| |
Kadir Sütçü Kimdir?
***

1. Dinlemek için burayı tıklayın. http://www.dkos.org/tv8haberaktif.wmv
***
2. Dinlemek için
burayı tıklayın. http://www.beyazgazete.com/video/2011/05/20/karincalar-depremi-bildi-mi-tgrthaber.html
***
Emekli olmadım. Halan çalışmaktayım.
3. Dinlemek için burayı tıklayın.
http://www.nethaber.com/video/4687/depremi-9-gun-onceden-bildi.html
***
4. Dinlemek için burayı tıklayın.
http://www.beyazgazete.com/video/2010/11/13/bulutla-deprem-tahmini-atv.html
***
Ne güzel şey... Dostlar başına...
Hep söylerim ya, zaman zaman güzel şeyleri yazmak, güzel olayları dile getirmek bana moral verir ve yazı yazma aşkımı kamçılar. Sanki o gün daha sağlıklı ve daha zinde olurum. İşte benim için bugünde o günlerden biri...
1988 yılında Erzurum'da doğan Pınar Başaran 4 yıl önce beyin tümörü teşhisi ile ameliyat olan ve ameliyattan birkaç saat sonra da babasını kaybeden bir kız çocuğu. Annesi evlerde günlük çalışarak geçimini temin etmekte. İlkokulu bitiren Pınar'ın şimdiki hayali moda tasarımcısı olmak... Bu düşüncesini annesine açtığı zaman, kadıncağız önce, "Paramız yok kızım. Seni nasıl yollarım" diyor ama bir kez olsun şansını denemek için M.E.B'nın Anadolu Meslek Kız Lisesinin yolunu da tutuyor. Ve büyük süprizin başlaması da bundan sonra...
Kayıtlardan sorumlu öğretmen Kadir Sütçü çocuğunu okula kaydettirmek isteyen anneyi dinlerken gözleri dolu dolu oluyor. Bu arada okulun moda tasarımı bölümünde okumak isteyen küçük Pınar'ın gözlerindeki pırıltıdan yola çıkan yılların öğretmeni duygulanıyor ve "Ne olursa olsun bu çocuğu kazanmalıyız..." diyor. Sağda-solda araştırma yapılıp ailenin mali durumu iyice anlaşılınca, okul idaresi ona kucağını açıyor ve küçük Pınar'ın okul masraflarını karşılamak amacı ile, Türk Tekstil Vakfı'nın bursunu veriyor.
Şimdi Pınar arzu ettiği okula kavuştuğu için çok mutlu. Eğer sınıfını teklemeden devamlı geçerse kendisine tahsis edilen bu burs ile üniversiteyi bitirene kadar okuyabilecek. Ve gün gelecek televizyonlarda hayranlıkla seyrettiği defilelere bir gün kendi imzasını atabilecek bir moda tasarımcısı olacak.
İşte yazdığım bir sürü çirkin konunun yanında böyle güzellikler beni çok mutlu ediyor. Bunu yazarken düşündüm, ülkede kim bilir daha kaç tane PINAR gibi kız çocuğu var.
Ama
Kadir Sütçü gibi öğretmen kaç tane kaldı ki?.
ÇARŞAMBA 23 EYLÜL 1998 http://arsiv.sabah.com.tr/1998/09/23/Y17.html
Depremi bir gece önceden bildi
Depremi önceden bilmek mümkün mü? İstanbul'u da etkilemesi beklenen
büyük Marmara Depremi ne zaman olacak? Tüm bu sorular bir yana dün
binlerce kişi mail adresini açtı ve bir mesajla karşılaştı... Mesajda
Balıkesir'de 10 Temmuz 2008'de deprem olacağı yazıyordu... Bu mail
Kadir Sütçü tarafından geldi...
HABERTURK.COM MUHABİRİ BEGÜM ÇELİKKOL'UN ÖZEL HABERİ
Ziraat Mühendisi ve İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü Eğitici Bilgisayar
Formatör Öğretmeni Kadir Sütçü bu konu üzerine karınca ve bulut
hareketlerini inceliyor ve oluşturduğu web sitesinde olacak depremleri
günü ve saatiyle yayınlıyor.
İŞTE DEPREMİ BİLDİREN KARINCALAR. TIKLAYIN
Özellikle de karınca hareketlerinin depremle büyük bir ilgisi olduğunu
söyleyen Sütçü: "Depremlerin olacakları yerler ve biliniyorsa zamanı
kestirmek için güvenli bir metod üzerinde çalışmalarımızı
sürdürmekteyiz. 24 saat önceden depremlerin olup olmadığını bilmekteyiz.
Hava durumu gibi önceden tahmin yapmaktayız. Karınca kolonileri ana
karınca olmaksızın yaşamlarını devam ettiremezler. Bir kolonide 7-8 tane
ana karınca olabiliyor. Biz ana karıncaları takip ediyoruz. Ana
karıncalar yerin 1 mt derinliğinde yaşayan en güvenlikli odalarda olur.
Yiyecek taşımazlar. Bütün kolonilerin cinsiyetlerini değiştirmede
yetkilidir. 3 katı kadar büyüktürler. Şunu istiyorum yetkililerden
bebeğin cinsiyeti nasıl tespit ediliyıorsa yerdeki ana karıncaların
takibini yapan bir program ve alet ihtiyacımız var. Hava durumu gibi her
ilde vermemiz mümkündür. Bunun dışındaki hiçbir yöntem de depremleri
hava durumu gibi vermeye mümkün değildi. Karıncaların ölümü deprem
büyüklüğüne eş değerse olay tamamdır."
UZUN BİR ARAŞTIRMA SÜRECİ
Kadir Sütçü 1999 Marmara Depremi sonrasında çalışmalarına başladığını
kaydetti ve şunları ekledi: "11 Kasım 1999'da bahçemde gezerken bir erik
ağacı var. Özel bir ağaç. O erik ağacının gövdesinde karıncaları gördüm.
Dikkatimi geçti. Sıradışı davranışlar içindeydi. Bu karıncalar depremden
mi kaçtılar diye incelemeye başladım. Ve ertesi gün 12 Kasım Düzce
depremi gerçekleşti. O günden sonra oğlumla birlikte karar aldık
incelemeye başladık. Kolonileri oluşturdum. 2004'te bir eğitimde
öğretmenlere ders veriyordum. Proje yaptırdım onlara. Projeniz
karıncaları incelemek. Sıra dışı davranışları nelerdir_? Depreme duyarlı
canlılar mıdır? Onların projesinin sonucu: 'Karıncalar depreme
duyarlılık gösteriyor oldu.' Daha sonra bu projeyi sayısal olarak
inceledik. Bir grup matematik öğretmeniyle konuştum. Karıncalar ve
bulutlarla ilgili inceleme yaptılar. Ve onların tezinde de ortak sonuç
karıncaların depreme duyarlı hayvanlar olduğuydu"
BALIKESİR DEPREMİ SİTEDEYDİ
Sütçü'nün oluşturduğı web sitesinde gece 00:00'da bir mesaj dikkatleri
çekti. Mesajda yazan şuydu: "İstanbul'a uzak bir yerde ancak İstanbul'un
etkileneceği bir yerde hafif şiddette deprem olacak"
Bu depremi bilmek için Sütçü şöyle bir araştırma yaptığını anlattı: "5.0
büyüklükte bir depremin meydana gelebilmesi için evde 12 bahçede 12 özel
yuvalardaki farklı türdeki kolonilerin 4 saat aralıklarla takipleri
incelendi. Karınca yürürken düşüyor, sinirli oluyor, dağınık yürüyüş
yapıyor. Bu karınca kolonileri Balıkesir'i işaret ediyordu"
KARINCA ÖLÜMLERİ NEYE İŞARET EDİYOR?
Sütçü büyük depremlerin oluşunu karınca ölümlerine bağladı: "Ölüm
gerçekleşirse 7 büyüklüğündeki depremi işaret ediyor."
İSTANBUL'DA NE ZAMAN DEPREM OLACAK?
"Öyle bir bulgu yok. Diğer karınca türleri de oynamış olsaydı ufuktaki
bulutlar da kırmızı olsaydı İstanbul'da büyük bir deprem olabilirdi."
Bilmek ayrı birşey yaşayanları hayal etmek ayrı. Dün sabah gözlemimde
bulutlara baktığımda akşam bulutlarına bakacağım ve karar vereceğim
dedim. Resimde 2 tane çizgi var kırmızı. Kırmızı iki çizgi İstanbul'a
uzak altta kırmızı ton fazla olsaydı daha İstanbul diyecektim. Karınca
hareketleri hızlansaydı İstanbul'da olacak."
YUNANİSTAN FAYLARI İSTANBUL'U YAĞMUR ŞEKLİNDE ETKİLİYOR
Sütçü'den ilginç bir yorum daha: "Yunanistan'ın güneyinde faylardan
çıkan enerji İstanbul'da yağmura dönüşüyor. Bunu bir yıldan beri
inceliyorum. Deprem öncesi faylardan çıkan enerji İstanbul üzerinde
yoğunlaşıyor. Ve yağmur yağıyor"
İŞTE DEPREMİ ÖNCEDEN BİLMEK İÇİN GEREKEN PARAMETRELER
1- Evde ve dışarda bulunan köpeklerin sebepsizce havlaması, hırlaması ve
uluması
2- Bahçede bulunan yılanların, farelerin, kertenkelelerin, solucanların
yuvalarını terk edip, yüzeye çıkması
3- Martıların, kargaların, serçelerin gökyüzünde değişik hareketler
sergilemeleri ve ses çıkarmaları
4- Bahçedeki ya da balkondaki saksıda bulunan bitkilerin zamansız olarak
çiçek açması, yapraklarının kuruması
5- Evde çalışan elektrikli ev aletlerinin sıradışı hareketler
göstermesi. İnternet hızının yavaşlaması, bilgisayar ekranının tarih ve
saatinin değişimi voltaj durumunun değişmesi
6- Ufuktaki bulutların kırmızılığının artması
SİTESİNDE YOK YOK
Kadir Sütçü hava durumu gibi deprem tahmini yapıyor. Ve bu tahminleri
web sitesinde yayınlıyor. Sitede, tahminlerin bilimsel arka planları da
bulunuyor. Siz de Sütçü'nün web sitesini ziyaret edebilirsiniz. www.dkos.org
adlı internet sitesinden deprem verilerine
ulaşmanız mümkün...
11 Temmuz 2008
Begüm Çelikkol/ HABERTURK.COM
Evini Rasathaneye çevirdi
17 Ağustos 2008 Pazar
İSTANBUL - Osman SAĞIRLI
EVDE 24 YUVA
Karıncaların depremi önceden haber verdiğini söyleyen Kadir Sütçü,
evinde oluşturduğu 24 yuvada günlük gözlemler yapıyor.
Kandilli’yle Marmara Denizi’nden komşu olan Türkiye’nin ilk
sivil rasathanesinin sahibi Kadir Sütçü, deprem uzmanları ile amansız
bir mücadele veriyor...
Telefonla küs olduğumuz anlardan biri... Ama nasıl ısrarcı, adeta
yırtınıyor! İş arasında çalan telefonlardan oldum olası haz etmem. Açsam
mı açmasam mı Nereye açmıyorsun? Yurttan sesler korosu gibi bağırıyor.
Elim ahizeye uzanıyor... Alooo!
- Beyefendi! Dün aradım bana inanmadınız. Bakın deprem oldu!
- Af edersiniz kimi aradınız?
- Siz gazeteci değil misiniz? Halkı bilgilendirme mesuliyetiniz yok mu?
İnternetten Kandilli’nin sayfasına girin bakın, işte deprem oldu!” Buna
benzer telefonlara alışığız, eli mahkum muhatap olacağız. Kimi arayıp,
“yabancı istihbarat örgütleri beynime çip yerleştirdi, takip ediliyorum”
der, kimi de “bırakın beni petrol bulayım” diye sallar. Burayı patent
enstitüsü mü sanıyorlar bilmem, define bulanların gıkı çıkmıyor ama...
Karşımızdakini incitmemeye özen gösteriyoruz. Bazılarına Bakırköy’ün,
bazılarına da TÜBİTAK’ın numarasını verip vedalaşıyoruz... Ancak
telefondaki sesin sahibi iki kategoriye de oturmuyor. Sitemleri sineye
çekip, mevzuya giriyoruz.
ÖĞRETMENİN FENDİ...
Adı Kadir Sütçü...
Eğitim Fakültesi İngilizce Bölümü ve Ziraat Fakültesi’nden mezunmuş.
