşamadı. Matematik dersinden çok başarısız olduğu için ilkokuldan atıldı. Belki de bu örneklere benzer biri de Bilim ve Teknoloji öğretmeni Kadir Sütçü olabilir.

KARINCALARLA BAŞLADI
O henüz Türkiye’de tanınmıyor. Ancak gidişatı yukarıdaki ünlülerden farklı değil. Deprem üzerine söyledikleri, tartışılmak bir yana dikkate değer bile bulunmadı. Dünyada meydana gelen 6 büyüklüğündeki bütün depremleri bildi. Bugüne kadar da 896 tahmini büyük oranda doğru çıktı. Sütçü, şimdilerde ise pek çok bilim adamını kızdıracak laflar söylüyor. “Suyun döngüsü” tezinin yanlış olduğu iddiasındaki Sütçü, önce karınca kolonileriyle gündeme geldi. Evi ve bahçesindeki karıncaların hareketlerini izleyerek deprem tahmini yapan ve bundan ötürü hem jeologların hem de sismologların şimşeklerini üzerine çeken Süçtü, şimdi de meteorologları kızdırıyor. Zira Sütçü’ye göre 17 bin meteoroloji merkezi atıl durumda. “Hava tahminleri için yararlanılan haritalar, deprem tahminleri için de bulunmaz Hint kumaşı” diyor Sütçü. Yeraltından çıkan gazların bulutları oluşturduğunu savunan Sütçü, “Yaklaşık üç yıldır düzenli olarak uydu fotoğraflarını izliyorum ve deprem tahmini yapıyorum. 6.0’ın üzerindekilerin hepsi yüzde 100 doğru çıkıyor. Ama meteorologlar aynı haritadan yağışı bile tutturamıyor” diyor.

BÜYÜK DEPREMLERİ BİLDİ
Elazığ depremini 4 gün öncesinden tahmin eden Sütçü, bu güne kadar; Endonezya 8.1, Sumatra 7.6, Japonya 7.0, Şili 8.8, Haiti 7.1, Vanuatu 7.2, Solomon Adaları 7.1, Şili 6.8, Banda Sea 7.2, Sumatra 7.6, Vanuatu 7.5, Şili 7.1, İran 6.5, Costa Rico 6.2, Brailya 6.4, Arjantin 6.9 ve Avustralya 6.4 başta olmak üzere pek çok depremi bildi. E-dalga adını verdiği projesini kimseye kabul ettiremese de muhtemel depremleri 120 saat öncesinden tahmin edip internet üzerinden duyuran Sütçü, Türkiye’deki kurumları depremle ilgili çalışmalarda yetersiz buluyor. Sütçü, “Yerin altına milyon dolarlık cihazlar yerleştirmek gereksiz. O ancak depremin kaç şiddetinde olduğunu ölçer. Maksat depremi önceden tahmin etmekse bu sistemi kullansınlar. Ama ne yazık ki bunu gurur meselesi yapıyorlar...

YAĞMURU BİLMİYORLAR
“İşareti olmayan hiçbir deprem olmaz” diyen Sütçü’ ilginç görüş ve tespitlerini şöyle sürdürüyor; “Bize yıllarca, ‘güneşin ısıtmasıyla buharlaşan sular bulut oluyor, sonra da yağmur olarak yere iniyor’ denildi. Ne kadar yanlışmış! Halbuki nem ağırdır yukarı çıkmaz. Bize yıllarca yağmurun oluşumu yanlış anlatılmış. Buharlaşan sular nem olarak gece geriye dönüyormuş. 3 yıldır meteoroloji haritalarını ve uluslararası kuruluşların deprem verilerini izliyorum. Deprem olmadan önce kayaçlar sıkışıyor, bu kayaçlardaki madenler yanıyor ve gaz çıkıyor. Gazlar kokusuz ve renksiz olduğundan insanlar hissedemiyor. Meteorologların kullandığı uydu fotoğraflarında gaz, bulut olarak görülüyor. O fotoğrafları incelediğim zaman o gazın çıktığı yeri görebiliyorum. Eğer bunu ispat edemezsem ben bu işi bırakırım, intihar ederim. Gözü olan herkes bulutların gaz olarak çıktığını görecek. Çünkü gaz hafiftir, gökyüzünde eksi 40’da buz kristallerine dönüşüyor. Depremle birlikte yağışlar meydana geliyor”

