DUYURULAR
DEPREMSELLİĞİ HAVA DURUMU GİBİ ÖĞRENMEK İSTİYORSANIZ SİTEMİ HER GÜN ZİYARET EDEBİLİRSİNİZ

Proje Sahibi

 
 
 

   

   

   

   

   

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Proje Sahibi

 

Çalışma Esaslarımızdan Önemli Açıklamalar

a.) Yaptığım işin ciddiyetini bildiğim için tatile bile çıkamıyorum. Bu nedenle, gözlem deney ve tahmin bölümüne, yaptığım deneyler sonucunda  sıra dışı davranış varsa yazıyorum yoksa yazmıyorum.

b.) Marmara Bölgesi .../Ağustos 2008 Gözlem ve Deney Saatlerinin Sonuçları yukarıda yeşil üstüne beyaz yazılmış Anahtar kelime ile belirtilmiştir. Özel durumları gözlem deney ve tahmin bölümüne yazıyorum.

c.) Deney sonuçlarımız, yayın saati itibariyle özel bir durum belirtilmemişse 24 saat için geçerlidir.

d.) Marmara Bölgesindeki  Çok Önemsiz ve Önemsiz sayılan depremlerin %100 tahmin edilebilmesi içinde yuva üzerinde 24 saat kayıt yaparak çalışabilecek  tam laboratuar sistemi kurulması şarttır.  Sistemin örnek çalışması tamamlandığında ise diğer vilayetlere taşınması patent kuruluna başvuru yapılabilmesi içinde maddiyata ve bunu karşılayacak sponsorlara ihtiyaç vardır.

01 Temmuz 2007 tarihinden beri TV kanalları (Show Tv, Atv, Fox Tv, KanalA, Kanaltürk, Habertürk, Skytürk, Tv8, Star Tv) tüm gazete, dergiler ve internet haber siteleri Marmara Bölgesi'nin depremselliğini hava durumu gibi sitemizden bildirdiğimizi biliyorlar
Projemizi, çevrenize tanıtabilmek için mail grubu oluşturup aşağıdaki linki tıklamalarını isteyebilirsiniz.
Çünkü Mike Lee'nin tahmini var. Lütfen, bu linki mail grubunuza göndermeyi ihmal etmeyiniz.
Mike Lee'nin İstanbul depremi için tahmini 2008
İstanbul depremi için en tehlikeli dönem ise 2008.  devamı ....>>
 
 
3 YILDA 3 BÜYÜK DEPREM VAR
Selanik Üniversitesi önümüzdeki 3 yıl içinde Anadolu’da 3 büyük deprem olacağı tahmininde bulundu
07 Kasım 2008 Cuma 09:19
Üniversitenin, Yunanistan’da saygın Geofizik Laboratuarı’nın gerçekleştirdiği ve önceki gün Atina’da bir kongrede açıklanan inceleme verilerine göre söz konusu depremlerden ilki 2009 sonlarında doğru meydana gelecek ve şiddeti 6’nın üzerinde olacak.
“Depreme karşı önlemler” konulu kongrede konuşan Selanik Üniversitesi sismoloji profesörü Manolis Skordilis, Anadolu’da meydana geleceği tahmin edilen depremlerin hangi somut bölgeleri kapsadığını açıklamadı.
Yunan profesör ayrıca, Yunanistan’ı içeren olası deprem tahminlerini de açıklamaktan kaçındı.

Profesör Skordilis deprem tahmin araştırmasında uygulanan metodun zaman açısından 2.5 yıl, deprem şiddeti açısından 0.4 Richter, deprem merkezi açısından ise 150 km’lik bir açık verebileceğini belirtti.

 
 
Depremi bir gece önceden bildi

İşte binlerce kişiyi maille uyaran Kadir Sütçü ve depremi haber veren karıncaları.. BEGÜM ÇELİKKOL'UN ÖZEL HABERİ
11.07.2008 09:32

Depremi önceden bilmek mümkün mü? İstanbul'u da etkilemesi beklenen büyük Marmara Depremi ne zaman olacak? Tüm bu sorular bir yana dün binlerce kişi mail adresini açtı ve bir mesajla karşılaştı... Mesajda Balıkesir'de 10 Temmuz 2008'de deprem olacağı yazıyordu...  Bu mail Kadir Sütçü tarafından geldi...