Öğretmenlik yapıyor. Kararlaştırdığımız saatte Baltalimanı’ndaki tek
katlı evinin bahçe kapısındayım. Ben öyle fanuslar içinde özenle korunan
karıncalar falan göreceğim umuduyla “şunlara bir baksak” diyorum. Kadir
Bey gayet sakin... “Bir soluklan hele” diyor, “Acelen ne? Bak bir iki
tanesi tura çıkmış geziyor. Çay içelim yatak odasında, banyoda, şu
koltuğun arkasında mutfağın köşesinde evin içinde muhtelif yerlerde 12
yuva mevcut, 12 de bahçede, hepsini görürsün, kaçmıyor ya.” Başlıyor
anlatmaya: “17 Ağustos depreminde Alanya’daydım. Depremin etkisini
İstanbul’a dönerken yolda gördüklerimle hissettim. Fakat 11 Kasım 1999
günü bahçemdeki erik ağacını karıncaların, petekten kaçan arıların
ağaçlara sardığı gibi sarmış olduğunu gördüm. Ziraat Fakültesi mezunu
olduğumdan dolayı da bu durumu sıra dışı bir davranış olarak
değerlendirdim. Ertesi gün 12 Kasım’da Düzce depremi oldu. İstanbul
sallandı. O tarihten itibaren karıncaları izlemeye aldım.”
Türkiye’de gitmediği uzman, çalmadığı kapı kalmadığından lakin her kapı
bir öncekine göre daha gürültülü bir şekilde suratına kapandığından
bahsediyor... Hasılı İngilizce bilmenin avantajını kullanıp internet
üzerinden yabancı sitelere ulaşıyor, aradığını da buluyor. Bu arada
karıncalarla ilgili bilgiler topluyor. Netice de karınca kolonileri
kurmadan gözlemenin sağlıklı olmayacağına kanaat edip işe koyuluyor.
Bir, iki, üç derken bahçede kurduğu koloni sayısı 12’ye ulaşıyor. İmar
izni yok, tapu derdi yok. Kışın bahçede karınca takip etmenin güç
olduğunu düşünerek 12 koloni de evinde kuruyor. Her birinde 1000
karınca...Başlıyor yuvaları izlemeye... Bir elinde kağıt bir elinde
kalem, bir öncekinden farklı gördüğü her yuvayı bir bir not ediyor.
Ardından da yakın civarda olan depremleri takip edip notları ile
karşılaştırıyor. Dile kolay tam 7 sene bu koşuşturmaca sürüyor.
6038 İSABETLİ TAHMİN!
“Karıncılar yuvayı terk ediyorsa, yiyeceklere ilgisiz kalıyorsa,
koloniler kümeleniyorsa, yollarını şaşırıyorlarsa, sinirli ve telaşlı
bir şekilde geziyorlarsa, yolda giderken düşüyorlarsa” deprem geliyor
sonucuna varıyor...” Bununla da kalmıyor hangi yuvalardaki
hareketliliğin nerede kaç şiddetinde depremin habercisi olduğunu da
tecrübe ediniyor zamanla. Ve ‘bu iş tamam’ dediğinde depremle ilgili kim
varsa kapısını çalıp durumu anlatıyor. Kim bilir belki de “tebrik,
aferin” bekliyor. Kimi ‘biz seni ararız’ diyor, kimi ‘git işine
kardeşim’ diyerek dudak büküyor. O da bu sistemi internet üzerinden
yayınlamaya karar veriyor. Karıncalar söylüyor o yazıyor. Daha şimdiden
6038’i bulan raporda, 2.4 şiddetindeki tahmini bile yeri ile birlikte
yazıyor. Sonuçta ne mi oluyor? Rasathane sonuçları çıktıkça tahminlerin
altında bir satır daha ekleniyor. Kısacası her seferinde rüştünü ispat
ediyor.
Dört ayaklı sensör
Kadir Sütçü’nün bahçesinde lakayt bir şekilde beni izleyen köpek göz
doldurmuyor. Amma velakin, Kadir Bey bunu ret ediyor. “Hiç olur mu”
diyor, “O bir uzman, sadece deprem olacağı zaman havlar. Aman sussun ben
razıyım!..”
Merceğe takılanlar
Çaylar bitiyor, söz bitmiyor... Kitabi bilgiyi pratiğe dökme zamanı
geliyor. Mahir karıncaları yuvalarında da göstermek istiyor. Elde mercek
başlıyoruz oda oda dolaşmaya, Kah Ankara-Çorum, kah Ege-Yunanistan’dan
bilgi veren karınca istasyonlarını inceliyoruz. Çok anlarmışım
gibi; “3 numara temiz, 5 numarada kısmen yoğunlaşma var. Bazıları
sersemleşmiş” gibi bilgiler veriyor. “2 milim karıncanın sersemleştiğini
nasıl anladın?” diyeceksin. Neticede 24 koloniye “mercek tutuyoruz”. O
günkü kanaatlere göre Balıkesir’de 3-3.5 arasında deprem bekliyor. Ancak
ben yazmıyorum, panik çıkarsa altından kalkamam...
“Müneccim değilim”
Kadir Sütçü, bugüne kadar önceden internet sayfasına aktardığı İzmir,
Yunanistan, Ankara, Çorum, Balıkesir, hatta 2.4’lük Kemerburgaz’daki
isabetli tahmin raporlarına rağmen insanların olayı kabullenemediklerine
şaşırıyor. “Söylediklerime niye inanmazlar ki?” diye içerliyor. Bilim
adamlarının “beyin küçüldükçe algılama şiddeti büyür” tespitini
hatırlatıyor. “Ben müneccim değilim ki! Depremden
önce elektromanyetik dalgalanmalar olur. Karıncalar bunu hissediyor ve
kaçıyorlar.” Kadir Bey, sadece merakını gidermek üzere başladığı işin bu
kadar yorucu olacağını düşünemediğinden dem vuruyor... Uzun sözün kısası
şimdilik 40-41.5 enlem 26-30 boylam arasını takip edebiliyor. Acaba
diyorum, “Çeşitli yerlere karınca istasyonları kurulsa... Bilgiler
bilgilere eklense de geliştirilmeye çalışılsa...”
http://www.turkiyegazetesi.com/haberdetay.aspx?haberid=384704
Depremi karıncayla
tahmin ediyor
09 Ocak 2009 / 00:08
Evinde 24 karınca kolonisi kuran
öğretmen Kadir Sütçü, depremleri
önceden tahmin ediyor.
Karıncaların yuvadan kaçma, sağa sola devrilme, ateş
üzerindeymiş gibi yürüme, yol şaşırma, kasılma,
havale geçirme gibi davranış bozukluklarıyla ve
sebepsiz ölümleriyle İstanbul'da deprem olup
olmayacağını ve depremin büyüklüğünü tahmin eden
Sütçü, her ile "koloni takip merkezi" kurulması
gerektiğini vurguluyor.
Olası bir İstanbul depremini tahmin etmek İçin
evinde 24 karınca kolonisi kurmasıyla basına
yansıyan öğretmen Kadir Sütçü, şimdi karıncaların
yanı sıra uydu fotoğraflarından da deprem tahmini
yapıyor. 1 Temmuz 2007 tarihinden beri her gün web
sitesinde karıncalardan yola çıkarak yaptığı deprem
tahminlerini yayınlayan Sütçü, İki aydır da uydudan
deprem bulutlarını takip ederek tahminlerde
bulunuyor. Biz de bir haftalığına bu tahminlerinin
tutup tutmadığını izledik. Antalya, Bilecik, Çin,
Sumatra ve Ege Denizi için yaptığı tahminlerin hepsi
gerçekleşti.
Basında "karıncalarla depremi bilen adam" olarak
tanınan ve İstanbul Sarıyer İlçe Milli Eğitim
Müdürlüğü'nde Eğitici Bilişim Teknolojileri Formatör
öğretmeni olarak görev yapan Sütçü, karıncaların
deprem Öncesi gösterdiği 15 rutin hareket olduğunu
ve bu hareketlere göre depremin büyüklüğünün tahmin
edilebileceğini söylüyor. 11 Kasım 1999 tarihinden
bu yana, altı saat aralıklarla karıncalarını
gözlemleyen ve durumlarını not eden Sütçü, Tokat
Gaziosmanpaşa Ziraat Fakültesi ve Marmara
Üniversitesi Eğitim Fakültesi mezunu.
Baltalimanı'ndaki evinde ziyaret ettiğimiz Sütçü,
bize çalışmalarını, tahmin yöntemlerini ve deprem
tahmini yapmaya nasıl başladığını anlattı. Sütçü'nün
hikâyesi bir erik ağacı ile başlıyor: "11 Kasım 1999
günü bahçemde gezerken, karıncaların yuvalarından
kaçıp erik ağacının gövdesine dolandıklarını gördüm.
Ziraatçı olduğum İçin dikkatimi çekti tabii. Ertesi
gün 12 Kasım'da Düzce depremi oldu, O günden sonra
gözümü karıncalardan ayırmamaya karar verdim. Yarısı
bahçemde, yansı evde ve her birinde biner marangoz
karınca olmak üzere 24 kolonim var. Dokuz yıldır
Kandilli Rasathanesinin deprem kayıtlarıyla
karıncalarımın hareketlerini karşılaştırıyorum.
Depremden birkaç gün önce sıra dışı davranırlarda
bulunduklarını tespit ettim."
KARINCALARIN 15 KRİTİK HAREKETİ!
Peki Kadir Sütçü'nün mikroskop yardımıyla incelediği
bu karınca hareketleri neler? Karıncaların ilk sıra
dışı hareketi elbette yuvadan dışarı çıkmaları.
Ardından düşme, sağa sola devrilme, ateş
üzerindeymiş gibi yürüme, yol şaşırma, dağınık
yürüme, yuva ağzında kümeleşme, kasılma, uyuşukluk
ve havale geçirme hareketleri geliyor. Bu
hareketler, 4.0 büyüklüğüne kadar olan önemsiz bir
depreme işaret ediyor. 4.0 ile 5.0 arası depremlerin
öncesinde ise saydığımız tüm sıra dışı davranışların
yanı sıra, sebepsiz yere her koloniden yüzde 20-30
civarında karınca ölüyor. 5.0 ile 6.0 büyüklük
aralığındaki depremlerden önce de sıra dışı
davranışlara yüzde 40-50 oranında ölüm ekleniyor.
Depremin büyüklüğü 7.0'a vuruyorsa bu oran yüzde
60') buluyor. 7.0 üzeri depremlerden Önce İse
kolonilerdeki karıncaların yüzde SO'i nedensizce
ölüyor. Bu toplu ölümden önce yıldız şeklinde bir
küme oluşturan karıncalar ölüme de hep birlikte
gidiyor. Sütçü, karıncaların depremden önce
yeraltından gelen elektromanyetik dalgalanmalardan
rahatsız olarak bu tür sıra dışı davranışlarda
bulunduklarını ve öldüklerini söylüyor.
KARINCALARI KUVARS ÇARPIYOR
Sütçü'nün bu açıklaması akla yatkın. Üstelik
bilimsel desteği de var. Kocaeli Üniversitesi
Jeofizik Mühendisliği bölümünden emekli öğretim
üyesi Prof. Dr. Uğur Kaynak'ın www.sismikaktivite.org
adresinde yayımlanan "Üç deprem bulutu" başlıklı
makalesinde, Sütçü'nün ''elektromanyetik dalgalanma"
dediği durum şöyle anlatılıyor: "Deprem
yaklaştığında gerilen ve bükülen kayalann
içerisindeki SiO2 bile§İmli kristaller,
moleküllerindeki silisyum atomlarının elektron
yörüngelerinden, atomların dışına çok miktarlarda
elektron fışkırtırlar." İşte buna, yani kristal
yapıdaki cisimlerin kendilerine dışarıdan uygulanan
basınç miktarı ile orantılı olarak elektrik üretme
özelliğine "piezoelektrik" olay deniyor. SiCVnİn saf
hali olan ve yeryüzünde fazlaca bulunan "kuvars"
kristali, fay hatlarında "piezoelektrik" olaya sebep
oluyor. Prof. Dr. Uğur Kaynak, makalesinde bu durumu
kolay anlaşılabilmesi için şöyle açıklamış:
ÇAKAR ÇAKMAZ ÇAKAN ÇAKMAK
"Piezoelektrik olayın en güzel uygulaması, ilk
geldiğinde 'çakar çakmaz çakan çakmak' diye reklamı
yapılan manyetolu çakmaklarda görülebilir. Ancak bu
tertibata Türkiye'de yanlışlıkla manyetolu çakmak
adı verilmiştir. Dikkat ederseniz çakmağın
İçerisinde döndürülen bîr manyeto olmayıp, onun
yerine, tepesine küçük bir çekiçle vurulan bir
kuvars kristali vardır. Minicik bir çakmak
İçerisindeki minicik bîr kuvars kristali,
parmağınızdan aldığı mekanik enerji ile, yaklaşık
15-20 bin voltluk bir elektrik yükü atlaması
(şerare) oluşturduğuna göre, varın siz bir fay
zonundaki milyarlarca ton kuvars kristali eğilip
büküldüğünde, ne kadar elektron fışkırtır hesap
edin. Kısacası, levhaların hareketi dolayısı İle
gerilim altında kalan deprem odaklanndaki (fay
zonlarındaki) kayaç gerginliği dayanılmaz düzeylere
çıktığında, yani depreme az bir zaman kala, hem
magnetik hem de elektrostatik enerji salınımları
olur."
