|

-
DUYURULAR
- DEPREMSELLİĞİ
HAVA DURUMU GİBİ ÖĞRENMEK İSTİYORSANIZ SİTEMİ HER GÜN ZİYARET
EDEBİLİRSİNİZ
|
|
|
|
Proje Sahibi |
|
|
|
|
-
|
|
|
|
 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Proje Sahibi |
|
|
Çalışma Esaslarımızdan Önemli Açıklamalar
a.)
Yaptığım işin ciddiyetini bildiğim için tatile bile çıkamıyorum. Bu
nedenle, gözlem deney ve tahmin bölümüne, yaptığım deneyler sonucunda
sıra dışı davranış varsa yazıyorum yoksa yazmıyorum.
b.)
Marmara Bölgesi .../Ağustos 2008 Gözlem ve Deney Saatlerinin Sonuçları
yukarıda yeşil üstüne beyaz yazılmış Anahtar kelime ile belirtilmiştir.
Özel durumları gözlem deney ve tahmin bölümüne yazıyorum.
c.)
Deney
sonuçlarımız, yayın saati itibariyle özel bir durum belirtilmemişse 24
saat için geçerlidir.
d.)
Marmara Bölgesindeki
Çok Önemsiz
ve
Önemsiz
sayılan depremlerin %100 tahmin edilebilmesi içinde yuva üzerinde 24
saat kayıt yaparak çalışabilecek tam laboratuar sistemi kurulması
şarttır. Sistemin örnek çalışması tamamlandığında ise diğer vilayetlere
taşınması patent kuruluna başvuru yapılabilmesi içinde maddiyata
ve bunu karşılayacak sponsorlara ihtiyaç vardır.
-
01 Temmuz 2007
tarihinden beri TV kanalları (Show Tv, Atv, Fox Tv,
KanalA, Kanaltürk, Habertürk, Skytürk, Tv8, Star Tv) tüm gazete, dergiler ve
internet haber siteleri
Marmara Bölgesi'nin
depremselliğini hava durumu gibi sitemizden bildirdiğimizi biliyorlar
-
Projemizi, çevrenize tanıtabilmek için mail
grubu oluşturup aşağıdaki linki tıklamalarını
isteyebilirsiniz.
-
Çünkü Mike Lee'nin tahmini var.
Lütfen, bu linki mail grubunuza göndermeyi
ihmal etmeyiniz.
-
Mike Lee'nin
İstanbul depremi için tahmini 2008
İstanbul depremi için en tehlikeli dönem ise
2008.
devamı ....>>
-
-
- 3 YILDA 3 BÜYÜK DEPREM
VAR
- Selanik Üniversitesi önümüzdeki 3
yıl içinde Anadolu’da 3 büyük deprem olacağı tahmininde bulundu
- Üniversitenin,
Yunanistan’da saygın Geofizik Laboratuarı’nın gerçekleştirdiği ve
önceki gün Atina’da bir kongrede açıklanan inceleme verilerine göre
söz konusu depremlerden ilki 2009 sonlarında doğru meydana gelecek
ve şiddeti 6’nın üzerinde olacak.
- “Depreme karşı önlemler”
konulu kongrede konuşan Selanik Üniversitesi sismoloji profesörü
Manolis Skordilis, Anadolu’da meydana geleceği tahmin edilen
depremlerin hangi somut bölgeleri kapsadığını açıklamadı.
- Yunan profesör ayrıca,
Yunanistan’ı içeren olası deprem tahminlerini de açıklamaktan
kaçındı.
Profesör Skordilis deprem tahmin araştırmasında
uygulanan metodun zaman açısından 2.5 yıl, deprem şiddeti açısından
0.4 Richter, deprem merkezi açısından ise 150 km’lik bir açık
verebileceğini belirtti.
-
-
- Depremi bir gece önceden bildi
-
İşte binlerce kişiyi maille uyaran Kadir Sütçü ve
depremi haber veren karıncaları.. BEGÜM ÇELİKKOL'UN ÖZEL HABERİ
11.07.2008 09:32
Depremi önceden bilmek mümkün mü? İstanbul'u da etkilemesi beklenen
büyük Marmara Depremi ne zaman olacak? Tüm bu sorular bir yana dün
binlerce kişi mail adresini açtı ve bir mesajla karşılaştı...