HABERTURK.COM MUHABİRİ BEGÜM ÇELİKKOL'UN ÖZEL HABERİ
Ziraat Mühendisi ve İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü Eğitici Bilgisayar Formatör Öğretmeni Kadir Sütçü bu konu üzerine karınca ve bulut hareketlerini inceliyor ve oluşturduğu web sitesinde olacak depremleri günü ve saatiyle yayınlıyor.
İŞTE DEPREMİ BİLDİREN KARINCALAR. TIKLAYIN
Özellikle de karınca hareketlerinin depremle büyük bir ilgisi olduğunu söyleyen Sütçü: "Depremlerin olacakları yerler ve biliniyorsa zamanı kestirmek için güvenli bir metod üzerinde çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. 24 saat önceden depremlerin olup olmadığını bilmekteyiz. Hava durumu gibi önceden tahmin yapmaktayız. Karınca kolonileri ana karınca olmaksızın yaşamlarını devam ettiremezler. Bir kolonide 7-8 tane ana karınca olabiliyor. Biz ana karıncaları takip ediyoruz. Ana karıncalar yerin 1 mt derinliğinde yaşayan en güvenlikli odalarda olur. Yiyecek taşımazlar. Bütün kolonilerin cinsiyetlerini değiştirmede yetkilidir. 3 katı kadar büyüktürler. Şunu istiyorum yetkililerden bebeğin cinsiyeti nasıl tespit ediliyıorsa yerdeki ana karıncaların takibini yapan bir program ve alet ihtiyacımız var. Hava durumu gibi her ilde vermemiz mümkündür. Bunun dışındaki hiçbir yöntem de depremleri hava durumu gibi vermeye mümkün değildi. Karıncaların ölümü deprem büyüklüğüne eş değerse olay tamamdır."
UZUN BİR ARAŞTIRMA SÜRECİ

Kadir Sütçü 1999 Marmara Depremi sonrasında çalışmalarına başladığını kaydetti ve şunları ekledi: "11 Kasım 1999'da bahçemde gezerken bir erik ağacı var. Özel bir ağaç. O erik ağacının gövdesinde karıncaları gördüm. Dikkatimi geçti. Sıradışı davranışlar içindeydi. Bu karıncalar depremden mi kaçtılar diye incelemeye başladım. Ve ertesi gün 12 Kasım Düzce depremi gerçekleşti. O günden sonra oğlumla birlikte karar aldık incelemeye başladık. Kolonileri oluşturdum. 2004'te bir eğitimde öğretmenlere ders veriyordum. Proje yaptırdım onlara. Projeniz karıncaları incelemek. Sıra dışı davranışları nelerdir_? Depreme duyarlı canlılar mıdır? Onların projesinin sonucu: 'Karıncalar depreme duyarlılık gösteriyor oldu.'  Daha sonra bu projeyi sayısal olarak inceledik. Bir grup matematik öğretmeniyle konuştum. Karıncalar ve bulutlarla ilgili inceleme yaptılar. Ve onların tezinde de ortak sonuç karıncaların depreme duyarlı hayvanlar olduğuydu"
BALIKESİR DEPREMİ SİTEDEYDİ