Dünyadaki sarsıntılar birbiriyle bağlantılı

İDDİALARIMI?KANDİLLİ İNCELESİN
Dünyayı bir kalbe benzeten Kadir Sütçü, kalp krizlerinin ise Endonezya, ardından Japonya’da gerçekleştiğini iddia ediyor. Burada başlayan depremlerin orta ve güney Amerika’nın batısı Şili, Peru, Panama, Meksika, Kaliforniya şeklinde devam ettiğini öne sürüyor. Buraların gaz çıkış noktaları olduğunu kaydeden Sütçü,?“Şili ve Ota Amerika’da olan depremler Afrika’yı, Afrika ise Avrupa’yı iteler. Ortada Akdeniz sıkışır. Sonra tekrar başladığı noktaya döner. Dönerken Türkiye’de mutlaka bir yeri vurur. Bu döngü üç ayda bir tamamlanır. İnanmayanlar için örnekleri çok ancak bir tanesi ile yetineyim. Haiti depremi Ocakta, Şili depremi Şubatta, Elazığ depremi de Martta oldu durum bu kadar açık” diyor. Sütçü, önce Bonin Adası’nda 7.4 ardından Vanuata’da 7.6 şiddetinde depremlerin olduğunu bunun Şili ve Arjantin’i vurduğunu belirterek, “Aynı döngü beni endişelendiriyor. Elazığ örneğinden korkuyorum. Kandilli bu çalışmalarımı araştıracak en iyi kurum. Depremleri ve bulutlanma olan yerleri takip etsinler. Bir ay bunun üzerinde çalışsalar mesele anlaşılacaktır” diye konuşuyor.

Yağmuru camdan seyrederek depremi tahmin edebilirsiniz

Türkiye’de son iki güne ait hava tahminlerinin yüzde 12’lik Almanya’daki tahminlerde ise yüzde 1-2’lik sapma olduğunu vurgulayan Kadir Sütçü, “Bu benim tezlerimi doğruluyor. Çünkü Almanya’da küçük depremler yoktur. Türkiye’deki gibi her saat bir deprem de olmaz. Atlantik Okyanusu ve İtalya’dan giden partiküllerle tahmin yaparlar, o da tutar. Türkiye’de yaşanan saat başı küçük depremler yağışlarda sapmalar yapar” diye konuşuyor. Sütçü’nün deprem yağış ilişkisi ile ilgili çok çarpıcı tespitleri de var. İşte onlardan bazıları; “Kütahya’da 3.0 civarında bir deprem olsa, o anında rüzgara neden olur İstanbul’da küçük çaplı yağış görülür. Önemli bir ipucu daha: İstanbul’da yağmur yağdığında camlara dikkatlice bakın. Eğer 20 derecelik bir açı ile yağış varsa kesinlikle Marmara bölgesinde küçük çaplı depremler vardır. Eğer yağış dikse Yunanistan, Akdeniz ya da Gürcistan’da deprem olmuştur. Bir de şok sistem var. Mesela 16 Ağustos’ta sıcaklık 35 dereceymiş. Baktım 17 Ağustos gecesi bir önceki geceye göre sıcaklık 10 derece aşağı inmiş. Sıcaklık aniden 10 derece falan inerse bu da partikül çıkışına yani depreme işarettir. Çünkü gaz çıkışı ortamı soğutur. Kaldı ki, 17 Ağustos öncesinde Adapazarı’nı sel götürmüştü.”

