-
SIRA DIŞI DAVRANIŞ
DURUM TABLOMUZDA
-
AŞAĞIDAKİ DERECELER GÖRÜLÜYOR. Not: Proje aşamasındaki
çalışmalarımızdır. 1. ve 5.dereceki ifade edilen bilgiler
henüz bilimsel makale olarak yayınlanmamıştır. Deneylerimin
sonuçlarından elde edilen ifadelerdir.
-
1.
DERECE
-
A)
24 koloniden sıra dışı davranış gösteren koloniler:
Bazı koloniler
-
-
B)
Sıra dışı davranış gruplaması: Sağa
Sola Devrilme, dağınık yürüyüş, telaşlı yürüyüş, yol
şaşırma, yuva ağzı küme, yiyeceğe ilgisizlik, yiyeceğe
yoğunluk
-
-
C) Deprem şiddeti (ML):
ML=2.0 - 3.0 (ÖLÜM
YOK)
-
-
D)
Anahtar kelimeler ve büyüklük (MD):
Çok önemsiz (MD=2.0-3.0 arası)
-
-
E)
Marmara Denizi merkez üssü olduğunda İstanbul’un çeşitli
ilçelerindeki şiddete göre özel yuvalarda bulunan 24
koloninin deprem öncesinde gösterecekleri sıra dışı
davranışlarının zamanlama çizelgesi:
-
Örneklem "gözlem yerimiz" alanımız ML=I şiddetinde etkilenmesi
durumda
gün
-
içinde sıra dışı davranış başlar.
-
-
2.
DERECE
-
A)
24 koloniden sıra dışı davranış gösteren koloniler:
Bazı koloniler
-
-
B)
Sıra dışı davranış gruplaması:
a.
Havale Geçiren, Kasılma Yapan, Uyuşukluk Gösteren.
b.
Bütün
sıra dışı davranışlar görülür.
-
-
C)
Deprem şiddeti (ML): a.
şıkkı için ML=3.0 - 3.5 (ÖLÜM YOK)
b. şıkkı için ML=3.6 - 4.0
(ÖLÜM %10)
-
-
D)
Anahtar kelimeler ve büyüklük (MD):
Önemsiz (MD=3.1 - 4.0 arası)
-
-
E)
Marmara Denizi merkez üssü olduğunda İstanbul’un çeşitli
ilçelerindeki şiddete göre özel yuvalarda bulunan 24
koloninin deprem öncesinde gösterecekleri sıra dışı
davranışlarının zamanlama çizelgesi:
-
Örneklem "gözlem yerimiz" alanımız ML=II-III şiddeti
arasında etkilenmesi durumda
gün içinde yada bir kaç gün öncesinden de sıra dışı davranış başlar.
-
-
3.
DERECE
-
A)
24 koloniden sıra dışı davranış gösteren koloniler:
Bütün koloniler
-
-
B)
Sıra dışı davranış gruplaması:
Bütün
sıra dışı davranışlar görülür
-
-
C)
Deprem şiddeti (ML): a.
ML=4.1 - 4.5 (ÖLÜM %20) b.
ML=4.6 - 5.0
(ÖLÜM %30)
-
-
D)
Anahtar kelimeler ve büyüklük (MD):
Küçük (MD=4.1 - 5.0 arası)
-
-
E)
Marmara Denizi merkez üssü olduğunda İstanbul’un çeşitli
ilçelerindeki şiddete göre özel yuvalarda bulunan 24
koloninin deprem öncesinde gösterecekleri sıra dışı
davranışlarının zamanlama çizelgesi:
-
Örneklem "gözlem yerimiz" alanımız ML=IV - V şiddeti
arasında etkilenmesi durumda
bir kaç hafta
öncesinden sıra dışı davranış başlar.
-
-
4.
DERECE
-
A)
24 koloniden sıra dışı davranış gösteren koloniler:
Bütün koloniler
-
-
B)
Sıra dışı davranış gruplaması:
Bütün sıra dışı davranışlar görülür
-
-
C)
Deprem şiddeti (ML): a.
şıkkı için ML=5.1 - 5.5 (ÖLÜM %40) b.