Sütçü'nün oluşturduğı web sitesinde gece 00:00'da bir mesaj dikkatleri çekti. Mesajda yazan şuydu: "İstanbul'a uzak bir yerde ancak İstanbul'un etkileneceği bir yerde hafif şiddette deprem olacak"
Bu depremi bilmek için Sütçü şöyle bir araştırma yaptığını anlattı: "5.0 büyüklükte bir depremin meydana gelebilmesi için evde 12 bahçede 12 özel yuvalardaki farklı türdeki kolonilerin 4 saat aralıklarla takipleri incelendi. Karınca yürürken düşüyor, sinirli oluyor, dağınık yürüyüş yapıyor. Bu karınca kolonileri Balıkesir'i işaret ediyordu"
KARINCA ÖLÜMLERİ NEYE İŞARET EDİYOR?
Sütçü büyük depremlerin oluşunu karınca ölümlerine bağladı: "Ölüm gerçekleşirse 7 büyüklüğündeki depremi işaret ediyor."
İSTANBUL'DA NE ZAMAN DEPREM OLACAK?
"Öyle bir bulgu yok. Diğer karınca türleri de oynamış olsaydı ufuktaki bulutlar da kırmızı olsaydı İstanbul'da büyük bir deprem olabilirdi."
Bilmek ayrı birşey yaşayanları hayal etmek ayrı. Dün sabah gözlemimde bulutlara baktığımda akşam bulutlarına bakacağım ve karar vereceğim dedim. Resimde 2 tane çizgi var kırmızı. Kırmızı iki çizgi İstanbul'a uzak altta kırmızı ton fazla olsaydı daha İstanbul diyecektim. Karınca hareketleri hızlansaydı İstanbul'da olacak."
YUNANİSTAN FAYLARI İSTANBUL'U YAĞMUR ŞEKLİNDE ETKİLİYOR
Sütçü'den ilginç bir yorum daha: "Yunanistan'ın güneyinde faylardan çıkan enerji İstanbul'da yağmura dönüşüyor. Bunu bir yıldan beri inceliyorum. Deprem öncesi faylardan çıkan enerji İstanbul üzerinde yoğunlaşıyor. Ve yağmur yağıyor"
İŞTE DEPREMİ ÖNCEDEN BİLMEK İÇİN GEREKEN PARAMETRELER

1- Evde ve dışarda bulunan köpeklerin sebepsizce havlaması, hırlaması ve uluması
2- Bahçede bulunan yılanların, farelerin, kertenkelelerin, solucanların yuvalarını terk edip, yüzeye çıkması
3- Martıların, kargaların, serçelerin gökyüzünde değişik hareketler sergilemeleri ve ses çıkarmaları
4- Bahçedeki ya da balkondaki saksıda bulunan bitkilerin zamansız olarak çiçek açması, yapraklarının kuruması
5- Evde çalışan elektrikli ev aletlerinin sıradışı hareketler göstermesi. İnternet hızının yavaşlaması, bilgisayar ekranının tarih ve saatinin değişimi voltaj durumunun değişmesi
6- Ufuktaki bulutların kırmızılığının artması
SİTESİNDE YOK YOK
Kadir Sütçü hava durumu gibi deprem tahmini yapıyor. Ve bu tahminleri web sitesinde yayınlıyor. Sitede, tahminlerin bilimsel arka planları da bulunuyor. Siz de Sütçü'nün web sitesini ziyaret edebilirsiniz. www.dkos.org ve www.egitimsetimiz.com adli internet sitelerinden deprem verilerine ulaşmanız mümkün...
Begüm Çelikkol/ HABERTURK.COM

ÖZEL DUYURU: Yer yedi kat. 1.Litosfer(su) 2.Litosfer(kara) 3.Astenosfer 4.Üst manto 5.Alt manto 6.Dış çekirdek 7.İç çekirdek. Yerin 1.(su) ve 2.(kara) katındaki meydana gelen büyük sarsıntıları buralarda yaşayan canlıların tümü az yada çok algılıyor. Bu canlıların algıladığı bu durumu dünyadaki bilim adamlarımız canlılara patent verilemez diyerek bilimsel gerçekleri göremiyorlar veya görmek istemiyorlar. Böylece bizim çalışmalarımızın da bilimsel olmadığını TV, gazete ve dergiler de uzun bir süre daha hem seslendirecekler hem de yazacaklardır.

Biz ise, küçük ve büyük depremler meydana gelmeden önce kısıtlı zaman dilimi içinde, kısıtlı imkanlar ölçüsünde, teknolojiyi kullanma durumuna sahip olmadan, son teknolojilerle donatılmamış ilkel sayılabilecek, kendi ölçeklerimizde kullandığımız (laboratuar denilemeyecek şekildeki) yerlerde, araştırma yaparak raporlarımızda (3N = Ne zaman, Nerede, Ne kadar büyüklükte olacağını) belirtmeye devam edeceğiz.