DEPREM İŞARETLERİ VAR
Sütçü, önceden bilinmez denilen depremi beş gün önceden büyüklüğünü ve şiddetini bilecek kadar işi anlayan ve bu konuda çığır açacak birisi mi yoksa bu konuya yıllarını veren sismolog, jeolog ve son olarak da meteorologların iddia ettiği gibi bir “şarlatan” mı bunu zaman gösterecek! Sütçü’nün röportaj esnasında,” 72 saat içinde Papua Yeni Gine, Banda Sea’de 6 civarında, Avustralya’da 6’nın üzerinde, İran’da 5’in üzerinde deprem bekliyorum. Filipinler’de ve Avustralya’da şiddetli yağışlar var. İstersen defterine yaz” sözlerinin ardından bahsettiği bütün depremler gerçekleşti. İşte size Sütçü’nün son tahmini “10 Ocak tarihine kadar Kermadec veya Yeni Zelanda, Papua Yeni Gine, Banda Sea, Java adalarında 7.0 üzerinde, Amerika Kaliforniya ve Meksika civarında 11 Ocak’a kadar 5.5-6.5 arasında deprem bekliyorum.”
Sütçü hakkında kesin bir kanıya varmak onu takip edip söylediklerinin doğru olup olmağına karar vermek sizin elinizde.

6.0 üzerinde yanılma yok
6 bin 327 kişinin sürekli olmak üzere 4 milyon 300’den fazla insanın takip ettiği sitede günlük olarak incelediği 114 meteorolojik fotoğraf sonuçlarına göre değerlendirmeler yapan Sütçü, 1.658 gün boyunca deprem raporu hazırlamış. 1.206 defa 12 parametrenin sıra dışı davranışlarını takip ederek İstanbul’u, 424 kızılötesi fotoğraflardaki işaretleri takip ederek Türkiye’yi, 93.844 fotoğraf ve haritadaki işaretleri inceleyerek 897 defa dünya için deprem kestirimi yapan Sütçü’nün karıncalarla yaptığı gözlemlerin sayısı ise 10.962. Sonuç olarak dünya genelinde yüzde 85, İstanbul’da yüzde 100, Türkiye için ise yaptığı tahminlerde yüzde 90 isabet kaydetmiş. 6.0 üzerindeki tahminlerdeki isabet oranı ise yüzde 100.


Isparta uçağını deprem düşürdü
Kadir Sütçü’nün çalışmalarındaki en önemli iddia ise deprem ve uçak kazaları arasındaki ilişki. Bakın bununla ilgili ne diyor?
“Birileri itiraz edecek. Ama varsın etsinler hiç önemli değil. 30 Kasım 2007’de Isparta uçağı inişe geçtiği sırada düştü ve 57 kişi hayatını kaybetti. 2 Aralık’ta ise Denizli’de 4.7 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. ‘Bu tamamen tesadüf diyenler’ olabilir. O zaman ben de öyle düşündüm ve şüphelenmeye devam ettim. 4 Haziran 2009’da Brezilya’dan kalkıp Fransa’ya giden uçak Atlantik üzerinde düştü. Akabinde 6 Haziran 2009’da Atlantik Okyanusu’nda 5.6’lık deprem oldu.

FOTOĞRAFLAR DOĞRULUYOR
Hepsinin o döneme ait hava fotoğraflarını tek tek inceledim. Gaz çıkışlarını açıkça gördüğümde emin olun şok oldum. Ve son zamanlarda bunu muhataplarıma duyurmaya da başladım. Deprem öncesi çıkan gazlar havada bir elektriklenmeye neden olur. Uçaklar 8 bin kilometrenin altındaki irtifada seyrettiği anda bu bulutlara girmeleri kaçınılmaz oluyor. Tıpkı asfalttan çıkıp yeni mıcır döşenmiş yola giren araba gibi sarsılma başlıyor. Elektronik sistemler devre dışı kalıyor. Genellikle uçaklar kalkıştan kısa bir süre sonra ya da iniş esnasında düşüyor. Pilotlar, bu sarsılmayı hissettikleri anda 8 binin üzerine çıkıp bu partiküllerden dolayısıyla enerji alanından kurtuluyorlar.”