Mesajda Balıkesir'de 10 Temmuz 2008'de deprem olacağı yazıyordu...
Bu mail Kadir Sütçü tarafından geldi...
HABERTURK.COM MUHABİRİ BEGÜM ÇELİKKOL'UN ÖZEL HABERİ
Ziraat Mühendisi ve İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü Eğitici
Bilgisayar Formatör Öğretmeni Kadir Sütçü bu konu üzerine karınca ve
bulut hareketlerini inceliyor ve oluşturduğu web sitesinde olacak
depremleri günü ve saatiyle yayınlıyor.
İŞTE DEPREMİ BİLDİREN KARINCALAR. TIKLAYIN
Özellikle de karınca hareketlerinin depremle büyük bir ilgisi
olduğunu söyleyen Sütçü: "Depremlerin olacakları yerler ve
biliniyorsa zamanı kestirmek için güvenli bir metod üzerinde
çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. 24 saat önceden depremlerin olup
olmadığını bilmekteyiz. Hava durumu gibi önceden tahmin yapmaktayız.
Karınca kolonileri ana karınca olmaksızın yaşamlarını devam
ettiremezler. Bir kolonide 7-8 tane ana karınca olabiliyor. Biz ana
karıncaları takip ediyoruz. Ana karıncalar yerin 1 mt derinliğinde
yaşayan en güvenlikli odalarda olur. Yiyecek taşımazlar. Bütün
kolonilerin cinsiyetlerini değiştirmede yetkilidir. 3 katı kadar
büyüktürler. Şunu istiyorum yetkililerden bebeğin cinsiyeti nasıl
tespit ediliyıorsa yerdeki ana karıncaların takibini yapan bir
program ve alet ihtiyacımız var. Hava durumu gibi her ilde vermemiz
mümkündür. Bunun dışındaki hiçbir yöntem de depremleri hava durumu
gibi vermeye mümkün değildi. Karıncaların ölümü deprem büyüklüğüne
eş değerse olay tamamdır."
UZUN BİR ARAŞTIRMA SÜRECİ
Kadir Sütçü 1999 Marmara Depremi sonrasında çalışmalarına
başladığını kaydetti ve şunları ekledi: "11 Kasım 1999'da bahçemde
gezerken bir erik ağacı var. Özel bir ağaç. O erik ağacının
gövdesinde karıncaları gördüm. Dikkatimi geçti. Sıradışı davranışlar
içindeydi. Bu karıncalar depremden mi kaçtılar diye incelemeye
başladım. Ve ertesi gün 12 Kasım Düzce depremi gerçekleşti. O günden
sonra oğlumla birlikte karar aldık incelemeye başladık. Kolonileri
oluşturdum. 2004'te bir eğitimde öğretmenlere ders veriyordum. Proje
yaptırdım onlara. Projeniz karıncaları incelemek. Sıra dışı
davranışları nelerdir_? Depreme duyarlı canlılar mıdır? Onların
projesinin sonucu: 'Karıncalar depreme duyarlılık gösteriyor oldu.'
Daha sonra bu projeyi sayısal olarak inceledik. Bir grup matematik
öğretmeniyle konuştum. Karıncalar ve bulutlarla ilgili inceleme
yaptılar. Ve onların tezinde de ortak sonuç karıncaların depreme
duyarlı hayvanlar olduğuydu"
BALIKESİR DEPREMİ SİTEDEYDİ
Sütçü'nün oluşturduğı web sitesinde gece 00:00'da bir mesaj
dikkatleri çekti. Mesajda yazan şuydu: "İstanbul'a uzak bir yerde
ancak İstanbul'un etkileneceği bir yerde hafif şiddette deprem
olacak"
Bu depremi bilmek için Sütçü şöyle bir araştırma yaptığını anlattı:
"5.0 büyüklükte bir depremin meydana gelebilmesi için evde 12
bahçede 12 özel yuvalardaki farklı türdeki kolonilerin 4 saat
aralıklarla takipleri incelendi. Karınca yürürken düşüyor, sinirli
oluyor, dağınık yürüyüş yapıyor. Bu karınca kolonileri Balıkesir'i
işaret ediyordu"
KARINCA ÖLÜMLERİ NEYE İŞARET EDİYOR?