Bu durumda yaptığımız araştırma sonuçlarını, bilimsel değildir diyerek değerlendirmeye almak istemeyen ve küçük gören herkesin bu projeye biraz daha önem ve destek vermelerini bekliyorum. Değerli ziyaretçilerimizin de "NOTER" görevlerini yapmaya devam ederek, Msn'lerindeki ve cep telefonlarındaki kayıtlı olan herkese sitemizi duyurmaya devam etmelerini istiyorum.

Öyle bir gün gelecek ki, google da "deprem" yazıp tıkladıklarında birinci sayfada birinci sırayı (Kandilliden önce) alacak olan sitemizi yüz binler ziyaret etmiş olacaklar. Bu tıklama dünyada büyük yankı yapacak ve sitemizi günlük olarak takip edenler, bilimsel olduğumuzu onaylayacak bilim adamlarımızın da kabul etmesini zorlayacaklar.

Kandilli Rasathanesi: 30 yıl içinde deprem olacak

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Gülay Altay, "Marmara Bölgesi’nin belli bir deprem tehlikesi taşıdığını ve bu depremin 30 yıl içinde olmasını öngördüklerini" ifade ederek, depremlerin öngörülmesinden, tahmininden ziyade hazırlıkların yoğunlaştırılmasının önemine dikkat çekti. Altay, AA muhabirine üzerinden 9 yıl geçen Marmara Depremi sonrası yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi. Türkiye’de 1 Ocak 2008 tarihinden itibaren büyüklü küçüklü 5 bin civarında deprem olduğunu belirten Altay, genellikle Bala-Ankara, Çameli-Denizli’de yoğunlaşma olduğunu, son zamanlarda Ege Denizi ile Marmara Denizi içerisinde ufak da olsa depremler kaydedildiğini söyledi. Gülay Altay, Kandilli Rasathanesinin depremlerin kaybedilmesi, parametrelerin belirlenmesi ve çözümlerinin yapılması yönünde teknolojik olarak ne gerekiyorsa, uluslararası ölçekte ne yapılıyorsa gerçekleştirmeye çalıştığını ifade ederek, "Şu anda istasyonlarımız yeni teknoloji ile donatılıyor, 114 civarındaki cihazlardan 78’i yeni teknoloji ihtiva ediyor" dedi. Marmara ve Ege bölgelerindeki hareketliliğin normal kabul edilmesi gerektiğini vurgulayan Altay, sözlerine şöyle devam etti: "Son dönemde özellikle Çameli-Denizli depremlerini izliyoruz. Bunlar Ege’de de son günlerde izlediğimiz depremler. Marmara ve Ege bölgelerinde bulunan faylar deprem üretme potansiyeline sahiptir, normal aktivitelerdir. Hatta 5,5 ve üzeri depremleri de üretebilirler. Dolayısıyla Türkiye açısından bakıldığında yapılması gereken, depremlerin öngörülmesinden, tahmininden ziyade hazırlıkların yoğunlaştırılmasıdır."

"TÜRKİYE’NİN DEPREMSELLİĞİNİ ANLAMAK"

Prof. Dr. Gülay Altay, "depremin ne zaman olacağını kısa vadede tahmin etmenin mümkün olmadığını" dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kandilli Rasathanesi olarak çalışmaları yoğunlaştırdığımız konu, mümkün olduğu kadar Türkiye’nin depremselliğini iyi anlamak. Araştırmacı arkadaşlarımız deprem üreten kaynakları inceliyorlar, mevcut depremleri değerlendiriyorlar. Herhangi bir kısa dönem öngörüsü söz konusu değil. Dünyada da böyle bir çalışma ancak araştırma safhasında..." Altay, geçmiş depremlere, mevcut aktiviteye bakılarak uzun vadeli olası bir deprem yeri tahmin edilebildiğini ifade ederek, "Marmara Bölgesi belli bir deprem tehlikesi taşıyor, buradaki deprem olasılığının yüzde 60 mertebesinde olduğunu ifade ediyoruz. Bu depremin 30 yıl içinde olmasını öngörüyoruz ama zamanını kısa dönem olarak tespit etmek mümkün değil" diye konuştu.