Alman deprem karıncaları Türkiye’ye geliyor
Kadir Sütçü gibi karıncaları inceleyerek deprem tahmini yapan Alman bilim adamı Ulrich Schreiber, ülkesinin Eiffel bölgesinde karıncalarla ilgili olarak yaptığı deprem araştırmalarını, yer sarsıntılarının daha iyi hissedildiği gerekçesiyle Türkiye’de devam ettirmek istediğini açıklamış.

http://www.turkiyegazetesi.com.tr/haberdetay.aspx?haberid=475135&detail=1&winmode=pop

Akdeniz'deki deprem tahmini doğru çıktı
Japonya'daki deprem sonrası Ege ve Akdeniz 'de 4.5-5.5 büyüklüğünde ya da 6 büyüklüğünde deprem beklediklerini söyleyen Milli Eğitim Müdürlüğü Bilişim Teknolojileri okul formatör öğretmeni Kadir Sütçü'nün tahmini doğru çıktı.
İZMİR
02.04.2011 10:30:24

FERİDUN YILDIRIM
İZMİR 

Milli Eğitim Müdürlüğü Bilişim Teknolojileri okul formatör öğretmeni Kadir Sütçü, 11 Şubat 2011 tarihinde Japonya'da meydana gelen 9 büyüklüğündeki depremin ardından İHA'ya yaptığı açıklamada, "Japonya'da olan deprem öncesi Kaf ve Daf hatlarından çıkan partiküller olduğunu düşünürsek Ege ve Akdeniz'de 4.5-5.5 büyüklüğünde, etkilemediyse 6 büyüklüğünde deprem bekliyoruz" demişti. 

Dün saat 16.29'da merkez üssü Girit Adası'nın doğu ucu olan 6.3 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Akdeniz'deki deprem sonrası bir açıklama yapan Kadir Sütçü, "Güneşin ısıtmasıyla sular buharlaşır. Deprem öncesinde, deprem anında litosferdeki kayaçların sıkışması ya da sıkıştırılmasıyla partiküller (gazlar) yeryüzüne çıkar. Yeryüzündeki partiküllerle çevresinde bulunan su buharı birlikte hızla yükselerek bulutları oluşturur. Su buharı, hava tahmini yapılan kızılötesi fotoğraflarda siyah ya da gri gözüküyor. Bir hava olayının doğru olup olmadığı gözlemlerle ortaya çıkar. Gözlem yaparak doğruyu görenler yanlışı kabul edemez. Gözlemlerinin doğru olduğunu anlatmaya devam eder. Biz de gördüklerimizi anlatmaya devam ediyoruz. Projemizi takip eden değerli ziyaretçilerimiz deprem tahminlerimizi takip ederken, derslerimizi okumak suretiyle depremlerin gökyüzünü nasıl değiştirdiğini de görebiliyor. Depremlerin saatinin tahmin edilebilmesi gelecekte meteoroloji istasyonlarımızdan yapılabilecektir" dedi.

http://wap.iha.com.tr/haber/detay.aspx?nid=167757&cid=11

Simav Depremi

Kütahya depremini bulutlara bakarak bildi

Depremleri, bulutların hareketleriyle önceden kestiren Kadir Sütçü, son Simav depremi için de daha önce uyarıda bulunmuştu



Depremleri bulutların hareketlerine bakarak kestirme yöntemi konusunda kendini geliştiren Kadir Sütçü, Kütahya depremini günler öncesinden haber verdi.
Kütahya Simav'da meydana gelen depremi, bulutların hareketlerine göre tahmin ederek, günler öncesinde www.dkos.org internet sitesi üzerinden "Ayın 19'unda saat 00.00'da Kütahya ve çevresinde dikkat" diye uyaran Kadir Sütçü "Kütahya halkına 48 saat içeri girmemelerini tavsiye ediyorum" dedi. 