KARINCALAR GÖNEN DEPREMİNİ BİLMİŞTİ
Sütcü'nün karıncaların ölümüne sebep olduğunu
söylediği "elektromanyetik dalgalanma", Prof.
Kaynak'ın söz ettiği "piezoeiektrik olay" olabilir.
Karıncaların bu olayı depremden birkaç gün önce
hissetmeleri, hareketlerini takip ederek depremden
korunmamızı sağlayabilir. Sütcü'nün karıncalarıyla
Önceden tahminde bulunduğu ve beş saat öncesinden
basma mail atarak haber verdiği en etkili deprem, 10
Haziran 2008'de Balıkesir Gönen'de meydana gelen ve
İstanbul'da da hissedilen 4.9 büyüklüğündeki deprem.
UYDUDAN DEPREM BULUTLARINI DA İZLİYOR
Kadir Sütçü, karıncaların yanı sıra bir yıldır da
uydudan bulut fotoğraflarını takip ederek çeşitli
ülkeler İçin deprem tahminlerinde bulunuyor.
Uydudan veya çıplak gözle görülen ince uzun
bulutların deprem habercisi olduğunu söyleyen Sütçü,
günlük olarak sitesine tahminlerini yazıyor. Bu
tahminler üç-beş gün İçinde genellikle tutuyor. Buna
bizim de şahit olduğumuzu söylememiz bu noktada
yanlış olmaz. Kendisiyle röportaj yaptığımız gün (24
Aralık), Antalya ve Balıkesir civarında hafif
şiddette depremler olacağını söylemişti. Ertesi gün
Antalya'da ve Bilecik'te deprem olduğunu Kandilli
Rasathanesi'nin web sitesinden gördük. Sütçü bu
görüşmemiz sırasında yurtdışına yönelik olarak da
bir tahminde bulunmuş, bir gün önce farkına vardığı
Hindistan'dan Çin'e kadar uzanan ince bulutu uydu
görüntüsü üzerinden bize de göstererek, Çin'de
4.0-5.0 büyüklüğünde bir deprem olacağını iddia
etmişti, iki gün sonra 26 Aralık'ta gerçekten de Çin
ve Pakistan'da iddia ettiği şiddet aralıklarında iki
deprem gerçekleşti. 27 Aralık tarihinde de
Endonezya, Sumatra'da 5.5-6.5 büyüklüğünde deprem
olacağını söylemişti ki, 30 Aralık'ta Sumatra'nın
kuzeyinde 5.9 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.
Sütcü'nün 28 Aralık'ta Ege denizi açıklarında ve
Yunanistan'da 4.0'dan büyük bir deprem olacağı
tahmini ise, hemen ertesi gün Ege denizinde
gerçekleşen 5.2 büyüklüğündeki deprem ile
gerçekleşmiş oldu. Merak edenler www.dkos.org
adresinden Sütcü'nün günlük tahminlerini okuyup, bu
tahminlerin gerçekleşip gerçekleşmediğini takip
edebilir. Bilim adamları da yıllardır uydu
fotoğraflarından ve gözle takip edilebilen alçak
bulutlardan deprem tahmini yapabilme konusunda
çalışıyor. NASA ve DEME-TER projesi tarafından
desteklenen İngiltere Meteodeprem Araştırma Merkezi
Başkanı Ronald Karel, deprem bulutları üzerine
çalışan en tanınmış isimlerden. Prof. Dr. Uğur
Kaynak'ın "Üç deprem bulutu" başlıklı makalesinde de
bu ince ve uzun deprem bulutlarına "piezoeiektrik
olay" denen elektron fışkırmalarının sebep olduğu
anlatılıyor.
SÜTÇÜ'NÜN TAHMİNLERİNİ ABD DE İSTİYOR!
Amerika Birleşik Devletleri Jeolojik Araştırmalar
Departmanı (USGS) da Kadir Sütcü'nün çalışmalarını
yakından takip ediyor. 27 Kasım 2008'de Panama'nın
Costa Rica sınırı yakınlarında meydana gelen 6.2
şiddetindeki depremi 10 gün öncesinden tahmin eden
Sütçü, bu tahminini bir rapor halinde e-mail
aracılığıyla USGS'ye göndermiş. USGS yetkilileri ise
bunun üzerine Sütçü'den ABD deprem tahminlerini
devamlı olarak kendileriyle paylaşmasını talep
etmiş. Sütçü, ABD üzerindeki tahminlerini artık USSS
yetkililerine gönderiyor. Sütcü'nün, linda@usgs.gov
mail hesabıyla yaptığı yazışmaları kendi
güzlerimizle de gördük.
'HER İLE KOLONİ TAKİP MERKEZİ KURULMALI"
Kadir Sütçü, karıncalar ve bulutlar üzerine yaptığı
çalışmalarını 1 Aralık 2008 tarihinde Sarıyer ilçe
Milli Eğitim Müdürlüğü'ne verdi. İlçe tarafından İl
Milli Eğitim Müdürlüğü'ne, oradan da Millî Eğitim
Bakanlığı Projeler Kurulu'na gönderilen çalışmalar,
eğer uygun görülürse Başbakanlık ve
Cumhurbaşkanlığına iletilecek. Kadir Sütçü, eğer
görevlendirilirse seve seve çalışmalarına devam
edeceğini söylüyor ve her ile karınca kolonisi takip
merkezleri kurulması gerektiğini belirtiyor. (Aktüel
dergisi)
Bizi Kim Kandırdı?
28 Ocak 2009 / 15:50
Bizi kim kandırdı? Hani deprem önceden bilinmezdi?
"Depremler
önceden bilinemez" tezi tartışmaya açıldı. 10 yıldır
deprem üzerine
araştırmalar yapan Eğitici Bilişim Teknolojileri Formatör Öğretmeni
Kadir Sütçü, bulduğu E-dalga yöntemiyle (Elektro manyetik enerji
dalgalanması ) Marmara Denizi'ndeki depremlerle
birlikte dünya üzerinde de birçok önemli
depremi tahmin etmeyi başardı. E-dalga
yöntemiyle 314, karıncalarla da 6800 isabetli tahminde bulunan Sütçü, bu
çalışmalarını ücretsiz olarak hem internet
sitesinde (www.dkos.org) yayınladı, hem de ilgili kurum ve kuruluşlara
gönderdi.
UYDUDAN TAHMİN
NASA tarafından çekilen uzay fotoğraflarını dünyadaki değişik
meteoroloji istasyonlarının 'yağmur mu yağacak?',' kar mı yağacak ?'
diyerek yakın takibe aldığını kendisinin ise 'nerede kaç büyüklüğünde
deprem olacak?' diyerek incelediğini söyleyen Kadir Sütçü, "
Havadaki bulutların hepsi birer yağmur bulutu değildir. Bu bulutlar fay
hatlarından çıkan enerjiyi işaret ediyor" dedi. Sütçü, uydu fotoğrafları
ile yapılan tahminlerde karada 10, denizde ise 5 gün öncesinden
depremin işaretlerinin alındığını söyledi.
ENERJİNİN FOTOĞRAFI
1986 yılından sonra NASA tarafından çekilen uydu fotoğraflarına
bakıldığında
depremlerin tahmin edilememesinin
bilimin suçu olduğunu savunan Sütçü şöyle konuştu; "Bu bulutlar iyi
incelendiğinde çoğunun yağmur bulutu olmadığı açık. Elimizdeki dünya fay
haritası incelendiğinde bulutlanmaların buralarda olduğu açık. Bu da bu
bölgedeki fay kırıklarından çıkan enerjiyi gösteriyor. Bulutların
verdikleri işaretlere göre
depremlerin nerede, ne zaman ve kaç
şiddetinde olacağı ortaya çıkıyor. Ben bunu ispatlıyorum. Öyleyse ölen
bu insanlardan bilim sorumludur."
AFRİKA'DA
DEPREM YOK
Depremle yağmur arasında bağlantı
olduğunu da kaydeden Sütçü, her bulut için şimdilik bunu söylemenin
imkansız olduğunu söyledi. Sütçü şunları söyledi; "Kesin olarak
söyleyebilirim ki, yağmur yağan ülkelerde
deprem görülme sıklığı oldukça fazla.
Fay kırıklarından çıkan enerji havadaki mevcut bulutları tetikliyor ve
yağmur yağıyor. Mesela Japonya, Endonezya, Tayland buralar çok yağmur
alan ülkeler aynı zamanda
depremin de sık olduğu yerler. Oysa ki
Afrika'da
deprem olmuyor, yağmur görülme oranı ise
oldukça az. Buraya baktığımızda sadece Kongo'da
deprem var"
FAKÜLTELERE DERS OLMALI
Türkiye'deki
üniversitelerin
Deprem Mühendislik Bölümlerine
Uzay-Meteoroloji-Deprem
konuları içerikli bir ders eklenmesi gerektiğini de belirterek, "Bu
dersi alan
öğrenciler,
deprem tahmini yapacak şekilde
bilgilenmiş olacaklar.
Deprem kuşağında olan ülkemizde
yetişecek uzmanlarımız sadece
deprem sonuçlarını belirliyor. Ama ben
daha fazlasını yapabileceklerine eminim. Buradan ilgililere
sesleniyorum. Elimdeki bilgi ve belgeleri, yaptığı bütün çalışmaları
ücretsiz olarak bilimin hizmetine sunmaya hazırım. Hiç bir maddi
beklentim yok . Bütün çabam insanların
depremden ölmemesi" diye konuştu.
AMERİKA YAKIN TAKİPTE
Sütçü'nün yaptığı çalışmalar ülke sınırlarını da aşmış durumda.
Teksas'ın El Paso bölgesinde 10 Kasım 2008 tarihinde bir
deprem işareti alan Sütçü, Birleşik
Devletler Jeoloji Araştırma Kurumu'na (USGS) bir mail atarak Amerikalı
deprem bilimcilere "Bölgenizde şu
koordinatlarda 5.0 veya üzerinde bir
deprem olacak" ikazında bulunmuş. 20
Kasım tarihinde 5 şiddetinde meydana gelen
depremin ardından Amerikalılar
tarafından da yakın takibe alınmış. 16 Kasımda tahminde bulunduğu 7
şiddetindeki Panama
depreminin de 19'unda 6.2 olarak
gerçekleşmesi, ardından 6.2'lik Sumatra, 5.4'lük Meksika
depremlerinin gerçekleşmesi üzerine
USGS'de günlük olarak dünya genelindeki
deprem tahminlerini iletmesi için
Sütçü'ye hem teşekkür mektubu göndermiş hem de özel link açmış.
FOTOĞRAFLARLA TAHMİN GERÇEĞİ
Sol altta: Dünya'dan bir tahmin
E-dalga 315'nci tahmin:24.01.09 - 29.01.009 tarihleri arasında haritada
gösterilen yerlerde (Fiji Region) 5.0-6.0 şiddetinde bir
deprem bekleniyor.
Sonuç: 26.1.2009 tarihinde 11.54.47'de 5.7 şiddetinde Fiji Region'da
deprem meydana geldi.
Sağ altta: Türkiye'den bir tahmin
E-dalga tahminleri: 25.12.2008 Ege Denizi 5.0 ve üzeri
deprem beklentisi
Sonuç: 29.12.2008 tarihinde 00.58.57'de 5.2 şiddetinde
deprem meydana geldi.
http://www.nethabercilik.com/haber/bizi-kim-kandirdi-.htm
İnanılmaz deprem tahminleri
Önümüzdeki 48 saat için tahminlerini siz de test edin!
28 Ekim 2009 Çarşamba, 00:42:00
Balçiçek Pamir’le Söz Sende’nin bugünkü konuğu “depremleri
önceden bilen adam” olarak tanınan Kadir Sütçü’ydü. Evindeki karınca
kolonilerini izleyerek, deprem bulutlarını ve haritaları inceleyerek
yaptığı tahminleri internet sitesinde yayınlayan Sütçü en son Papua,
Yeni Gine’de meydana gelen depremi de önceden bilmişti.