"BELLİ TARİH PANİĞE SEVK EDER"

Prof. Dr. Gülay Altay, depremin son derece "kaotik bir olay olduğunu" ifade ederek, belli tarihlerden söz etmenin halkı paniğe sevk edeceğini kaydetti. Altay, deprem riskinin ve tehlikesinin varlığını bilerek buna hazırlıklı olmanın, hem paniğe kapılmamak anlamında hem de yaşanılan mekanların depreme dayanıklı olması anlamında önem taşıdığını söyledi. Depreme karşı bilinçlenme konusunda 1999 öncesi ve 1999 sonrası arasında çok büyük fark olduğunu dile getiren Altay, şöyle konuştu: "Depremin etkilerinin gündemde olması, üniversitelerde yapılan çalışmalar, bilim insanlarının çalışmaları, basınla iletişimin artması, şüphesiz bilinçlenmeyi önemli ölçüde etkiledi. Ama yeterince yaygın hale daha getirebilmiş değiliz." Prof. Dr. Altay, deprem bilincinin yerleşmesi konusunda pek çok kurum ve kuruluşun çalışmalar yaptığını belirterek, İstanbul’da ve Marmara bölgesinde çok daha etkili çalışma yapılması gerektiğini bildirdi. Halkın da eğitimlere ilgi göstermesi, yapılan çalışmalara talebin artması gerektiğini kaydeden Altay, "Bunun da son derece olumlu yönde geliştiğini düşünüyorum. Yapılmayanlar tabi ki çok, ama ülkenin imkanları ölçüsünde ve bu konuda sorumluluk taşıyan kurumların yapabildikleri bence hızla ilerliyor, ben çok fazla olumsuz bakmıyorum" diye konuştu.  http://www.milliyet.com.tr/Yasam/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&Kategori=turkiye&ArticleID=978117&Date=13.08.2008&b=Kandilli'den%20ürküten%20uyarı&ver=58