Sütçü, 10 Mayıs tarihinde Kütahya ve çevresinde 5.0 şiddetinde bir deprem beklentisi içinde olduğunu söyleyerek, "Bu depreme karşılık Mayıs'ın 13'ünde 3.7 şiddetinde bir deprem meydana geldi. Bu deprem meydana geldikten sonra işaretlere göre, depremin küçük olduğunu siteme yazmıştım. Siteme yazdıktan sonra ayın 16'sı ve 17'sinde İstanbul, Ankara ve İzmir çevresinde bu üçlü arada sıcaklık 27 dereceydi. Ayın 19'unda sıcaklık bir anda 18 dereceye indi. Bu 18 dereceye inmesiyle 
yeryüzünden çıkan gazlardan dolayı, çıktığını düşündük. Ayın 19'unda saat 00.00'da Kütahya ve çevresinde dikkat diye yazdık. Yani bu dikkat dememiz 5.0 üzerinde 5.5 şiddetine kadar bir depremin çıkabileceğini tahmin etmiştik" dedi.  Kadir Sütçü, depremin büyüklüğünü 5.5 olarak tahmin ettiğini ifade ederek, "Saat 00.00'da yazdık ki, 22 saat önceden tahmin ettik. Ama Kütahya'da deprem olacağını 9 gün önceden 10 Mayıs'ta tahmin etmiştik.  2009 yılındaki 5.0 depremi yine 9 gün arayla tahmin etmiştik. 2 depremde 9 gün önce işaretini vermişti" diye konuştu. 

  Yaklaşık bir haftadır üniversitelerde jeoloji, jeofizik ve coğrafya bölümlerindeki profesörlere mailler gönderdiğini belirten Sütçü, gerekli yerlerle görüştüğünü de ifade etti.
Sütçü, "Çünkü böyle bir depremin geleceğinin biliyordum. Kütahya tarafından bizi takip edenler çok. Orada bizi takip ettikleri için dikkatli olmalarını istedik. Oradaki halk zaten tedbirli oldu. Bundan sonrada Kütahya halkına 48 saat içeri girmemelerini tavsiye ediyorum. Kütahya ve çevresindeki olan depremleri artçılar çok oluyor. 
Deprem binaları yordu ve şu anda artçılarda genellikle binaları yorduğu için, yapılarda sağlam yapılmadığı için, binalar çok hasarlı ve küçük depremlerde yıkılabilir.  Bu deprem olmadan önce, Asya kıtasından bir iteleme meydana geldi. Bu Asya kıtasından itelemeyle beraber, şu andaki deprem oldu ve Türkiye'deki faylar bir zincir gibidir. Biri oynadığı zaman diğerlerini de oynatabiliyor. 5.4'ün üzerindeki deprem genellikle fayları oynatarak soğuk hava meydana getiriyor. Bu soğuk havayı meydana getirdikten 
sonrada biz, burada deprem olacağını tahmin ediyoruz" açıklamasında bulundu.  

ÖNCELİĞİ KÜTAHYA'YA VERMİŞTİ
  İstanbul'da meydana gelebilecek bir depreme ilişkin herhangi bir tahminde bulunmayan Sütçü, şunları söyledi: 
  "Şu anda İstanbul için gözlem ve deneylerimize devam ediyoruz. Kütahya'daki depremin işaretlerini aldıktan sonra, nerede olacağının sitemize yazdık. Kütahya'daki depremin işaretini hemen verdiği için, Kütahya'daki depremleri hiç kaçırmadık, hepsinin tahmin ettik.

Türkiye genelinde tahmin ettiğim depremler 450'yi aştı.  Tahminlerimiz yüzde 90 doğru çıkıyor. Kütahya'daki en önemli deprem işareti ise, havadaki beyazlıklar. Gökyüzüne bakarak oradaki bulutları inceleyerek, kızılötesindeki beyazlıkları çok 
farklı oluyor. Onları izleyerek depremleri inceliyoruz. Yeraltında hareketlenme olduğu zaman, gökyüzünde beliriyor. Buharlar gökyüzüne çıkıyor,   atmosferde dev bulutlar meydana geliyor. Bu bulutlarda depremin belirtisi oluyor. Atmosferde soğuk hava tabakasında yoğunlaşarak beyaz bulutlar meydana getiriyor. Bu bulutlarda depremin belirtisi oluyor. Dünya ölçeğine bakacak olursak, 10 gün önceden kendini gösterebiliyor. 10 gün önceden gösterdiğini için, son 3 günde tam belirti veriyor Genellikle Kütahya'yı ele 
alacak olursak, 9 gün önceden belirti oluyor ve deprem meydana geliyor. Karıncalar deprem olmadan önce ölüyor."
http://www.skyturk.net/haber/depremi-bulutlara-bakarak-bilen-adam-turkiye-1489.html