Sütçü büyük depremlerin oluşunu karınca ölümlerine bağladı: "Ölüm
gerçekleşirse 7 büyüklüğündeki depremi işaret ediyor."
İSTANBUL'DA NE ZAMAN DEPREM OLACAK?
"Öyle bir bulgu yok. Diğer karınca türleri de oynamış olsaydı
ufuktaki bulutlar da kırmızı olsaydı İstanbul'da büyük bir deprem
olabilirdi."
Bilmek ayrı birşey yaşayanları hayal etmek ayrı. Dün sabah
gözlemimde bulutlara baktığımda akşam bulutlarına bakacağım ve karar
vereceğim dedim. Resimde 2 tane çizgi var kırmızı. Kırmızı iki çizgi
İstanbul'a uzak altta kırmızı ton fazla olsaydı daha İstanbul
diyecektim. Karınca hareketleri hızlansaydı İstanbul'da olacak."
YUNANİSTAN FAYLARI İSTANBUL'U YAĞMUR ŞEKLİNDE ETKİLİYOR
Sütçü'den ilginç bir yorum daha: "Yunanistan'ın güneyinde faylardan
çıkan enerji İstanbul'da yağmura dönüşüyor. Bunu bir yıldan beri
inceliyorum. Deprem öncesi faylardan çıkan enerji İstanbul üzerinde
yoğunlaşıyor. Ve yağmur yağıyor"
İŞTE DEPREMİ ÖNCEDEN BİLMEK İÇİN GEREKEN PARAMETRELER
1- Evde ve dışarda bulunan köpeklerin sebepsizce havlaması,
hırlaması ve uluması
2- Bahçede bulunan yılanların, farelerin, kertenkelelerin,
solucanların yuvalarını terk edip, yüzeye çıkması
3- Martıların, kargaların, serçelerin gökyüzünde değişik hareketler
sergilemeleri ve ses çıkarmaları
4- Bahçedeki ya da balkondaki saksıda bulunan bitkilerin zamansız
olarak çiçek açması, yapraklarının kuruması
5- Evde çalışan elektrikli ev aletlerinin sıradışı hareketler
göstermesi. İnternet hızının yavaşlaması, bilgisayar ekranının tarih
ve saatinin değişimi voltaj durumunun değişmesi
6- Ufuktaki bulutların kırmızılığının artması
SİTESİNDE YOK YOK
Kadir Sütçü hava durumu gibi deprem tahmini yapıyor. Ve bu
tahminleri web sitesinde yayınlıyor. Sitede, tahminlerin bilimsel
arka planları da bulunuyor. Siz de Sütçü'nün web sitesini ziyaret
edebilirsiniz. www.dkos.org ve www.egitimsetimiz.com
adli internet sitelerinden deprem verilerine ulaşmanız
mümkün...
Begüm Çelikkol/ HABERTURK.COM
|
|
ÖZEL DUYURU:
Yer yedi kat. 1.Litosfer(su) 2.Litosfer(kara) 3.Astenosfer 4.Üst manto 5.Alt
manto 6.Dış çekirdek 7.İç çekirdek. Yerin 1.(su) ve 2.(kara) katındaki
meydana gelen büyük sarsıntıları buralarda yaşayan canlıların tümü az yada
çok algılıyor. Bu canlıların algıladığı bu durumu dünyadaki bilim
adamlarımız canlılara patent verilemez diyerek bilimsel gerçekleri
göremiyorlar veya görmek istemiyorlar. Böylece bizim çalışmalarımızın da
bilimsel olmadığını TV, gazete ve dergiler de uzun bir süre daha hem
seslendirecekler hem de yazacaklardır.
Biz
ise, küçük ve büyük depremler meydana gelmeden önce kısıtlı zaman dilimi
içinde, kısıtlı imkanlar ölçüsünde, teknolojiyi kullanma durumuna sahip
olmadan, son teknolojilerle donatılmamış ilkel sayılabilecek, kendi
ölçeklerimizde kullandığımız (laboratuar denilemeyecek şekildeki) yerlerde,
araştırma yaparak raporlarımızda (3N = Ne zaman, Nerede, Ne kadar büyüklükte
olacağını) belirtmeye devam edeceğiz.