şıkkı için ML=5.6 - 6.0 (ÖLÜM %50)
-
-
D)
Anahtar kelimeler ve büyüklük (MD):
Büyük (MD=5.1 - 6.0 arası)
-
-
E)
Marmara Denizi merkez üssü olduğunda İstanbul’un çeşitli
ilçelerindeki şiddete göre özel yuvalarda bulunan 24
koloninin deprem öncesinde gösterecekleri sıra dışı
davranışlarının zamanlama çizelgesi:
-
Örneklem "gözlem yerimiz" alanımız ML=V1 - VII şiddeti
arasında etkilenmesi durumda
bir kaç hafta
öncesinden sıra dışı davranış başlar.
-
-
5.
DERECE
-
A)
24 koloniden sıra dışı davranış gösteren koloniler:
Bütün koloniler
-
-
B)
Sıra dışı davranış gruplaması:
Bütün
sıra dışı davranışlar görülür
-
-
C)
Deprem şiddeti (ML): a.
şıkkı için ML=6.1 - 6.5 (ÖLÜM %60) b.
şıkkı için ML=6.6 - 7.0 (ÖLÜM %70)
-
-
D)
Anahtar kelimeler ve büyüklük (MD):
Daha büyük (MD=6.1……… ve yukarısı)
-
E)
Marmara Denizi merkez üssü olduğunda İstanbul’un çeşitli
ilçelerindeki şiddete göre
-
özel yuvalarda bulunan 24 koloninin deprem öncesinde
gösterecekleri sıra dışı davranışlarının zamanlama
çizelgesi:
-
Örneklem "gözlem yerimiz" alanımız ML=VIII - IX şiddeti
arasında etkilenmesi durumda
bir iki ay
öncesinden sıra dışı davranış başlar.
-
-
Magnitüd ve Şiddet arasındaki fark nedir?
-
Magnitud: Depremin kaynağında açığa çıkan enerjinin bir
ölçüsü.
-
Şiddet: Depremin yapılar ve insanlar üzerindeki etkilerinin
bir ölçüsüdür.
-
-
Bilimsel Veriler
-
-
1. Depremlerden önce elektromanyetik enerji dalgalanmaları
meydana gelir.
-
Bu dalgalanmaları bazı canlılar hissederler.
-
2. Karıncalarda hisseden canlılardan birisidir.
-
Evde özel yuvalarda
bulunan 12 koloni hava şartlarından etkilenmeyecek
durumdadır.
-
4 mevsimde karıncalar harici durumlarla, depremin merkez
üssünü, depremin (küçükten büyüğe doğru) büyüklüğünü ve
depremin zamanını net olarak tahmin yapmak, çok kolay
değildir.
-
Ana karıncasız koloninin yaşaması düşünülemez.
-
Ana karıncanın yuvasını korumasız terk etmesi mümkün
değildir.
-
Ana karıncaların yuvalarını terk etmeleri bir felaket
sinyalidir.
-
-
Karıncalar
-
-
1.
Yeryüzünde en kalabalık nüfusa sahip olan canlılar,
karıncalardır.
-
2.
Ana karıncasız koloninin devamlılığı düşünülemez.
(Ana karıncalar = diğer karıncalardır.)
-
3.
Ana karıncaların yuvalarını terk etmeleri büyük bir tehlike
işaretidir.
-
4.
Ana karıncalar yiyecek aramazlar,
işçilerin getirdikleri besinlerle beslenirler.
-
5.
Böcek türlerinin en "sosyal"lerinden biri olan karıncalar,
son derece iyi "örgütlenmiş" bir düzen içinde, "koloniler"
denen topluluklar halinde yaşarlar.
-
6.
Karıncalar kendileri açısından en ideal olan sosyal sistemi
milyonlarca sene öncesinden günümüze kadar hiçbir aksaklığa
meydan vermeden sürdüre gelmişlerdir.
-
7.
Koku ve vücut lisanına dayalı karmaşık fakat kendilerinin
kolayca anlayabileceği bir sistem oluşturmuşlar.
-
8.
İstisnasız her karınca topluluğu kast sistemine kesin olarak
bağlılık gösterir.
-
Bu kast sistemi, bir koloni içinde üç ana bölümden meydana
gelir.