İstanbul depremi 2008'de

 17 Ağustos Marmara depremini önceden bilen deprem tahmincisi Mike Lee, dört ay önce gönderdiği mail'de şöyle demişti: Güneş tutulmasından sonra, İran'da deprem bekliyorum.
Ve dediği çıktı!
İki gün önce İran 6'lık bir depremle sarsıldı. Lee beklenen İstanbul depreminin ise 2008'de olacağını söylüyor
Mike Lee, depremle ilgili haberleri yakından takip edenler için artık tanıdık bir isim. Hawaii'nin Honolulu kentindeki Damien Lisesi'nde din ve tarih öğretmenliği yapan Mike Lee (tam adıyla Michael Lee) bir yandan da depremleri önceden tahmin edebilmek için çalışıyor.
On yıldır Ay, Güneş ve yıldızların konumlarını, kendi geliştirdiği hesaplama sistemiyle yorumlayarak deprem tahminleri yapıyor. Tahminlerinin doğruluk oranı ise yüzde 60! Şimdiye kadar 1996 Peru depremini, 17 Ağustos 1999 Marmara depremini, 13 Ocak 2001 El Salvador, 28 Şubat 2001 Washington, 1 Mart 2001 Seattle ve 3 Şubat 2002 Afyon depremlerini önceden bilmişti.
Artık bu isabetli tahminleriyle en ünlü deprem tahmincileri arasında gösterilen Mike Lee ile ilk tanışmamız ise 1999 yılına rastlıyor.
DEPREMLERİ MAİL ATARAK BİLDİRDİ
1999'da, Aktüel Dergisi'nde çalışırken, 17 Ağustos Marmara depremini doğru şekilde tahmin ettiğini öğrendiğim Mike Lee ile hemen bağlantı kurmuştum. O zamandan bu yana geçen yedi yıl boyunca da Mike Lee ile şahsen haberleşmeyi sürdürdüm. Ocak 2002'de adresime gönderdiği mail'inde Mike Lee, bir ay sonra Türkiye'nin İç Anadolu bölgesinde büyük bir deprem beklediğini, ayrıca Nisan ayında da yine Türkiye'de 5 büyüklüğünde bir depremin daha meydana geleceğini söylüyordu. Nitekim 3 Şubat 2002'de Afyon'da 5 büyüklüğünde bir deprem yaşadık. Hemen ardından da 4 Nisan 2002'de 4.7 büyüklüğündeki Burdur depremi geldi. Depremlerin kesin yeri ve tam büyüklüğü konusunda küçük yanılgılar olsa da bu isabetli tahminleri o yıl Aktüel'de önemli haberler olarak yer aldı.
Depremlerde Güneş tutulmalarının rolünün büyük olduğuna inanan Mike Lee ile son olarak da bundan dört ay önce, yani Aralık 2005'te haberleştik. O zaman kendisine 2006'nın Mart ayı sonunda yaşanacak güneş tutulması sebebiyle Türkiye'de bir deprem olup olmayacağı konusunda tahminlerini sordum.
Mike Lee'nin bana gönderdiği
9 Aralık 2005 tarihli mesajında söyledikleri aynen şöyleydi:
'29 Mart 2006'daki Güneş tutulmasının hemen ardından, 5-11 Nisan 2006 tarihlerinde İran'ın Abiz bölgesinde 6.8 büyüklüğünde bir deprem bekliyorum.'
Ve Mike Lee'nin tahmini bir kez daha doğru çıktı. Çünkü, tıpkı dört ay önce şahsıma gönderdiği mail'de bildirdiği gibi, Güneş tutulmasının hemen ardından, 31 Mart Cuma günü İran'da 6 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.
Görünen o ki, ünlü deprem tahmincisi, depremin tam yeri, tam tarihi ve tam büyüklüğü konusunda ufak sapmalar olsa da, depremlerin pek çoğunu önceden bilmeyi başarıyor. Bu durumda beklenen büyük İstanbul depremi konusunda yaptığı tahminleri de dikkate almak gerekiyor mu sizce?
Tutulmalar tetikliyor
MIKE Lee tutulmaların depremi tetiklediğine inanıyor. Tezine göre Güneş, Ay ve Dünya'nın aynı düzlemde sıralanışıyla ortaya çıkan çekim gücü tektonik tabakaları, fayları, muhtelif katmanları ve magmayı etkiliyor. 2000 yıllık tutulmaların kaydını tutan Lee, hesaplarını özel bir bilgisayar programıyla yapıyor. Mike Lee, deprem tahminlerini yayınladığı kişisel internet sitesini kapattı; ancak çalışmalarını şimdi California Üniversitesi bünyesinde sürdürüyor.
İstanbul için tahmini 2008
İSTEĞİMİZ üzerine Mike Lee, yakın gelecekte olabilecek depremler konusunda en son tahminlerini de bize şu sözlerle bildirdi: İran depremi Doğu Anadolu'yu etkileyebilir ama bu kesin değil. Ancak 2006 Nisan ve Ağustos aylarında Amerika'da iki büyük deprem görünüyor. ABD'nin kuzeybatı kıyısındaki Oregon'da 23 - 27 Mart tarihleri arasında 7.0 büyüklüğünde bir deprem olacak. 25 - 29 Ağustos 2006 tarihleri arasında ise California'nın Santa Barbara bölgesinde 7.1 - 7.5 büyüklüğünde bir deprem bekliyorum.
İstanbul depremi için en tehlikeli dönem ise 2008. 2008'de Marmara Denizi'nde 8.0 büyüklüğünde bir deprem meydana gelecek. Bu depremi 3 - 13 Ağustos 2008, 4 - 14 Eylül 2008 ya da 21 - 31 Ocak 2009 tarihlerinden birinde bekliyorum.'
Mine Akverdi http://www.aksam.com.tr/haber.asp?a=34755,4&tarih=02.04.2006