Tahminlerine canlı yayında kayda geçecek kadar güvenen Kadir Sütçü
program sırasında önümüzdeki 48 saat içinde Akdeniz açıklarında 4-5
arası şiddette, zararsız bir deprem olacağını tahmin ettiğini de
söyledi.
Programı mail yağmuruna tutan izleyicilerin büyük ilgisini çeken Sütçü,
evinde 24 bin karınca ile kurduğu kolonileri, meteoroloji haritalarını
ve bulutları incelemeye günde 18 saat vakit ayırdığını da söyledi.
Sütçü’ye göre karıncaların sıra dışı davranışları, özellikle de ana
karıncaların yuvalarını terk etmeleri yerel bir deprem meydana
geleceğini gösteren en önemli işaretlerden biri. Sütçü karıncalar
sayesinde İstanbul çevresinde meydana gelen tüm depremleri önceden
bildiğini söylüyor.
7 şiddetindeki deprem habersiz gelmez"
7 bin 900 deney yaptı, hepsi doğru çıktı: "İstanbullular rahat
olsun, depremi önceden haber vereceğim"
26 Haziran 2009 Cuma, 00:08:00
Onu bu sayfada daha önce de haber yapmıştık. Geçtiğimiz yıl Balıkesir
merkez üssü olan depremi mail yoluyla bildirmişti ve o gün Balıkesir'de
bir sarsıntı meydana gelmişti. Geçtiğimiz hafta da aynı şey oldu.
Rodos'ta meydana gelen 5.6 şiddetindeki depremin haberini bir gece önce
vermişti. Bunun üzerine Kadir Sütçü ile yeniden irtibata geçtik ve
Küçükarmutlu'da bulunan evini, karıncalarını görmeye gittik. Evine
gitmeden bir akşam önce kendisiyle telefonda konuştuğumuzda siz buraya
gelene kadar Endonezya'da deprem olacak demişti. Gerçekten de Sütçü'nün
yanına gittiğimizde deprem haberi geleli sadece bir saat olmuştu.
Üstelik Sütçü ile konuştuğumuzda bize büyük bir rakam verdi. Bu zamana
kadar 7 bin 900 deney yapmış ve deneylerin sonucundaki tüm tahminleri
doğru çıkmış.. Sütçü'nün bir de internet sitesi var. dkos.org ve kadirs.com
isimli web siteleriyle binlerce kişiye ulaşıyor...
Karıncalarla depremi bilen adam olarak basında yer alan Sütçü, yine
bilimadamlarına kafa tutmaya devam ediyor ve ekliyor: "Bana deli
diyorlar"
Begüm ÇELİKKOL / HABERTURK.COM
Bilinmeyeni bilinir hale getireceğim diye iddia ediyorsunuz? Nasıl
başladı karıncalarla depremi bilmeye çalışma merakı?
11 Kasım 1999'da evimin bahçesinde gezerken erik ağacının
gövdesine yerleşmişlerdi. Yuvalarını terk etmişlerdi. Ağaç da 3
yıllıktı, çürüğü de yoktu. Karıncalar niye buraya gelmiş diye düşündüm.
Ağacı salladım ama düşüremedim. 12 Kasım'da deprem olunca, bu karıncalar
depremden kaçtı, bir inceleyeyim diye başladım bu işe.
Ne zamana kadar sürdü? Süreci anlatabilir misiniz?
2004 yılına kadar koloni kurmakla meşgul oldum. Dişi ve
erkekler birleştiği zaman erkekler ölüyor, dişiler de kanatlı oluyor.
Dişi karıncayı bir yere koyduğunuzda çopalıyor. 3 ay yuvasından
çıkamıyor ve kanatlarını yiyor. Yavrular yapıyor, o yavrular ana
karıncanın komutu altında gelişiyorlar. Ana karıncanın 15 yıl yaşama
şansı var, hep doğuruyor. Sistematik yapısı bu. Bir kolonide 1000
karınca oluyor. 4-5 yılda bir koloni ancak meydana geliyor. 2004'ten
2006'ya kadar projelendirdim. Daha sonra Milli Eğitim'de fen bilgisi
öğretmenlerine eğitim verdim. Onlara da bir proje yaptırdım. Karıncalar
depreme duyarlı mıdır, değil midirdi ismi projenin. Sonuç raporlarında,
hiçbirinden "hayır" gelmedi. Bunlar 17 Ağustos'tan önce evlerini
karıncaların bastığını söylediler. Birlikte araştıralım dedim.
Bilinmeyen noktayı bilmek için çalışalım dedik. Bilinmezlik devam edince
fakir vatandaş depremden olumsuz etkileniyor, zengin vatandaş için de
aynı şey. Başlarken değerlendirme yaptık, önce programlama yaptık. Bu
bilinmezlik bilinen bir hale gelene kadar çok yıpranırım dedim ama
dünyada bu proje üstün bir halde kalır dedim. Edison ampulü nasıl
bulduysa bu da böyle bir buluş olur dedim. Karıncayı inceliyorsunuz,
Kandilli'ye bakıyoruz. İnterneti bilmek lazım. Bir başkasının taşıma
suyuyla bu dönmez.
"EVDEKİ KİŞİYİ 6 AYDA İKNA ETTİM, DIŞARDAKİLERİ NASIL
EDECEKTİM?"
Siz bunları yaparken evde ne oluyordu? Yani bir oğlunuz var, eşiniz var
sonuçta? İnandılar mı size?
Karıncaları mutfakta inceliyordum. Hanım dedi ki "Mutfakta
inceleyemezsin". Mutfağın yerini değiştirdik. Manyas depremi ve Gemilk
depremi vardı o dönemde. Karıncaların sıra dışı hareketlerinin
fotoğraflarını çektim. Depremler oldu. Eşime sordum yüzde kaç inandın
diye. Bana yüzde 30 yanıtını verdi. 6 ay boyunca onu ikna etmeye
çalıştım. Evindeki insanı 6 ayda ikna edebiliyorsanız, dışarıdaki
kişileri ikna etme süresi çok uzun. İnsan ister istemez korkuyor ve
kimsenin bilemeyeceğini bileceksin... Hatta insanların bana "şarlatan"
deyip küfür edeceğini bile düşündüm. Ama düşünmeden de işi yapamam.
Küfür edenler çok. Ama ne yapıyoruz, görmedik, duymadık, bilmiyoruz..
Manyas depreminde sıra dışı davranışlarını tespit ettim.
Nedir sıra dışı davranışları?
Karınca yuvasından çıkıp sağa sola devriliyor, yol şaşırıyor,
yuva ağzında kümeleşiyor. Normal davranışları iki tane, aynı çizgi
halinde yürümek ve yiyeceği bulduğunda çevreleyip yiyeceği yuvasına
götürürler. Karıncalar koloni halinde olurlar ve hiçbir tanesi bireysel
davranış için çaba harcamaz. Koloni bulunduğu grubu düşünüyor. Askerler
gibi. Bir askere parola verirsiniz ve bilemezse bir asker kendi içine
koymaz. Asker gibi çalışıyor karıncalar. Karıncalarla arıların eşdeğer
çalışmasına bakarsanız, birkaç ana karınca ortak yaşayamaz, arılarda
başkan tektir.
"7 BÜYÜKLÜĞÜNDEKİ DEPREM HABERSİZ GELMEZ"
Büyük bir depremde neler oluyor karıncalar üzerinde?
Karıncalarda bu hareketler küçük depremlere işaret ediyor. Daha
üst davranışlar, uyuşukluk, kasılma ve yavaş yavaş havale geçiriyor. Bir
karınca neden havale geçirir düşünemiyor. Bunları elektromanyetik
ışınlar çarpıyor. Yani gökyüzünde olan bişr enerji bu. Deprem öncesinde
çıkan bir enerji. Bunu kimse inkar edemez. 7 büyüklüğündeki bir deprem
habersiz gelmez. Bütün profesörlerin görüşleri budur. Bir tane profesör
gelsin, "Habersiz gelir deprem" desin bu işi anında bırakırım. Bu
işareti bulmak gerekiyor. Karıncalar uyuşukluk gösteriyor, havale
gösterirse. Bir diğer durum da havaleden sonra çiçek kümesine dönüşüyor
bu küme öbek haline dönüşüyor. Altında bir solucan da olabilir.O öbeği
takip etmeniz gerekiyor. Büyük küme sonucunda ölüm meydana gelirse, ölüm
oranı eşittir depremin büyüklüğü. İstanbul'da ben araştırdığımda büyük
deprem oldu mu? Olmadı. Gönen'de, Manyas'ta oldu. Bunları teker teker
siteme yazdım. Bazen üzerinde duramayabiliriz. Her depremi kaydedemem ki
görevim değil ki.
"IŞIKARA BEY'E SELAM SÖYLÜYORUM"
4'ün altındaki depremler, 4-5 civarındakiler ve 5'ten yukarı depremler
için sıradışı davranışlar gösteriyorlar. Karıncalaırn yüzde 80'i ölürse
bu 7 büyüklüğünde bir depremi işaret eder. Niğde Üniversitesi de bu
araştırmayı yapmış. Karıncaların yüzde 80 ölürse 7 büyüklüğünde bir
deprem olur demişler. Işıkara Bey'e de buradan selam söylüyorum.
"Hayvanlar depremi bilemez" diyor.
Peki neden uğraşıyorsunuz karıncalarla, amacınız ne?
Vatandaş öyle demiyor ama, "Şu depremi neden bilemediniz" diye
soruyor. 7 büyüklüğündeki bir deprem sıradışı bir hareket gösterince
yazıyoruz sitemize de. Ben kendi isteğim ve merakım üzerine çalışıyorum.
Ben Niğde Üniversitesi kısmına takıldım. Niğde ile irtibata
geçtiniz mi?
Hayır. Trakya Üniversitesi ile görüştüm ama onlardan bana geri dönen
olmadı. Ben de bıraktım. Bir koloni pupalarını dışarı çıkarmıştı. Bir ay
boyunca böyle kaldı. Sitemi izleyenlerden biri, pupalarını dışarı
çıkarmaya sebep, "Çin depremi oldu" dedi. Ama Çin uzak olduğu için böyle
birşeye ihtimal vermedim. Ama elektro manyetik dalgalar her yere
gidebiliyor. MSN'de o dalgalarla görüşebiliyorsak herhangi bir yerde
olan fay kanalıyla etkileyebilir.
Şu zamana kadar kaç deney yaptınız?
Karıncalarla gözlem yaparken, 4000 deney yaptım. Bu kadar deneye kadar
tahmin diyemiyordum. Terliyordum. Çünkü milyarlarca yıldır hiç kimsenin
bilemediğini bilmeye çalışıyorsunuz hem de profesörlere meydan
okuyorsunuz "Ben biliyorum" diyerek. "Deli mi bu adam" diyecekler diye
düşünüyordum. Kendim emin olduktan sonra internet sitesi kurdum. 1
Temmuz 2007'den itibaren tahminciliğe başladım. Bir gün önceki verilerle
İstanbul depremi bilinir mi? 24 kolonide kümeleşme olduğunda İstanbul'da
deprem olacak diyeceğim. Bu veriler doğru mudur? 2007'den bu dakikaya
kadar doğru çıktı. 7900 deney yaptım. 4 saatte bir kontrol ediyoruz. İlk
başladığımda gece uyumuyordum, 15 dakikada bir bakıyordum. Büyük bir
sıra dışı davranış olmadığı zaman günde bir kez yazıyorum.
"DEPREMİ BİLMEK İÇİN BAŞKA PARAMETRELER BULMAK LAZIMDI"
Siz sadece karıncalarla biliyorsunuz depremi yani, öyle mi?
Yok... Karıncalardan sonra gökyüzünü incelemeye başladım. Sadece
karıncalar bilmez ki, bunun yanında başka parametreler daha bulmak
lazım. Bir köpeğimiz vardı, acıktığında uluma yapıyorlar. Köpekler
doğadaki olan olumsuzluklardan rahatsız oluyorlar. Bunları iyi kaydetmek
lazım. Altı ay köpek besledim ona baktım. Bu arada da matematik
öğretmenlerini kursa aldım. Mantıksal bir olayı nasıl sayısala dökeriz
diye yardım aldım. Bir öğretmenimiz, 7 kat yer 7 kat gök dedi.
Karıncalar bilir, sen göğe bak dedi. Ondan sonra da gökyüzüne baktım.
Kursta bu matematik hocasına dersi sen anlat dedim. Dünya yerçekimiyle
duruyor. Dünya plakalar halinde dedi. Karıncalar hareket edince,
gökyüzünde kızarma oluyor. Kızarıklığı görünce meteorolojiye bakıyorum
yağmur var mı yok mu diye. Karıncalar hareket ediyor, gökyüzü kızarıyor.