Bu
durumda yaptığımız araştırma sonuçlarını, bilimsel değildir diyerek
değerlendirmeye almak istemeyen ve küçük gören herkesin bu projeye biraz
daha önem ve destek vermelerini bekliyorum. Değerli ziyaretçilerimizin de
"NOTER" görevlerini yapmaya devam ederek, Msn'lerindeki ve cep
telefonlarındaki kayıtlı olan herkese sitemizi duyurmaya devam etmelerini
istiyorum.
Öyle bir gün gelecek ki, google da "deprem" yazıp tıkladıklarında birinci
sayfada birinci sırayı (Kandilliden önce) alacak olan sitemizi yüz binler
ziyaret etmiş olacaklar. Bu tıklama dünyada büyük yankı yapacak ve sitemizi
günlük olarak takip edenler, bilimsel olduğumuzu onaylayacak bilim
adamlarımızın da kabul etmesini zorlayacaklar.
Kandilli Rasathanesi: 30 yıl
içinde deprem olacak
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü
Müdürü Prof. Dr. Gülay Altay, "Marmara Bölgesi’nin belli bir deprem
tehlikesi taşıdığını ve bu depremin 30 yıl içinde olmasını öngördüklerini"
ifade ederek, depremlerin öngörülmesinden, tahmininden ziyade
hazırlıkların yoğunlaştırılmasının önemine dikkat çekti. Altay, AA
muhabirine üzerinden 9 yıl geçen Marmara Depremi sonrası yapılan
çalışmalar hakkında bilgi verdi. Türkiye’de
1 Ocak 2008 tarihinden
itibaren büyüklü küçüklü 5 bin civarında deprem olduğunu belirten Altay,
genellikle Bala-Ankara, Çameli-Denizli’de yoğunlaşma olduğunu, son
zamanlarda Ege Denizi ile Marmara Denizi içerisinde ufak da olsa depremler
kaydedildiğini söyledi. Gülay Altay, Kandilli Rasathanesinin depremlerin
kaybedilmesi, parametrelerin belirlenmesi ve çözümlerinin yapılması
yönünde teknolojik olarak ne gerekiyorsa, uluslararası ölçekte ne
yapılıyorsa gerçekleştirmeye çalıştığını ifade ederek, "Şu anda
istasyonlarımız yeni teknoloji ile donatılıyor, 114 civarındaki
cihazlardan 78’i yeni teknoloji ihtiva ediyor" dedi. Marmara ve Ege
bölgelerindeki hareketliliğin normal kabul edilmesi gerektiğini vurgulayan
Altay, sözlerine şöyle devam etti: "Son dönemde özellikle Çameli-Denizli
depremlerini izliyoruz. Bunlar Ege’de de son günlerde izlediğimiz
depremler. Marmara ve Ege bölgelerinde bulunan faylar deprem üretme
potansiyeline sahiptir, normal aktivitelerdir. Hatta 5,5 ve üzeri
depremleri de üretebilirler. Dolayısıyla Türkiye açısından bakıldığında
yapılması gereken, depremlerin öngörülmesinden, tahmininden ziyade
hazırlıkların yoğunlaştırılmasıdır."
"TÜRKİYE’NİN
DEPREMSELLİĞİNİ ANLAMAK"
Prof. Dr. Gülay Altay, "depremin ne zaman olacağını kısa vadede tahmin
etmenin mümkün olmadığını" dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kandilli Rasathanesi olarak çalışmaları yoğunlaştırdığımız konu, mümkün
olduğu kadar Türkiye’nin depremselliğini iyi anlamak. Araştırmacı
arkadaşlarımız deprem üreten kaynakları inceliyorlar, mevcut depremleri
değerlendiriyorlar. Herhangi bir kısa dönem öngörüsü söz konusu
değil. Dünyada da böyle bir çalışma ancak araştırma safhasında..." Altay,
geçmiş depremlere, mevcut aktiviteye bakılarak uzun vadeli olası bir
deprem yeri tahmin edilebildiğini ifade ederek, "Marmara Bölgesi belli bir
deprem tehlikesi taşıyor, buradaki deprem olasılığının yüzde 60
mertebesinde olduğunu ifade ediyoruz. Bu depremin 30 yıl içinde olmasını
öngörüyoruz ama zamanını kısa dönem olarak tespit etmek mümkün değil" diye
konuştu.