10 Temmuz 2008
ABD'de deprem tahmini

Amerikalı sismologlar, depremleri önceden tahmin etme konusunda önemli bir aşama kaydettiklerini düşünüyorlar.
Buna göre yer kabuğundaki değişimler izlenirse, depremleri saatler öncesinden haber almak mümkün olabilir. Bu izleme, fayın içine yerleştirilen gözlem aletleriyle yapılabiliyor. Sonuçları bilim dergisi Nature'da yayımlanan araştırma, Kaliforniya'daki San Andreas fayı üzerinde yapılan deneylere dayanıyor. Deprem bilimci Paul Silver, küçük bir yer sarsıntısından saatler önce yer kabuğunda değişimler kaydettiklerini anlatıyor. "Normal olarak kayaların değişmesini beklemiyorsunuz." diyen Paul Silver, ekliyor: "Şaşırtıcı olan; 3,0 büyüklüğündeki bir depremden tam on saat önce bu tür değişimler kaydetmiş olmamız." Deprem bilimci Silver'a göre bu değişimler yer kabuğu üzerindeki basınç değişikliğine denk düşüyor. Bu nedenle 3,0 büyüklüğündeki depremin habercisi olmaları büyük olasılık.
Kaliforniya dünyanın en aktif deprem bölgelerinden biri. San Andreas fayında da önümüzdeki otuz yıl içinde yüzde 99 ihtimalle çok büyük bir deprem bekleniyor. Amerikalı ekip şimdi bölgede bulgularını kontrol etmek için yeni deneyler yürüteceklerini söylüyorlar.
6 Haziran 2008
Deprem uyarı sisteminin 'eli kulağında'

Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi NASA, depremleri tahmin edebilme çalışmalarında önemli bir aşamaya gelindiğini bildirdi.
NASA'da görevli araştırmacılar, dünya atmosferinin kenarındaki elektrik hareketliliğiyle, altında yeralan bölgede hemen sonra olan sarsıntılar arasında yakın bir ilişki saptadıklarını söylüyorlar. Çin'de geçtiğimiz haftalarda meydana gelen ve büyük can kaybına yolaçan şiddetli deprem öncesinde de bu tür sinyaller alındığı kaydedildi. NASA'daki araştırmacılar, İngiliz uzmanlarla biraraya gelerek uzay merkezli bir erken uyarı sistemi geliştirilip geliştirilemeyeceğini araştırıyorlar. Bilim dünyasında birçok uzman, bu tür sinyallerin gerçekten de yaklaşan bir depremin habercisi olduğu konusunda derin kuşku duyuyor. Ancak California'daki NASA Ames Araştırma Merkezi'nde görevli fizikçi Minoru Freund BBC'ye yaptığı açıklamada, "Bazı depremlerle kimi deprem-öncesi sinyaller arasında açık bir bağlantı kurabileceğimize inanıyorum" dedi. Freund, sağlam bilimsel verilere sahip oldukları konusunda 'temkinli bir iyimserlik duyduğunu' belirterek, eldeki bilgileri doğrulamak için bir dizi deney hazırladıklarını kaydetti. Depremleri önceden tahmin edebilmek için yıllardır araştırma yapılmasına rağmen, gelecekteki bir depremin zamanını güvenilir şekilde tahmin edebilmek hâlâ mümkün değil. İpuçları iyonosferde mi? Atmosferdeki diğer tabakalardan farklı olan iyonosfer, güneşten gelen radyasyona açık olduğu için elektrik yüklü. Ve birçok defa uydular, deprem bölgelerinin 100-600 km yukarısındaki atmosfer tabakasında belli bir hareketlilik saptadılar. Bu hareketliliğin en önemlilerinden biri, iyonosferdeki elektron ve diğer elektrik yüklü zerrelerin yoğunluğunda gözlenen değişimler oldu. NASA'daki araştırmacıların erken deprem uyarı sistemi geliştirilmesi konusunda işbirliği yaptığı İngiliz Surrey Sattellite Technology Limited kurumunun yetkililerinden Stuart Eves, "Eldeki veriler, teknolojik bakımdan bir eşiği atlamaya çok yaklaştığımıza işaret ediyor" dedi. Eves, "Ancak, deprem meydana gelmeden, etkisinin ne kadar büyük olacağını ve ne kadar süreceğini bilemiyoruz" dedi. NASA araştırmacılarından Minoru Freund da, depreme işaret eden diğer bilinen faktörlerin de bu sisteme dahil edilebileceği inancında. Bunlar arasında depremin merkezinden çıkan güçlenmiş kızılötesi ışınlarla, düşük frekanslı elektrik ve manyetik alan verilerindeki anormallikler yer alıyor.