Bir alakası var mı yok mu diyerek inceledim. İstanbul seması tam ufukta.
Ondan 50 mt yukarısı Gemlik, sonraki 50 mt yukarısı Bursa böyle diyerek
semayı böldüm. Ufuğa geldiğinde Akdeniz. Sonrasında sağa bak sola bak
derken, Doğu Erzurum'a ve sonrasına ulaşıyor. Bu sistemde gökyüzüne
böldüğümde dünyaya ulaştım.
Nasıl yani?
Bulut diye bir olay yok. Elektromanyetik enerji dalgası vardır. Bulut
atmosferdedir, o da yağış bulutlarıdır biz göremeyiz. Bulutlar
volkanlardan ya da deprem kırıklarından oluyor. Bu dalgalar atmosfere
ulaşırsa yağış bırakıyor.
Uzaydaki bilim değişecek. Tüm bulutlar deprem kırıklarından,
volkanlardan çıkıyor. Gri bulutlar, saçaklı bulutlar deprem
bulutlarıdır. Gördüğünüzde 24 saat içinde vurur. Bir de kırıktan bir ay
önce çıkanlar var. Deprem kırığı birkaç kez enerji çıkarıyor. Koca bir
kütle çöküyor.
"BİLİM BUNU ARAŞTIRSIN: ELEKTROMANYETİK DALGA"
Dünya plakalar halinde. Masanın kurtaracağı kilo miktarı 20 kg.
25 kg verirseniz masa çöker. Yağmur, fazla gelirse neyi kıracak, alttaki
plakayı kıracak. Ne yapacak dengeleyecek. Çökertecek. Dünya bir kalp
gibi çalışır, kalp damarları nedir? Faylardır. Faylarda stres oluşuyor.
Bazı faylarda kriz geliyor. Kriz Endonezya, Japonya'da oluyor. Tansiyon
da Türkiye'de. Yerin tansiyonu yükseliyor. Boşalmak istiyor.
Elektromanyetik enerji dalgaları çıkınca oluyor. Atmosfere ulaşırsa
yağış gelir ulaşmazsa yağış bulutu değil diyor meteoroloji uzmanları. Bu
bulutlar buharlaşıp atmosfere gidip yağış bulutu oluyor. Bilim bunu
araştırsın.
İstanbul'da kritik birşeyler görüyor musunuz? 7 büyüklüğünde
deprem bekleniyor diyorlar..
Yok şu an için öyle bir bulguya rastlamadım. İnsanlar rahat
olsun. Kolonilerimin hepsinde ölüm gerçekleşirse ve gökyüzü de bunu
doğrularsa bilin ki o gün herkese haber vereceğim..
BİR DE SU DALGASI EKİBİ KURDU
Kadir Sütçü, karıncalar ve gökyüzünü inceledikten sonra işi
suya da dökmüş ve bir su dalgası ekibi kurmuş... Sudaki ppm miktarı ile
depremleri tahmin etmeye çalışıyor. Ekibin başında yine Kadir Sütçü var.
Yanında kayınbiraderi İnşaat Mühendisi olan Remzi Öztürk ve komşuları
Ali- Çiçek Erkut...
Hocam su dalgası ekibi kurmanızın sebebi nedir?
Şehir şebeke suyunun ppm'i bir anda 500'e çıkıyorsa bir durum
vardır. Neden bu rakam yükselir? Bunları araştırmaya başladık ve bu
ekibi kurduk. Büyük depremler, denizdeyse sebepsiz yere önceden deniz
çekilmesi karada olursa takibini yapamadığımız, yollarda yada bazı
yerlerde (göletlerde) çöküntünün oluşmasıyla ilgili olarak şehir şebeke
suyu kanallarında arızalar meydana gelebilir. Bu sebeplerden dolayı
evinize giren şehir şebeke suyunun ppm’nin ölçümünün yapılması hem
sağlığınız açısından hem de yeni projemizin başlangıcı olarak
düşünüyorum.
SU DALGASI EKİBİ NASIL ÇALIŞIYOR?
Kadir Sütçü'nün, şehir dışında da bağlantılı olduğu bir ekip var.
Olağanüstü bir durum gördüğünde şehir dışındakilerle irtibata geçiyor ve
kişilerin evindeki, işyerindeki, çeşme veya kuyu sularının ppm
ölçümlerini aldırıyor ve onlara bakıyor. Ölçümler ise TDS Metre isimli
bir cihazla alınıyor. Mesela suyun her günki ppm miktarı 140 ise eğer
Kadir Sütçü haber verdiyse ve o sırada yapılan ölçümlerde yüksek bir ppm
miktarı çıkıyorsa büyük bir deprem var demektir.
Begüm ÇELİKKOL / HABERTURK.COM
http://www.haberturk.com/yasam/haber/154957-7-siddetindeki-deprem-habersiz-gelmez
Karıncalarla deprem tahmini
11 Mart 2010 Perşembe
Her gün 24 bin karıncanın hareketini izleyen Kadir Sütçü, nerede, ne
zaman ve kaç şiddetinde deprem olacağını tahmin ediyor.
** 41 canımızı Elazığ'da kaybettik. İnternet sitenizde 4
Mart'ta, 120 saat içinde 5.5-6.0 şiddetinde bir deprem olacağını
yayınladınız. Tahminiz çıktı!
Evet, 120 saat yani 4 gün öncesinden bildik. Marmara Bölgesi
hariç diye de belirttim. Elazığ depremini de önceden gördük. Haiti
depremini 4, Şili'dekini 7 gün önce haber verdik.
** Elazığ depremini hangi yöntemle tahmin ettiniz?
Meteoroloji istasyonlarının tahminlerindeki kızıl ötesi
fotoğraflardan Elazığ depremini olacağını gördük. Bu uydu görüntüleri
5-7 gün içinde olması muhtemel depremleri işaret eder.
** İstanbul depremi için kıstas aldığınız araştırma nedir?
Karıncalar! Bu yöntemle kesin sonuç elde ediyoruz. Yakın
zamanda İstanbul için deprem riski yok, rahat bir nefes alabiliriz.
ERZİNCAN ALARMI
** Diğer bölgeler için var mı?
Erzincan'da 4.0 şiddetinde artçı iki deprem oldu. Erzincanlılar'ın ayın
13'üne kadar çok dikkatli olması gerekir. Uydu görüntülerine göre bir
deprem riski var. Halk sokak köpeklerine ve tavuklara dikkat etsin.
Köpekler toplu olarak ulursa, tavuklar garip sesler çıkarırsa evlerini
terk etsinler. Bunlar 6-12 gün arasında ciddi bir deprem olacağını
gösterir.
** Bahçenizde kaç karınca kolonisi var?
Her biri bin koloniden oluşan 24 kolonim var.
** Karıncalar nasıl olur da depremi önceden haber verir?
Kur’an-ı Kerim karıncaların depremi önceden haber verdiğini
Neml Süresi'nin 18'inci ayetiyle anlatır: "Nihayet karınca vadisine
geldiklerinde bir dişi karınca dedi ki; 'Ey karınca topluluğu, kendi
yuvalarınıza girin, Süleyman ve orduları, farkında olmaksızın sizi kırıp
geçmesin!" Orada bahsedilen dişi karınca ana karıncadır. Biz de onları
takip ediyoruz.
** Karıncaların yaradılışlarındaki hakikat nedir?
Ben yıllardır karıncalarla yaşıyorum. Her birinde 500 bin sinir
hücresi var. Organize yaşarlar. Duyu organları ayaklarındadır. Gözleri
yoktur, kimyasal salgıları takip ederek yürürler bu sayede birbirlerini
kontrol ederler.
** Karıncaları gözlemleyerek meraklılarına deprem raporu mu
sunuyorsunuz?Bir internet sitem var; www.dkos.org. Burada
her gün Türkiye ve dünyada gerçekleşmesini öngördüğüm depremleri haber
veriyorum. Hava durumu gibi önceden tahmin yapıyorum. Karınca kolonileri
ana karınca olmaksızın yaşamlarını kontrol edemezler. Bir kolonide 7-8
tane ana karınca olabiliyor. Yerin 1 metre altında, en güvenlikli
odalarda yaşar. Normal karıncadan 3 kat büyüktür. Bebeğin cinsiyeti
nasıl tespit ediliyorsa yerdeki ana karıncaların takibini yapan bir
program ve alet ihtiyacımız var. Bunun dışındaki hiçbir yöntem de
depremleri hava durumu gibi vermeye mümkün değildir.
BİRLİKTE ÖLÜYORLAR
** Karıncalar deprem öncesi nasıl hareket sergiliyorlar?
Deprem öncesinde 15 rutin hareketleri var. Karıncaların ilk
sıra dışı hareketi yuvadan dışarı çıkmaları. Sonra düşme, dağınık
yürüme, kasılma, yuva ağzında kümeleşme, uyuşukluk, havale geçirme, ateş
üzerindeymiş gibi yürüme, yol şaşırma, sağa sola devrilme geliyor.
Karıncalar bu hareketleri yaptı mı 4.0 büyüklüğünde bir deprem
olacaktır. 4.0- 5.0 arası depremlerde bunları yapıyorlar ama sebepsiz
yere 30 karınca ölüyor. 5.0-6.0 büyüklüğünde depremlerdeyse karıncaların
olağan dışı davranışlarına 40-50 oranında ölümler oluyor. Eğer deprem
7.0 ve üzeriyse kolonideki karıncaların yüzde 80'i nedensiz ölüyor. Bu
karıncalar ölmeden evvel yıldız şeklinde bir küme oluşturuyorlar, ölüme
beraber gidiyorlar.
** Peki neden ölüyorlar?
Depremden önce yeraltında gelen elektromanyetik dalgalanmalardan
rahatsız oluyorlar.
BULUTLAR 10 GÜN ÖNCE UYARIYOR
** Bir de bulutları inceleyerek deprem olup olmayacağına karar
verdiğinizi duydum!
Öyle, karıncalardaki anormallikleri görünce bu kez de bulutları
izliyorum. Bulutlardaki kızıllık, ufuk çizgisine yakınlığına bakarak
depremin yerini tahmin ediyorum. Eğer bulutlardaki kızıllık ufuk
çizgisinden yüksekteyse İstanbul dışında deprem gerçekleşiyor.
**Nasıl yani?
Havadaki bulutların hepsi yağmur bulutu değildir. Bu bulutlar fay
hatlarından çıkan enerjiyi işaret eder. Uydu fotoğraflarıyla yaptığım
tahminlerde karada 10, denizdeyse 5 gün öncesinden depremin işaretlerini
alıyorum. Bulutların işaretlerine göre depremlerin nerede, ne zaman, kaç
şiddetinde olacağı ortaya çıkar. Depremlerde ölen insanlardan NASA
sorumludur.
Bahçedeki erik ağacının sırrı
** Çalışmalarınıza nasıl başladınız?
Ben ziraat mühendisiyim ve İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü eğitici
bilgisayar formatör öğretmeniyim. 11 Kasım 1999'da bahçemde gezerken
erik ağacının gövdesinde karıncaları gördüm. Sıra dışı davranışlar
içindeydiler. Ertesi gün Düzce depremi oldu. O günden sonra oğlumla
birlikte incelemeye başladık. Kolonileri oluşturdum. Bir grup matematik
öğretmeni karıncalar ve bulutları incelediler. Karıncaların depreme
tepki verdiklerini belirledik.
RÖPORTAJ : Şebnem ÖZCAN
http://www.bugun.com.tr/haber-detay/95636-karincalarla-deprem-tahmini-haberi.aspx
Deprem tahmini için laboratuar kurdu, 200 bin karınca çalıştırıyor
Uzmanlar “Depremi önceden bilemeyiz” dese de Kadir Sütçü,
karınca hareketlerinden çıkardığı sonuçla deprem tahmini yapıyor.
Sütçü’nün evinde bu iş için tam 200 bin karınca var. Kendi yöntemiyle
Haiti ve Elazığ depremini önceden bildiğini iddia eden Sütçü, son
tahminlerini anlattı
Kadir Sütçü’nün ismi karıncalarla anılıyor. Onun için “Depremi bilen
adam” diyorlar. Ziraat teknikeri ve öğretmen. Evinde kurduğu karınca
kolonilerini her dört saatte bir gözlemliyor. Karıncaların yuvadan
kaçma, sağa sola devrilme, ateş üzerindeymiş gibi yürüme, yol şaşırma,
kasılma, havale geçirme gibi davranış bozukluklarıyla ve sebepsiz
ölümleriyle İstanbul’da deprem olup olmayacağını ve depremin büyüklüğünü
tahmin ediyor. Deprem ile bulutlar arasında bir ilişkinin var olduğunu
ispatladığını iddia ediyor. Bütün deprem uzmanları “Depremi önceden
bilemeyiz, beş dakika içinde de olabilir beş yıl içinde de” derken o,
kurduğu www.dkos.org adlı sitede hava tahmini yapar gibi deprem
tahminlerini yazıyor.