"BELLİ TARİH PANİĞE SEVK EDER"
Prof. Dr. Gülay Altay, depremin son derece "kaotik bir olay olduğunu"
ifade ederek, belli tarihlerden söz etmenin halkı paniğe sevk edeceğini
kaydetti. Altay, deprem riskinin ve tehlikesinin varlığını bilerek buna
hazırlıklı olmanın, hem paniğe kapılmamak anlamında hem de
yaşanılan
mekanların depreme dayanıklı olması anlamında önem taşıdığını söyledi.
Depreme karşı bilinçlenme konusunda 1999 öncesi ve 1999 sonrası arasında
çok büyük fark olduğunu dile getiren Altay, şöyle konuştu: "Depremin
etkilerinin gündemde olması, üniversitelerde yapılan çalışmalar, bilim
insanlarının çalışmaları, basınla iletişimin artması, şüphesiz
bilinçlenmeyi önemli ölçüde etkiledi. Ama yeterince yaygın hale daha
getirebilmiş değiliz." Prof. Dr. Altay, deprem bilincinin yerleşmesi
konusunda pek çok kurum ve kuruluşun çalışmalar yaptığını belirterek,
İstanbul’da ve Marmara bölgesinde çok daha etkili çalışma yapılması
gerektiğini bildirdi. Halkın da eğitimlere ilgi göstermesi, yapılan
çalışmalara talebin artması gerektiğini kaydeden Altay, "Bunun da son
derece olumlu yönde geliştiğini düşünüyorum. Yapılmayanlar tabi ki çok,
ama ülkenin imkanları ölçüsünde ve bu konuda sorumluluk taşıyan kurumların
yapabildikleri bence hızla ilerliyor, ben çok fazla olumsuz bakmıyorum"
diye konuştu.
http://www.milliyet.com.tr/Yasam/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&Kategori=turkiye&ArticleID=978117&Date=13.08.2008&b=Kandilli'den%20ürküten%20uyarı&ver=58
İstanbul depremi 2008'de
17
Ağustos Marmara depremini önceden bilen deprem tahmincisi Mike Lee, dört ay
önce gönderdiği mail'de şöyle demişti: Güneş tutulmasından sonra, İran'da
deprem bekliyorum.
Ve dediği çıktı!
İki gün önce İran 6'lık bir depremle sarsıldı. Lee beklenen İstanbul
depreminin ise 2008'de olacağını söylüyor
Mike Lee, depremle ilgili haberleri yakından takip edenler için artık
tanıdık bir isim. Hawaii'nin Honolulu kentindeki Damien Lisesi'nde din ve
tarih öğretmenliği yapan Mike Lee (tam adıyla Michael Lee) bir yandan da
depremleri önceden tahmin edebilmek için çalışıyor.
On yıldır Ay, Güneş ve yıldızların konumlarını, kendi geliştirdiği hesaplama
sistemiyle yorumlayarak deprem tahminleri yapıyor. Tahminlerinin doğruluk
oranı ise yüzde 60! Şimdiye kadar 1996 Peru depremini, 17 Ağustos 1999
Marmara depremini, 13 Ocak 2001 El Salvador, 28 Şubat 2001 Washington, 1
Mart 2001 Seattle ve 3 Şubat 2002 Afyon depremlerini önceden bilmişti.
Artık bu isabetli tahminleriyle en ünlü deprem tahmincileri arasında
gösterilen Mike Lee ile ilk tanışmamız ise 1999 yılına rastlıyor.
DEPREMLERİ MAİL ATARAK BİLDİRDİ
1999'da, Aktüel Dergisi'nde çalışırken, 17 Ağustos Marmara depremini doğru
şekilde tahmin ettiğini öğrendiğim Mike Lee ile hemen bağlantı kurmuştum. O
zamandan bu yana geçen yedi yıl boyunca da Mike Lee ile şahsen haberleşmeyi
sürdürdüm. Ocak 2002'de adresime gönderdiği mail'inde Mike Lee, bir ay sonra
Türkiye'nin İç Anadolu bölgesinde büyük bir deprem beklediğini, ayrıca Nisan
ayında da yine Türkiye'de 5 büyüklüğünde bir depremin daha meydana
geleceğini söylüyordu. Nitekim 3 Şubat 2002'de Afyon'da 5 büyüklüğünde bir
deprem yaşadık. Hemen ardından da 4 Nisan 2002'de 4.7 büyüklüğündeki Burdur
depremi geldi. Depremlerin kesin yeri ve tam büyüklüğü konusunda küçük
yanılgılar olsa da bu isabetli tahminleri o yıl Aktüel'de önemli haberler
olarak yer aldı.