http://www.turkhaberler.net/medya/pazartesi-ekranda-deprem-var.htm

Türkiye'nin öğretmen kimlikli tek deprem uzmanı Kadir Sütçü TURKHABERLER'in Pazartesi günkü yayınlanacak ‘Deprem Özel Programının’ özel konuğu oluyor.

06 Ekim 2011 Perşembe 15:40
TH İSTANBUL – Dünyanın başının olduğu kadar Türkiye ve özellikle Marmara’nın da belası haline gelen ‘Deprem’ Kanal 34'de yayınlanan TURKHABERLER’in 10 Ekim Pazartesi günkü konusu oluyor.
 
Bugüne kadar yaptığı çalışmalarla gerek jeoloji gerekse meteoroloji biliminin yasalarını alt üst eden öğretmen  Kadir Sütçü, Cemal Bilge ve Sude Tan’ın konuğu oluyor
 
“Türkiye’yi şaşırtacak açıklamalar yapacak olan Kadir Sütçü’nün 10 Ekim Pazartesi günü söyleyecekleri izleyicilerimiz için çok önemli” diyen Cemal Bilge, “Bugüne kadar depremle ilgili ne söylediyse çıkan hocamızı stüdyomuzda ağırlayacak olmaktan mutluyuz. Bugüne kadar pek çok deprem uzmanıyla programlar yaptık, röportajlar yayınladık.

Bana kalırsa hepsi bu konuda kitap hocasıydı. Kadir hoca öyle değil. Bu adam yaptığı buluşlarla özellikle meteorolojinin yasalarını alt üst etti. Türkiye’de bir veya iki bilim dalını saf dışı bıraktı. Bu sebeple herkes onu izlemeli ve söyleyeceklerini harfiyen uygulamalı”
diye konuştu
***
http://blog.milliyet.com.tr/Deprem_tahmincisi_depremin_yerini_biliyor_/Blog/?BlogNo=212529
Deprem tahmincisi depremin yerini biliyor...