EŞİM VE OĞLUM KARŞI ÇIKTI
Kadir Sütçü’nün hikayesi 12 Kasım 1999 depreminde başladı. Depremden
bir gün önce evindeki erik ağacındaki karıncaların anormal
davranışlarını fark etti. Ertesi gün deprem olunca karıncaları
incelemeye karar verdi: “Karıncaların depremden kaçtığını anladım. Evde
karınca kolonileri kurmaya karar verdim. Ama ailemin onayını ve
desteğini almam gerekiyordu. Eşim ve oğlum önce karşı çıktı. Altı ay
boyunca onları ikna etmeye çalıştım. 17 Ekim’de karıncaların sıradışı
davranışlarını gösterdim eşime. 20 Ekim’de Manyas’ta deprem oldu. Yavaş
yavaş bana inanmaya başladılar.”
Sütçü ailesi, iki ay içinde her 15 dakikada bir karınca kolonileri
izlemeye, Kandilli Rasathanesi’nden çıkan deprem raporları ile
karıncaların aktivitelerini karşılaştırmaya başladı. “Üç ay uykusuz
kaldık” diyen Kadir Sütçü, şöyle devam ediyor: “Mutfağa, bahçeye, evin
değişik yerlerine yeni karıncalar getirdik. 200 bin karıncayla yaşamaya
başladık. Gözlemlerimizi günlük internette aktarmaya başladık.
Karıncaların 15 rutin davranışı vardı. Deprem İstanbul’a yaklaştıkça
karıncalar ölüyor, uzaklaştıkça sıradışı davranışlar sergiliyorlardı.
Ama bulutlar karıncalardan daha önemli çıktı benim için.”
DÜNYAYI BULUTLARDAN İZLİYOR
Sütçü’nün iddiasına göre bütün bulutlar deprem olduğunda ortaya
çıkıyor. Bulutun varlığı bir yerlerde depremin gerçekleştiğinin işareti.
Deprem olmadan önce ortaya çıkan bulutlara ‘e dalga’ adını vermiş:
“Gökyüzünde bulutların içinde gizli bir enerji var. Aslında meteoroloji
istasyonlarının sürekli elinin altında olan bilgidir bu. Deprem olmazsa
gökyüzü sürekli açık olurdu. Meteorolojiye de gerek olmazdı. Çünkü
2.0’lık bir deprem bile bulut getirir. Elazığ depreminde ayın dördünde
bir işaret verildi. Aslında Haiti depremine dayanıyordu Elazığ depremi.
Haiti depreminde olan rahatsızlık Atlantik Okyanusu üzerinden Fransa’ya,
oradan Türkiye’ye geldi. Dünya üzerinde bir deprem olmuşsa açığa çıkan
enerjinin dünya üzerinde tamamlayıp aynı noktaya geri dönmesi gerekiyor.
Bu üç ay sürüyor. Büyük depremin etkisi birbirini tetikleyerek bitiyor.
Aynı domino taşı gibi birbirini yıkıyor ve aynı noktaya geri dönüyor.
Dünya kendi ekseni etrafında dönmesi için manyetik alana ihtiyacı var bu
manyetik alan da depremler aracılığıyla oluyor. Gökyüzüne çıkacak,
atmosfere çıkacak kendi etrafında dönecek ki deprem olsun. Deprem
olmazsa bu ağırlığı nasıl taşıyacak dünya? Dünyanın kendi ekseni
etrafında dönmesi için depremlere ihtiyacı var. Elazığ depremine
gelelim... Fransa üzerinden Yunanistan’a gelen enerji dalgalanması
batıdan doğuya doğru hareket etti. Uç noktası vuruş noktasıdır
bulutların. Uç noktasını gördüğümüzde vuruşu oraya yapar deriz. İki
nokta vardı bulutun. Biri Erzincan’dı diğeri Elazığ. Bunu söyledik.
Elazığ’da 4.0’lık deprem oldu ama asıl vuruş yeri Elazığ’dı. Bütün
bunlar, açıklamamızdan dört gün sonra oldu.”
Bugünlerde yine işaretler var
748 depremin yüzde 80’ini bildiğini anlatan Sütçü şu aralar
bulutların hareketlerinden büyük bir deprem daha beklediğini anlatıyor:
“5 Ocak’ta Orta Amerika’da 6.5’lik bir deprem beklediğimiz duyurduk. 12
Ocak’ta Haiti’de oldu. Elazığ’ı da bildik. Önümüzdeki süreçte rahatsız
edici bilgiler var. 5’ten 7’ye kadar büyük bir ölçekte Güneydoğu
Bölgesi’ni işaret eden bulutlar var. Elazığ depreminde gördüğüm
netlikten daha büyük bu. Ayın dördünde gördüğümüz Elazığ depremi 6.0’lık
bir deprem yarattıysa yeni gördüğüm bulut daha büyük bir depreme yol
açabilir. Maksimum 25 Mart’a kadar olacak. Bu deprem işaretini ayın
8’inde verdi. Önlem alınması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü hiç
görmediğim bir işaretti bu. Bu bulutu 68 bin dosya içinde tarattım,
örneği yok. Hatta ben bugüne kadar böyle bir işaret dünyada görmedim.”
Ciddiye almayın fantezi bunlar
Kadir Sütçü’nün karınca ve bulutları takip ederek yaptığı deprem
takibinin ne kadar gerçek olup olmadığını İTÜ öğretim üyesi Prof. Dr.
Naci Görür’e sorduğumuzda hayvanların depremlerden kısa bir süre önce
değişik davranışlar içinde olduğunun bilindiğini, onların deprem
öncesinde oluşacak değişiklikleri insanlardan daha önce kestirdiklerini
söylüyor. Görür şöyle devam ediyor: “Depremlerin önceden kestirilmesi
konusunda çalışmalar var. Ancak henüz tamamlanmış bir çalışma değil.
Özellikle hayvanların davranışı ile ilgili olarak bu işi ciddiye alıp
‘Ben depremleri önceden kestirebilir’ demek bilimsellikten yoksun bir
fanteziden ibaret. Atmosferde, iyonosferde meydana gelen değişimlerle
depremi ölçme araştırma henüz konusudur. Sonuçlanmamıştır daha. Bir
yerde deprem olması sürpriz değil ama üç gün sonra olacak dediğinizde
çok iddialı oluyor.”
ÖZKAN GÜVEN
http://www.stargazete.com/pazar/deprem-tahmini-icin-laboratuar-kurdu-200-bin-karinca-calistiriyor-haber-250991.htm
08 Ocak 2011
Cumartesi
Karıncaların hareketiyle depremleri tahmin eden Kadir Sütçü’nün 896
tahmininin büyük bir kısmı doğru çıktı.
ÖZEL HABER
OSMAN SAĞIRLI
5 GÜN ÖNCEDEN BİLİNİR
Karıncaların hareketiyle deprem tahminleri yaptığı için sismolog ve
jeologları kızdıran Kadir Sütçü, şimdi de meteorologların
şimşeklerini üzerine çekti. Sütçü, hava tahmin raporları ve
haritalarından depremi beş gün önceden bilmenin mümkün olduğunu
söylüyor.
İMKANLAR KULLANILAMIYOR
17 bin meteoroloji istasyonunun atıl durumda olduğunu söyleyen
Sütçü’ye göre muhtemel depremden meteorologlar sorumlu. Sütçü’nün
bomba iddiası ise “Depremler uçakları bile düşürüyor. Isparta
uçağının kaza yaptığı haftaki fay hareketlerini incelesinler.”
Sıradan bir gazete dağıtıcısıydı. Ailesi meslek sahibi olsun diye
bir ciltçinin yanına verdi. Boş zamanlarında ciltlenmesi için
matbaaya getirilen kitapları okur, mektep yüzü görmediği halde
elektrikli motorlar, fener lambaları, matbaa makineleri, jeneratör
gibi ciddi buluşlar yapardı. Manyetik çizgiler, polarize ışık ve
elektroliz üzerine duyulmadık şeyler söylerdi. Elektrokimyanın
kitabını yazdı. En önemlisi ise elektrikte kendi adıyla anılan
kanunlara imza attı. Kimden bahsettiğimizi anlamışsınızdır. O
‘varoşların kâşifi’ dünyaca ünlü İngiliz bilim adamı Michael
Faraday’dan başkası değil. Yalnız mı? Tabii ki değil. Hayat hikâyesi
Faraday’ınkine benzeyen onlarca insan var. Örneğin Beethoven, müzik
öğretmeni “Besteci olması imkânsız!” demişti. Oysa o en büyük
bestecilerden biri oldu. Edison’u da hiçbir şey öğrenemeyecek kadar
aptal bulurlardı öğretmenleri. Oysa şimdi Edison’u bilmeyen yok.
Walt Disney, bir gazetenin yazı işleri müdürü tarafından; “İşe yarar
fikirleri olmadığı” gerekçesiyle kovuldu. Walt Disney film ve
eğlence dünyasının halen bir numarası. Einstein, dört yaşına kadar
konuşamadı. Matematik dersinden çok başarısız olduğu için ilkokuldan
atıldı. Belki de bu örneklere benzer biri de Bilim ve Teknoloji
öğretmeni Kadir Sütçü olabilir.
KARINCALARLA BAŞLADI
O henüz Türkiye’de tanınmıyor. Ancak gidişatı yukarıdaki ünlülerden
farklı değil. Deprem üzerine söyledikleri, tartışılmak bir yana
dikkate değer bile bulunmadı. Dünyada meydana gelen 6 büyüklüğündeki
bütün depremleri bildi. Bugüne kadar da 896 tahmini büyük oranda
doğru çıktı. Sütçü, şimdilerde ise pek çok bilim adamını kızdıracak
laflar söylüyor. “Suyun döngüsü” tezinin yanlış olduğu iddiasındaki
Sütçü, önce karınca kolonileriyle gündeme geldi. Evi ve bahçesindeki
karıncaların hareketlerini izleyerek deprem tahmini yapan ve bundan
ötürü hem jeologların hem de sismologların şimşeklerini üzerine
çeken Süçtü, şimdi de meteorologları kızdırıyor. Zira Sütçü’ye göre
17 bin meteoroloji merkezi atıl durumda. “Hava tahminleri için
yararlanılan haritalar, deprem tahminleri için de bulunmaz Hint
kumaşı” diyor Sütçü. Yeraltından çıkan gazların bulutları
oluşturduğunu savunan Sütçü, “Yaklaşık üç yıldır düzenli olarak uydu
fotoğraflarını izliyorum ve deprem tahmini yapıyorum. 6.0’ın
üzerindekilerin hepsi yüzde 100 doğru çıkıyor. Ama meteorologlar
aynı haritadan yağışı bile tutturamıyor” diyor.
BÜYÜK DEPREMLERİ BİLDİ
Elazığ depremini 4 gün öncesinden tahmin eden Sütçü, bu güne kadar;
Endonezya 8.1, Sumatra 7.6, Japonya 7.0, Şili 8.8, Haiti 7.1,
Vanuatu 7.2, Solomon Adaları 7.1, Şili 6.8, Banda Sea 7.2, Sumatra
7.6, Vanuatu 7.5, Şili 7.1, İran 6.5, Costa Rico 6.2, Brailya 6.4,
Arjantin 6.9 ve Avustralya 6.4 başta olmak üzere pek çok depremi
bildi. E-dalga adını verdiği projesini kimseye kabul ettiremese de
muhtemel depremleri 120 saat öncesinden tahmin edip internet
üzerinden duyuran Sütçü, Türkiye’deki kurumları depremle ilgili
çalışmalarda yetersiz buluyor. Sütçü, “Yerin altına milyon dolarlık
cihazlar yerleştirmek gereksiz. O ancak depremin kaç şiddetinde
olduğunu ölçer. Maksat depremi önceden tahmin etmekse bu sistemi
kullansınlar. Ama ne yazık ki bunu gurur meselesi yapıyorlar...