-
Birinci
kastın üyeleri üremeyi sağlayan kraliçeler ve erkeklerdir.
Bir kolonide birden çok kraliçe olabilir. Kraliçe, üreme ve
böylece koloniyi oluşturan bireylerin sayısını arttırma
görevini üstlenmiştir. Diğer karıncalardan vücutça daha
iridir. Erkeklerin görevi ise, yalnızca kraliçeyi
döllemektir. Nitekim bunların tamamına yakın bölümü
çiftleşme uçuşundan sonra ölür.
-
İkinci
kastın üyeleri askerlerdir. Bunlar, koloninin korunması,
yeni yaşam alanları bulunması ve avlanma gibi görevleri
üstlenirler.
-
Üçüncü
kast ise, işçi karıncalardan oluşur. İşçilerin hepsi kısır
birer dişidir. Ana karıncaya ve yavrularına bakar, onları
temizler ve beslerler. Bunun dışında koloninin tüm diğer
işleri de işçilerin sorumluluğundadır. Bir karınca için
önemli olan koloninin devamlılığıdır.
-
9.
Karınca yuvalarının dış dünya ile bağlantıları, genellikle
sadece bir karıncanın geçebileceği genişlikteki küçük bir
delik vasıtasıyla sağlanır. Bu deliklerden geçmek ise bir
"izine" tabidir. Koloni içinde sayıları çok fazla olmayan ve
tek görevi "kapıcılık
yapmak"
olan karıncalar vardır. "Kapıcılar" giriş deliğine tam uyan
geniş baş yapılarıyla, canlı bir tıkaç vazifesi görürler.
Kapıcı, giriş deliğinde saatlerce oturur ve sadece kendi
kolonisinden olduğunu anladığı karıncaların girişine izin
verir.
-
10.
Karıncalar, hassas duyu organları sayesinde oldukça değişik
iletişim yöntemleri kullanırlar. Avlarını bulmaktan
birbirlerini takip etmeye, yuvalarını kurmaktan savaşmaya
kadar hayatlarının her anında bu duyu organlarını
çalıştırırlar. 2-3 milimetrelik vücutlarının içerisine
sığdırılmış 500.000 sinir hücresiyle, bir iletişim sistemine
sahiptirler.
-
11.
Genel olarak iki çeşit yarı-kimyasal vardır. Bunların
isimleri
Feromen
ve
Alomen'dir.
Alomen, cinsler arası iletişim için kullanılan bir maddedir.
Feromen ise çoğunlukla bir cins içinde kullanılan ve bir
karınca tarafından salgılandığında, diğeri tarafından koku
olarak algılanan kimyasal sinyaldir. Bu sinyaller, karınca
topluluklarının organizasyonunda en önemli rolü oynar. Bir
karınca sinyal olarak bu sıvıyı salgıladığında, diğerleri
koku veya tat alma yoluyla mesajı alır ve cevap verirler.
Ayrıca karıncaların salgıladığı feromenin yoğunluğu, acil
duruma göre de değişmektedir.
-
12.
Salgılar karıncaların hepsinde aynı özelliği göstermez; her
salgı bezinin farklı karınca çeşitlerinde, ayrı ayrı
fonksiyonları vardır.
Dufour bezleri, Zehir torbası, Pygidial Bezler, Sternal
Bezler, Metapleural Bezler
-
13.
İki tür ses üretimi belirlenmiştir. Biri vücudu bir engele
veya yere çarparak çıkarılan "vuruş" sesi ve titreşimler,
diğeri de vücudun bazı parçalarını birbirine sürterek
çıkarılan tiz seslerdir.
-
14.
Maddeden geçen ses titreşimlerine karşı çok duyarlıdırlar.
Bu onlar için etkili bir alarm sinyalidir. Bunu
duyduklarında yürüme hızlarını arttırırlar, titreşimin
geldiği yöne doğru hareket ederler ve çevrede gördükleri
bütün hareket eden canlılara saldırırlar. Koloni üyelerinin
hiçbirinin, duyduğu bu çağrıyı yanıtsız bırakmaması, karınca
topluluğunun başarılı organizasyonunun bir göstergesidir.