Gökyüzüne Bakmanız Yeterli
DOĞADAKİ PARAMETRELERİ GÖZLEMLEYİN
Düzce Üniversitesi’nde konferans veren Deprem uzmanı Kadir Sütçü, gözlem yapılarak doğadaki parametrelerden depremin tahmin edilebileceğini söylerken, özellikle yaz mevsiminde bu tehlikenin gökyüzüne bakılarak anlaşılacağını belirtti. 17.4.2012 - 17:28
Düzce Üniversitesi 6.kuruluş Yıldönümü ve 13 Mayıs Ulusal Peyzaj Mimarlığı Günü etkinlikleri kapsamında Peyzaj Mimarlığı Topluluğu’nun düzenlediği “Doğadaki Parametrelerin Gözlenmesiyle Deprem Tahmini” konulu konferansta konuşan Kadir Sütçü ilginç tespitlerde bulundu. “Eğer depremler olmazsa küresel ısınma olur” diyen Sütçü, depremin tahmin edileceğini, özellikle yaz mevsiminde gökyüzündeki değişikliğin fark edilebileceğini vurguladı. Sütçü, “Yaz mevsimi için gökyüzüne bakmamız yeterli. Lütfen gözlem yapın, benim gördüğümü sizde görün. Eğer 360 derecelik bir kızıllık varsa deprem olacak demektir.” Dedi. DÜ Konferans Salonu’nda Sütçü’nün verdiği bilgileri öğrenciler dikkatle dinlerken , Üniversite olarak ilk konferansını Düzce Üniversitesinde verdiğini ifade etti. Sütçü, “ Bütün dünya bilim adamları Türkiye’ye gözlem için gelecek. Türkiye gözlem yeri olacak. Yağışlar depremin paralelliğini gösteriyor. Türkiye’de 2001’de 2 bin 563 deprem meydana geldi. 2010’da 11 bin 332, 2011 yılında 18 bin 40 deprem meydana geldi. Van depreminin tetiklemesi devam ediyor. Japonlar hesap yapmalarına rağmen yanlış hesap yaptılar. Doğadaki parametrelerin gözlenmesiyle deprem tahmin edilebilir.” Dedi.
http://www.oncurtv.com/haber/DOGADAKI-PARAMETRELERI-GOZLEMLEYIN/58362
http://www.oncurtv.com/haber/-DEPREMIN-HABERCISI-/58367
Yukarıdaki iki linki tıklayınız.
Düzce Üniversitesi’nde konferans vermek için Düzce’ye gelen Deprem Uzmanı Kadir Sütçü, dün akşam Erol Tayhan’ın konuğuydu. Basına evinde karıncalar üzerine kurduğu deprem gözlem merkeziyle yansıyan Sütçü, karınca ve gökyüzü hareketlerini inceleyerek deprem tahminlerinde bulunuyor. Erol Tayhan’nın sorularını yanıtlayan Sütçü karınca kolonilerini incelemeye nasıl başladığını ise şu şekilde anlattı: Karıncaların ölümü depreme işaret “11 Kasım 1999 yılında bahçede gezerken erik ağacının gölgesinde karınca kolonisi dikkatimi çekti. Karıncalar kümeleşmişti. 12 Kasım'da da Düzce depremi oldu. Daha sonra koloniler incelemeye başladım. Karıncalar koloni halinde yaşar ve bu topluluğuna sadece ana karınca komut verir. Ana karınca yuvayı terk ettiğinde büyük bir deprem işareti olarak kabul edilir. Karıncaların yüzde 80 öldüğünde 7 şiddetindeki bir depremi çağrıştırıyor. Karıncaları evimde izliyorum. 12 kolonim var. Her birinde bin karınca olduğunu düşünürseniz evimde 12 bin karınca var. Karıncaların ölümüyle gökyüzünde de değişiklikler meydana geldiğini gördük ve şimdi gökyüzündeki değişimleri de inceliyoruz. Gökyüzünü incelemeye başladıktan sonra depremin bilinmezliğini bana göre sıfır noktaya geldi.” Türkiye’de yarım saatte bir deprem atıyor Fay haritasına bakıldığında Türkiye’nin farklı bir bölgede bulunduğunu söyleyen Sütçü; “Sismoloji bakımından düşündüğümüzde Türkiye’deki depremler yüzeye yakın depremlerdir. Her saat başında ya da yarım saatte bir deprem atıyor.” dedi. Meteorolojinin kullanmış olduğu kızıl ötesi haritalardaki beyazlıkları inceleyerek depremleri tahmin ettiklerini ifade eden Sütçü, “Kızıl ötesi haritalarda sıcak bölgeler siyah, soğuk bölgeler beyazla gösterilir. Sıcak bölgelerde suların buharlaşması da siyah göründüğünden dolayı beyazlıkların kaynağının tamamı su buharı değildir. Deprem öncesinde çıkan partiküllere tutunan su buharı da atmosferde partiküllerle gazlarla yükseklerde yoğunlaşarak beyazlıkları meydana getirirler. Su buharı yağış olarak geri dönerken gazlar atmosferde gezinir. Biz bu partikülleri inceleyerek depremleri tahmin ediyoruz."dedi. Özellikle yaz mevsiminde gökyüzündeki değişikliğe dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizen Sütçü; gökyüzünde 360 derecelik bir kızıllığın deprem habercisi olduğunu belirtti.
***