YAĞMURU BİLMİYORLAR
“İşareti olmayan hiçbir deprem olmaz” diyen Sütçü’ ilginç görüş ve
tespitlerini şöyle sürdürüyor; “Bize yıllarca, ‘güneşin ısıtmasıyla
buharlaşan sular bulut oluyor, sonra da yağmur olarak yere iniyor’
denildi. Ne kadar yanlışmış! Halbuki nem ağırdır yukarı çıkmaz. Bize
yıllarca yağmurun oluşumu yanlış anlatılmış. Buharlaşan sular nem
olarak gece geriye dönüyormuş. 3 yıldır meteoroloji haritalarını ve
uluslararası kuruluşların deprem verilerini izliyorum. Deprem
olmadan önce kayaçlar sıkışıyor, bu kayaçlardaki madenler yanıyor ve
gaz çıkıyor. Gazlar kokusuz ve renksiz olduğundan insanlar
hissedemiyor. Meteorologların kullandığı uydu fotoğraflarında gaz,
bulut olarak görülüyor. O fotoğrafları incelediğim zaman o gazın
çıktığı yeri görebiliyorum. Eğer bunu ispat edemezsem ben bu işi
bırakırım, intihar ederim. Gözü olan herkes bulutların gaz olarak
çıktığını görecek. Çünkü gaz hafiftir, gökyüzünde eksi 40’da buz
kristallerine dönüşüyor. Depremle birlikte yağışlar meydana geliyor”
Dünyadaki sarsıntılar birbiriyle bağlantılı
İDDİALARIMI?KANDİLLİ İNCELESİN
Dünyayı bir kalbe benzeten Kadir Sütçü, kalp krizlerinin ise
Endonezya, ardından Japonya’da gerçekleştiğini iddia ediyor. Burada
başlayan depremlerin orta ve güney Amerika’nın batısı Şili, Peru,
Panama, Meksika, Kaliforniya şeklinde devam ettiğini öne sürüyor.
Buraların gaz çıkış noktaları olduğunu kaydeden Sütçü,?“Şili ve Ota
Amerika’da olan depremler Afrika’yı, Afrika ise Avrupa’yı iteler.
Ortada Akdeniz sıkışır. Sonra tekrar başladığı noktaya döner.
Dönerken Türkiye’de mutlaka bir yeri vurur. Bu döngü üç ayda bir
tamamlanır. İnanmayanlar için örnekleri çok ancak bir tanesi ile
yetineyim. Haiti depremi Ocakta, Şili depremi Şubatta, Elazığ
depremi de Martta oldu durum bu kadar açık” diyor. Sütçü, önce Bonin
Adası’nda 7.4 ardından Vanuata’da 7.6 şiddetinde depremlerin
olduğunu bunun Şili ve Arjantin’i vurduğunu belirterek, “Aynı döngü
beni endişelendiriyor. Elazığ örneğinden korkuyorum. Kandilli bu
çalışmalarımı araştıracak en iyi kurum. Depremleri ve bulutlanma
olan yerleri takip etsinler. Bir ay bunun üzerinde çalışsalar mesele
anlaşılacaktır” diye konuşuyor.
Yağmuru camdan seyrederek depremi tahmin edebilirsiniz
Türkiye’de son iki güne ait hava tahminlerinin yüzde 12’lik
Almanya’daki tahminlerde ise yüzde 1-2’lik sapma olduğunu vurgulayan
Kadir Sütçü, “Bu benim tezlerimi doğruluyor. Çünkü Almanya’da küçük
depremler yoktur. Türkiye’deki gibi her saat bir deprem de olmaz.
Atlantik Okyanusu ve İtalya’dan giden partiküllerle tahmin yaparlar,
o da tutar. Türkiye’de yaşanan saat başı küçük depremler yağışlarda
sapmalar yapar” diye konuşuyor. Sütçü’nün deprem yağış ilişkisi ile
ilgili çok çarpıcı tespitleri de var. İşte onlardan bazıları;
“Kütahya’da 3.0 civarında bir deprem olsa, o anında rüzgara neden
olur İstanbul’da küçük çaplı yağış görülür. Önemli bir ipucu daha:
İstanbul’da yağmur yağdığında camlara dikkatlice bakın. Eğer 20
derecelik bir açı ile yağış varsa kesinlikle Marmara bölgesinde
küçük çaplı depremler vardır. Eğer yağış dikse Yunanistan, Akdeniz
ya da Gürcistan’da deprem olmuştur. Bir de şok sistem var. Mesela 16
Ağustos’ta sıcaklık 35 dereceymiş. Baktım 17 Ağustos gecesi bir
önceki geceye göre sıcaklık 10 derece aşağı inmiş. Sıcaklık aniden
10 derece falan inerse bu da partikül çıkışına yani depreme
işarettir. Çünkü gaz çıkışı ortamı soğutur. Kaldı ki, 17 Ağustos
öncesinde Adapazarı’nı sel götürmüştü.”
DEPREM İŞARETLERİ VAR
Sütçü, önceden bilinmez denilen depremi beş gün önceden büyüklüğünü
ve şiddetini bilecek kadar işi anlayan ve bu konuda çığır açacak
birisi mi yoksa bu konuya yıllarını veren sismolog, jeolog ve son
olarak da meteorologların iddia ettiği gibi bir “şarlatan” mı bunu
zaman gösterecek! Sütçü’nün röportaj esnasında,” 72 saat içinde
Papua Yeni Gine, Banda Sea’de 6 civarında, Avustralya’da 6’nın
üzerinde, İran’da 5’in üzerinde deprem bekliyorum. Filipinler’de ve
Avustralya’da şiddetli yağışlar var. İstersen defterine yaz”
sözlerinin ardından bahsettiği bütün depremler gerçekleşti. İşte
size Sütçü’nün son tahmini “10 Ocak tarihine kadar Kermadec veya
Yeni Zelanda, Papua Yeni Gine, Banda Sea, Java adalarında 7.0
üzerinde, Amerika Kaliforniya ve Meksika civarında 11 Ocak’a kadar
5.5-6.5 arasında deprem bekliyorum.”
Sütçü hakkında kesin bir kanıya varmak onu takip edip
söylediklerinin doğru olup olmağına karar vermek sizin elinizde.
6.0 üzerinde yanılma yok
6 bin 327 kişinin sürekli olmak üzere 4 milyon 300’den fazla insanın
takip ettiği sitede günlük olarak incelediği 114 meteorolojik
fotoğraf sonuçlarına göre değerlendirmeler yapan Sütçü, 1.658 gün
boyunca deprem raporu hazırlamış. 1.206 defa 12 parametrenin sıra
dışı davranışlarını takip ederek İstanbul’u, 424 kızılötesi
fotoğraflardaki işaretleri takip ederek Türkiye’yi, 93.844 fotoğraf
ve haritadaki işaretleri inceleyerek 897 defa dünya için deprem
kestirimi yapan Sütçü’nün karıncalarla yaptığı gözlemlerin sayısı
ise 10.962. Sonuç olarak dünya genelinde yüzde 85, İstanbul’da yüzde
100, Türkiye için ise yaptığı tahminlerde yüzde 90 isabet kaydetmiş.
6.0 üzerindeki tahminlerdeki isabet oranı ise yüzde 100.
Isparta uçağını deprem düşürdü
Kadir Sütçü’nün çalışmalarındaki en önemli iddia ise deprem ve uçak
kazaları arasındaki ilişki. Bakın bununla ilgili ne diyor?
“Birileri itiraz edecek. Ama varsın etsinler hiç önemli değil. 30
Kasım 2007’de Isparta uçağı inişe geçtiği sırada düştü ve 57 kişi
hayatını kaybetti. 2 Aralık’ta ise Denizli’de 4.7 büyüklüğünde bir
deprem meydana geldi. ‘Bu tamamen tesadüf diyenler’ olabilir. O
zaman ben de öyle düşündüm ve şüphelenmeye devam ettim. 4 Haziran
2009’da Brezilya’dan kalkıp Fransa’ya giden uçak Atlantik üzerinde
düştü. Akabinde 6 Haziran 2009’da Atlantik Okyanusu’nda 5.6’lık
deprem oldu.
FOTOĞRAFLAR DOĞRULUYOR
Hepsinin o döneme ait hava fotoğraflarını tek tek inceledim. Gaz
çıkışlarını açıkça gördüğümde emin olun şok oldum. Ve son zamanlarda
bunu muhataplarıma duyurmaya da başladım. Deprem öncesi çıkan gazlar
havada bir elektriklenmeye neden olur. Uçaklar 8 bin kilometrenin
altındaki irtifada seyrettiği anda bu bulutlara girmeleri kaçınılmaz
oluyor. Tıpkı asfalttan çıkıp yeni mıcır döşenmiş yola giren araba
gibi sarsılma başlıyor. Elektronik sistemler devre dışı kalıyor.
Genellikle uçaklar kalkıştan kısa bir süre sonra ya da iniş
esnasında düşüyor. Pilotlar, bu sarsılmayı hissettikleri anda 8
binin üzerine çıkıp bu partiküllerden dolayısıyla enerji alanından
kurtuluyorlar.”
Alman deprem karıncaları Türkiye’ye geliyor
Kadir Sütçü gibi karıncaları inceleyerek deprem tahmini yapan Alman
bilim adamı Ulrich Schreiber, ülkesinin Eiffel bölgesinde
karıncalarla ilgili olarak yaptığı deprem araştırmalarını, yer
sarsıntılarının daha iyi hissedildiği gerekçesiyle Türkiye’de devam
ettirmek istediğini açıklamış.
http://www.turkiyegazetesi.com.tr/haberdetay.aspx?haberid=475135&detail=1&winmode=pop
Akdeniz'deki deprem tahmini doğru
çıktı |
Japonya'daki deprem sonrası Ege ve
Akdeniz 'de 4.5-5.5 büyüklüğünde ya
da 6 büyüklüğünde deprem
beklediklerini söyleyen Milli Eğitim
Müdürlüğü Bilişim Teknolojileri okul
formatör öğretmeni Kadir Sütçü'nün
tahmini doğru çıktı.
|
|
İZMİR
02.04.2011 10:30:24
FERİDUN
YILDIRIM
İZMİR
Milli
Eğitim
Müdürlüğü
Bilişim
Teknolojileri
okul
formatör
öğretmeni
Kadir
Sütçü,
11
Şubat
2011
tarihinde
Japonya'da
meydana
gelen
9
büyüklüğündeki
depremin
ardından
İHA'ya
yaptığı
açıklamada,
"Japonya'da
olan
deprem
öncesi
Kaf
ve
Daf
hatlarından
çıkan
partiküller
olduğunu
düşünürsek
Ege
ve
Akdeniz'de
4.5-5.5
büyüklüğünde,
etkilemediyse
6
büyüklüğünde
deprem
bekliyoruz"
demişti.
Dün
saat
16.29'da
merkez
üssü
Girit
Adası'nın
doğu
ucu
olan
6.3
büyüklüğünde
bir
deprem
meydana
geldi.
Akdeniz'deki
deprem
sonrası
bir
açıklama
yapan
Kadir
Sütçü,
"Güneşin
ısıtmasıyla
sular
buharlaşır.
Deprem
öncesinde,
deprem
anında
litosferdeki
kayaçların
sıkışması
ya
da
sıkıştırılmasıyla
partiküller
(gazlar)
yeryüzüne
çıkar.
Yeryüzündeki
partiküllerle
çevresinde
bulunan
su
buharı
birlikte
hızla
yükselerek
bulutları
oluşturur.
Su
buharı,
hava
tahmini
yapılan
kızılötesi
fotoğraflarda
siyah
ya
da
gri
gözüküyor.
Bir
hava
olayının
doğru
olup
olmadığı
gözlemlerle
ortaya
çıkar.
Gözlem
yaparak
doğruyu
görenler
yanlışı
kabul
edemez.
Gözlemlerinin
doğru
olduğunu
anlatmaya
devam
eder.
Biz
de
gördüklerimizi
anlatmaya
devam
ediyoruz.
Projemizi
takip
eden
değerli
ziyaretçilerimiz
deprem
tahminlerimizi
takip
ederken,
derslerimizi
okumak
suretiyle
depremlerin
gökyüzünü
nasıl
değiştirdiğini
de
görebiliyor.
Depremlerin
saatinin
tahmin
edilebilmesi
gelecekte
meteoroloji
istasyonlarımızdan
yapılabilecektir"
dedi.
http://wap.iha.com.tr/haber/detay.aspx?nid=167757&cid=11
Simav Depremi
Kütahya depremini bulutlara bakarak bildi
Depremleri, bulutların hareketleriyle önceden kestiren Kadir Sütçü, son Simav depremi için de daha önce uyarıda bulunmuştu
Depremleri bulutların hareketlerine bakarak kestirme yöntemi konusunda kendini geliştiren Kadir Sütçü, Kütahya depremini günler öncesinden haber verdi.