Depremlerde Güneş tutulmalarının rolünün büyük olduğuna inanan Mike Lee ile
son olarak da bundan dört ay önce, yani Aralık 2005'te haberleştik. O zaman
kendisine 2006'nın Mart ayı sonunda yaşanacak güneş tutulması sebebiyle
Türkiye'de bir deprem olup olmayacağı konusunda tahminlerini sordum.
Mike Lee'nin bana gönderdiği
9 Aralık 2005 tarihli mesajında söyledikleri aynen şöyleydi:
'29 Mart 2006'daki Güneş tutulmasının hemen ardından, 5-11 Nisan 2006
tarihlerinde İran'ın Abiz bölgesinde 6.8 büyüklüğünde bir deprem
bekliyorum.'
Ve Mike Lee'nin tahmini bir kez daha doğru çıktı. Çünkü, tıpkı dört ay önce
şahsıma gönderdiği mail'de bildirdiği gibi, Güneş tutulmasının hemen
ardından, 31 Mart Cuma günü İran'da 6 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.
Görünen o ki, ünlü deprem tahmincisi, depremin tam yeri, tam tarihi ve tam
büyüklüğü konusunda ufak sapmalar olsa da, depremlerin pek çoğunu önceden
bilmeyi başarıyor. Bu durumda beklenen büyük İstanbul depremi konusunda
yaptığı tahminleri de dikkate almak gerekiyor mu sizce?
Tutulmalar tetikliyor
MIKE Lee tutulmaların depremi tetiklediğine inanıyor. Tezine göre Güneş, Ay
ve Dünya'nın aynı düzlemde sıralanışıyla ortaya çıkan çekim gücü tektonik
tabakaları, fayları, muhtelif katmanları ve magmayı etkiliyor. 2000 yıllık
tutulmaların kaydını tutan Lee, hesaplarını özel bir bilgisayar programıyla
yapıyor. Mike Lee, deprem tahminlerini yayınladığı kişisel internet sitesini
kapattı; ancak çalışmalarını şimdi California Üniversitesi bünyesinde
sürdürüyor.
İstanbul için tahmini 2008
İSTEĞİMİZ üzerine Mike Lee, yakın gelecekte olabilecek depremler konusunda
en son tahminlerini de bize şu sözlerle bildirdi: İran depremi Doğu
Anadolu'yu etkileyebilir ama bu kesin değil. Ancak 2006 Nisan ve Ağustos
aylarında Amerika'da iki büyük deprem görünüyor. ABD'nin kuzeybatı
kıyısındaki Oregon'da 23 - 27 Mart tarihleri arasında 7.0 büyüklüğünde bir
deprem olacak. 25 - 29 Ağustos 2006 tarihleri arasında ise California'nın
Santa Barbara bölgesinde 7.1 - 7.5 büyüklüğünde bir deprem bekliyorum.
İstanbul depremi için en tehlikeli dönem ise 2008. 2008'de Marmara
Denizi'nde 8.0 büyüklüğünde bir deprem meydana gelecek. Bu depremi 3 - 13
Ağustos 2008, 4 - 14 Eylül 2008 ya da 21 - 31 Ocak 2009 tarihlerinden
birinde bekliyorum.'
Mine
Akverdi
http://www.aksam.com.tr/haber.asp?a=34755,4&tarih=02.04.2006 |
- 10 Temmuz
2008
- ABD'de
deprem tahmini
-
Rajesh
Mirchandani
BBC, Kaliforniya
- Amerikalı
sismologlar, depremleri önceden tahmin etme konusunda önemli bir aşama
kaydettiklerini düşünüyorlar.
- Buna göre yer
kabuğundaki değişimler izlenirse, depremleri saatler öncesinden haber
almak mümkün olabilir.