OLASI İSTANBUL DEPREMİNİN GÜNÜNÜ VE SAATİNİ TAHMİN ETME ÇALIŞMALARIM DEVAM EDİYOR

11 Kasım 1999 günü bahçemde gezerken yetiştirmiş olduğum gövdesinde çürük yeri olmayan bir erik ağacına karıncaların, petekten kaçan arıların ağaçlara sardığı gibi sarmış olduğunu gördüm. Ziraat Fakültesi mezunu (http://www.dkos.org/kadir.html) olduğumdan dolayı da bu durumu sıra dışı bir davranış olarak değerlendirdim. Bir gün sonra 12 Kasım 1999 da Düzce Depremi oldu. İstanbul sallandı. Bu tepkimeyi gösteren karıncaları izlemeye başladım.

"Deprem önceden tahmin edilebilir mi?" sorusu sürekli olarak soruluyor. Üzerinde çalışmakta olduğum projemle bu sorunun cevabını arıyorum. Bugüne kadar bahçemde ve evimdeki karıncalarla binlerce deney gerçekleştirdim.

Bu deneylerimde tutulan raporları:

Deprem ve Karıncaların Organik Sistemi (http://www.dkos.org) Karıncaları Araştırma Depremleri İnceleme Raporlarının Sonuçları (
http://www.kadirs.com) (http://www.egitimsetimiz.com) sitelerimde yayınlıyorum.

Bahçede (12) evde (12) ayrıca iki tane erik ağacının dibinde özel yapılmış yuvalarda bulunan karınca kolonilerinin hepsinin ve diğer takip ettiğim canlıların (köpeklerin, yılanların, farelerin, kertenkelelerin, solucanların, örümceklerin, martıların, kargaların, serçelerin) bitkilerin ve gökyüzünün birlikte gösterdikleri sıra dışı davranışlar sonucunda, olası İstanbul depreminin gününü ve saatini tespit etmeye çalışıyorum. Günlük raporlarla İstanbul dan bu takibi yaparken Marmara Denizi ve Marmara Bölgesindeki diğer illerde meydana gelen 5.0 büyüklüğün altındaki depremlerde uzaklık nedeniyle yukarıdaki saydığımız canlıların hepsinin sıra dışı
davranış göstermediklerini de tespit etmiş bulunmaktayım.

20 bin tür karıncadan 12 Kasım 1999 Düzce depreminden önce sıra dışı davranış göstermiş olan karıncaların, her birindeki 500 bin sinir hücresi ile organize yaşayışları, DUYU ORGANLARININ AYAKLARININ İÇİNDE OLUŞU, gözleri olmayıp kimyasal
salgıları takip ederek yürümeleri sayesinde birbirlerini kontrol etmeleri en önemli özellikleridir.

Günlük 4'er saat aralıklarla özel yapılmış yuvalardaki 24 koloni ile iki erik ağacının dibindeki kolonileri takip ederek 4000 deney sonucunda, 01 Temmuz 2007 tarihinden itibaren önceki günün sıra dışı davranışlarını değerlendirerek her gece saat 00:00'da 39.5-41.5 enlem 26-29.5 boylam koordinatlar arasında meydana gelebilecek en büyük depremin Max. büyüklüğünü 24 saat geçerli olmak kaydı ile sitemde ilan etmeye başladım. Sitemi ziyaret edenler, Kandilli http://www.koeri.boun.edu.tr/sismo/map/tr/index.html ve Sismoloji http://sismo.deprem.gov.tr/DEPREM/SONDEPREMLER/sondepremler.php sitelerindeki 24 saat içinde meydana gelen depremlerin büyüklüğü ile tahminde yazdığımız büyüklüğün takibini yaparak, projemin bilimsellik kazanıp kazanamayacağına karar verebilirler.

Sitelerimi izlemeye devam edin. Haydi hayırlısı 10.000 deneye kadar devam...

html hit counter
YENİLİK YAP - GELİŞTİR  -  PAYLAŞ