Kütahya Simav'da meydana gelen depremi, bulutların hareketlerine göre tahmin ederek, günler öncesinde www.dkos.org internet sitesi üzerinden "Ayın 19'unda saat 00.00'da Kütahya ve çevresinde dikkat" diye uyaran Kadir Sütçü "Kütahya halkına 48 saat içeri girmemelerini tavsiye ediyorum" dedi.
Sütçü, 10 Mayıs tarihinde Kütahya ve çevresinde 5.0 şiddetinde bir deprem beklentisi içinde olduğunu söyleyerek, "Bu depreme karşılık Mayıs'ın 13'ünde 3.7 şiddetinde bir deprem meydana geldi. Bu deprem meydana geldikten sonra işaretlere göre, depremin küçük olduğunu siteme yazmıştım. Siteme yazdıktan sonra ayın 16'sı ve 17'sinde İstanbul, Ankara ve İzmir çevresinde bu üçlü arada sıcaklık 27 dereceydi. Ayın 19'unda sıcaklık bir anda 18 dereceye indi. Bu 18 dereceye inmesiyle
yeryüzünden çıkan gazlardan dolayı, çıktığını düşündük. Ayın 19'unda saat 00.00'da Kütahya ve çevresinde dikkat diye yazdık. Yani bu dikkat dememiz 5.0 üzerinde 5.5 şiddetine kadar bir depremin çıkabileceğini tahmin etmiştik" dedi. Kadir Sütçü, depremin büyüklüğünü 5.5 olarak tahmin ettiğini ifade ederek, "Saat 00.00'da yazdık ki, 22 saat önceden tahmin ettik. Ama Kütahya'da deprem olacağını 9 gün önceden 10 Mayıs'ta tahmin etmiştik. 2009 yılındaki 5.0 depremi yine 9 gün arayla tahmin etmiştik. 2 depremde 9 gün önce işaretini vermişti" diye konuştu.
Yaklaşık bir haftadır üniversitelerde jeoloji, jeofizik ve coğrafya bölümlerindeki profesörlere mailler gönderdiğini belirten Sütçü, gerekli yerlerle görüştüğünü de ifade etti.
Sütçü, "Çünkü böyle bir depremin geleceğinin biliyordum. Kütahya tarafından bizi takip edenler çok. Orada bizi takip ettikleri için dikkatli olmalarını istedik. Oradaki halk zaten tedbirli oldu. Bundan sonrada Kütahya halkına 48 saat içeri girmemelerini tavsiye ediyorum. Kütahya ve çevresindeki olan depremleri artçılar çok oluyor.
Deprem binaları yordu ve şu anda artçılarda genellikle binaları yorduğu için, yapılarda sağlam yapılmadığı için, binalar çok hasarlı ve küçük depremlerde yıkılabilir. Bu deprem olmadan önce, Asya kıtasından bir iteleme meydana geldi. Bu Asya kıtasından itelemeyle beraber, şu andaki deprem oldu ve Türkiye'deki faylar bir zincir gibidir. Biri oynadığı zaman diğerlerini de oynatabiliyor. 5.4'ün üzerindeki deprem genellikle fayları oynatarak soğuk hava meydana getiriyor. Bu soğuk havayı meydana getirdikten
sonrada biz, burada deprem olacağını tahmin ediyoruz" açıklamasında bulundu.
ÖNCELİĞİ KÜTAHYA'YA VERMİŞTİ
İstanbul'da meydana gelebilecek bir depreme ilişkin herhangi bir tahminde bulunmayan Sütçü, şunları söyledi:
"Şu anda İstanbul için gözlem ve deneylerimize devam ediyoruz. Kütahya'daki depremin işaretlerini aldıktan sonra, nerede olacağının sitemize yazdık. Kütahya'daki depremin işaretini hemen verdiği için, Kütahya'daki depremleri hiç kaçırmadık, hepsinin tahmin ettik.
Türkiye genelinde tahmin ettiğim depremler 450'yi aştı. Tahminlerimiz yüzde 90 doğru çıkıyor. Kütahya'daki en önemli deprem işareti ise, havadaki beyazlıklar. Gökyüzüne bakarak oradaki bulutları inceleyerek, kızılötesindeki beyazlıkları çok
farklı oluyor. Onları izleyerek depremleri inceliyoruz. Yeraltında hareketlenme olduğu zaman, gökyüzünde beliriyor. Buharlar gökyüzüne çıkıyor, atmosferde dev bulutlar meydana geliyor. Bu bulutlarda depremin belirtisi oluyor. Atmosferde soğuk hava tabakasında yoğunlaşarak beyaz bulutlar meydana getiriyor. Bu bulutlarda depremin belirtisi oluyor. Dünya ölçeğine bakacak olursak, 10 gün önceden kendini gösterebiliyor. 10 gün önceden gösterdiğini için, son 3 günde tam belirti veriyor Genellikle Kütahya'yı ele
alacak olursak, 9 gün önceden belirti oluyor ve deprem meydana geliyor. Karıncalar deprem olmadan önce ölüyor."
http://www.skyturk.net/haber/depremi-bulutlara-bakarak-bilen-adam-turkiye-1489.html
|
|
|
http://www.turkhaberler.net/medya/pazartesi-ekranda-deprem-var.htm
Türkiye'nin öğretmen kimlikli tek deprem uzmanı Kadir Sütçü
TURKHABERLER'in Pazartesi günkü yayınlanacak ‘Deprem Özel
Programının’ özel konuğu oluyor.
06 Ekim 2011 Perşembe 15:40
TH İSTANBUL –
Dünyanın başının olduğu kadar Türkiye ve özellikle
Marmara’nın da belası haline gelen
‘Deprem’
Kanal 34'de yayınlanan
TURKHABERLER’in
10 Ekim Pazartesi
günkü konusu
oluyor.
Bugüne kadar yaptığı çalışmalarla gerek jeoloji
gerekse meteoroloji biliminin yasalarını alt
üst eden öğretmen
Kadir Sütçü,
Cemal Bilge
ve
Sude Tan’ın
konuğu oluyor
“Türkiye’yi şaşırtacak açıklamalar yapacak olan
Kadir Sütçü’nün 10 Ekim Pazartesi günü
söyleyecekleri izleyicilerimiz için çok önemli”
diyen Cemal Bilge, “Bugüne kadar depremle ilgili
ne söylediyse çıkan hocamızı stüdyomuzda ağırlayacak
olmaktan mutluyuz. Bugüne kadar pek çok deprem
uzmanıyla programlar yaptık, röportajlar yayınladık.
Bana kalırsa hepsi bu konuda kitap hocasıydı. Kadir
hoca öyle değil. Bu adam yaptığı buluşlarla
özellikle meteorolojinin yasalarını alt üst etti.
Türkiye’de bir veya iki bilim dalını saf dışı
bıraktı. Bu sebeple herkes onu izlemeli ve
söyleyeceklerini harfiyen uygulamalı” diye
konuştu
***
http://blog.milliyet.com.tr/Deprem_tahmincisi_depremin_yerini_biliyor_/Blog/?BlogNo=212529
Deprem tahmincisi depremin yerini biliyor...
Gökyüzüne Bakmanız Yeterli
DOĞADAKİ PARAMETRELERİ GÖZLEMLEYİN
Düzce Üniversitesi’nde konferans veren Deprem uzmanı Kadir Sütçü, gözlem yapılarak doğadaki parametrelerden depremin tahmin edilebileceğini söylerken, özellikle yaz mevsiminde bu tehlikenin gökyüzüne bakılarak anlaşılacağını belirtti.
17.4.2012 - 17:28
Düzce Üniversitesi 6.kuruluş Yıldönümü ve 13 Mayıs Ulusal Peyzaj Mimarlığı Günü etkinlikleri kapsamında Peyzaj Mimarlığı Topluluğu’nun düzenlediği “Doğadaki Parametrelerin Gözlenmesiyle Deprem Tahmini” konulu konferansta konuşan Kadir Sütçü ilginç tespitlerde bulundu.
“Eğer depremler olmazsa küresel ısınma olur” diyen Sütçü, depremin tahmin edileceğini, özellikle yaz mevsiminde gökyüzündeki değişikliğin fark edilebileceğini vurguladı.
Sütçü, “Yaz mevsimi için gökyüzüne bakmamız yeterli. Lütfen gözlem yapın, benim gördüğümü sizde görün. Eğer 360 derecelik bir kızıllık varsa deprem olacak demektir.” Dedi.
DÜ Konferans Salonu’nda Sütçü’nün verdiği bilgileri öğrenciler dikkatle dinlerken , Üniversite olarak ilk konferansını Düzce Üniversitesinde verdiğini ifade etti.
Sütçü, “ Bütün dünya bilim adamları Türkiye’ye gözlem için gelecek. Türkiye gözlem yeri olacak. Yağışlar depremin paralelliğini gösteriyor. Türkiye’de 2001’de 2 bin 563 deprem meydana geldi. 2010’da 11 bin 332, 2011 yılında 18 bin 40 deprem meydana geldi. Van depreminin tetiklemesi devam ediyor. Japonlar hesap yapmalarına rağmen yanlış hesap yaptılar. Doğadaki parametrelerin gözlenmesiyle deprem tahmin edilebilir.” Dedi.
http://www.oncurtv.com/haber/DOGADAKI-PARAMETRELERI-GOZLEMLEYIN/58362
http://www.oncurtv.com/haber/-DEPREMIN-HABERCISI-/58367
Yukarıdaki iki linki tıklayınız.
Düzce Üniversitesi’nde konferans vermek için Düzce’ye gelen Deprem Uzmanı Kadir Sütçü, dün akşam Erol Tayhan’ın konuğuydu.
Basına evinde karıncalar üzerine kurduğu deprem gözlem merkeziyle yansıyan Sütçü, karınca ve gökyüzü hareketlerini inceleyerek deprem tahminlerinde bulunuyor. Erol Tayhan’nın sorularını yanıtlayan Sütçü karınca kolonilerini incelemeye nasıl başladığını ise şu şekilde anlattı:
Karıncaların ölümü depreme işaret
“11 Kasım 1999 yılında bahçede gezerken erik ağacının gölgesinde karınca kolonisi dikkatimi çekti. Karıncalar kümeleşmişti. 12 Kasım'da da Düzce depremi oldu. Daha sonra koloniler incelemeye başladım. Karıncalar koloni halinde yaşar ve bu topluluğuna sadece ana karınca komut verir. Ana karınca yuvayı terk ettiğinde büyük bir deprem işareti olarak kabul edilir. Karıncaların yüzde 80 öldüğünde 7 şiddetindeki bir depremi çağrıştırıyor. Karıncaları evimde izliyorum. 12 kolonim var. Her birinde bin karınca olduğunu düşünürseniz evimde 12 bin karınca var. Karıncaların ölümüyle gökyüzünde de değişiklikler meydana geldiğini gördük ve şimdi gökyüzündeki değişimleri de inceliyoruz. Gökyüzünü incelemeye başladıktan sonra depremin bilinmezliğini bana göre sıfır noktaya geldi.”
Türkiye’de yarım saatte bir deprem atıyor
Fay haritasına bakıldığında Türkiye’nin farklı bir bölgede bulunduğunu söyleyen Sütçü; “Sismoloji bakımından düşündüğümüzde Türkiye’deki depremler yüzeye yakın depremlerdir. Her saat başında ya da yarım saatte bir deprem atıyor.” dedi.
Meteorolojinin kullanmış olduğu kızıl ötesi haritalardaki beyazlıkları inceleyerek depremleri tahmin ettiklerini ifade eden Sütçü, “Kızıl ötesi haritalarda sıcak bölgeler siyah, soğuk bölgeler beyazla gösterilir. Sıcak bölgelerde suların buharlaşması da siyah göründüğünden dolayı beyazlıkların kaynağının tamamı su buharı değildir. Deprem öncesinde çıkan partiküllere tutunan su buharı da atmosferde partiküllerle gazlarla yükseklerde yoğunlaşarak beyazlıkları meydana getirirler. Su buharı yağış olarak geri dönerken gazlar atmosferde gezinir. Biz bu partikülleri inceleyerek depremleri tahmin ediyoruz."dedi.
Özellikle yaz mevsiminde gökyüzündeki değişikliğe dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizen Sütçü; gökyüzünde 360 derecelik bir kızıllığın deprem habercisi olduğunu belirtti.
***
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
mysql_query("SET NAMES 'latin5'");
mysql_query("SET CHARACTER SET latin5");
mysql_query("SET COLLATION_CONNECTION = 'latin5_turkish_ci'");
$m_query = mysql_query("SELECT * FROM ustmenu ORDER BY id");
while(list($id, $adi1, $yol) = mysql_fetch_row($m_query))
{
?>
}
?>
|