Bu izleme, fayın içine yerleştirilen gözlem
aletleriyle yapılabiliyor. Sonuçları
bilim dergisi Nature'da yayımlanan araştırma, Kaliforniya'daki San
Andreas fayı üzerinde yapılan deneylere dayanıyor. Deprem
bilimci Paul Silver, küçük bir yer sarsıntısından saatler önce yer
kabuğunda değişimler kaydettiklerini anlatıyor. "Normal
olarak kayaların değişmesini beklemiyorsunuz." diyen Paul Silver,
ekliyor: "Şaşırtıcı
olan; 3,0 büyüklüğündeki bir depremden tam on saat önce bu tür
değişimler kaydetmiş olmamız." Deprem
bilimci Silver'a göre bu değişimler yer kabuğu üzerindeki basınç
değişikliğine denk düşüyor. Bu nedenle
3,0 büyüklüğündeki depremin habercisi olmaları büyük olasılık.
- Kaliforniya
dünyanın en aktif deprem bölgelerinden biri. San Andreas
fayında da önümüzdeki otuz yıl içinde yüzde 99 ihtimalle çok büyük bir
deprem bekleniyor. Amerikalı
ekip şimdi bölgede bulgularını kontrol etmek için yeni deneyler
yürüteceklerini söylüyorlar.
- Deprem
uyarı sisteminin 'eli kulağında'
- Amerikan
Havacılık ve Uzay Dairesi NASA, depremleri tahmin edebilme
çalışmalarında önemli bir aşamaya gelindiğini bildirdi.
- NASA'da
görevli araştırmacılar, dünya atmosferinin kenarındaki elektrik
hareketliliğiyle, altında yeralan bölgede hemen sonra olan
sarsıntılar arasında yakın bir ilişki saptadıklarını söylüyorlar.
Çin'de geçtiğimiz haftalarda meydana gelen ve
büyük can kaybına yolaçan şiddetli deprem öncesinde de bu tür
sinyaller alındığı kaydedildi. NASA'daki
araştırmacılar, İngiliz uzmanlarla biraraya gelerek uzay merkezli
bir erken uyarı sistemi geliştirilip geliştirilemeyeceğini
araştırıyorlar. Bilim
dünyasında birçok uzman, bu tür sinyallerin gerçekten de yaklaşan
bir depremin habercisi olduğu konusunda derin kuşku duyuyor. Ancak
California'daki NASA Ames Araştırma Merkezi'nde görevli fizikçi
Minoru Freund BBC'ye yaptığı açıklamada, "Bazı depremlerle kimi
deprem-öncesi sinyaller arasında açık bir bağlantı kurabileceğimize
inanıyorum" dedi. Freund,
sağlam bilimsel verilere sahip oldukları konusunda 'temkinli bir
iyimserlik duyduğunu' belirterek, eldeki bilgileri doğrulamak için
bir dizi deney hazırladıklarını kaydetti. Depremleri
önceden tahmin edebilmek için yıllardır araştırma yapılmasına
rağmen, gelecekteki bir depremin zamanını güvenilir şekilde tahmin
edebilmek hâlâ mümkün değil.
İpuçları
iyonosferde mi?
Atmosferdeki diğer tabakalardan farklı olan iyonosfer, güneşten
gelen radyasyona açık olduğu için elektrik yüklü. Ve birçok defa
uydular, deprem bölgelerinin 100-600 km yukarısındaki atmosfer
tabakasında belli bir hareketlilik saptadılar. Bu
hareketliliğin en önemlilerinden biri, iyonosferdeki elektron ve
diğer elektrik yüklü zerrelerin yoğunluğunda gözlenen değişimler
oldu. NASA'daki
araştırmacıların erken deprem uyarı sistemi geliştirilmesi konusunda
işbirliği yaptığı İngiliz Surrey Sattellite Technology Limited
kurumunun yetkililerinden Stuart Eves, "Eldeki veriler, teknolojik
bakımdan bir eşiği atlamaya çok yaklaştığımıza işaret ediyor" dedi. Eves,
"Ancak, deprem meydana gelmeden, etkisinin ne kadar büyük olacağını
ve ne kadar süreceğini bilemiyoruz" dedi. NASA
araştırmacılarından Minoru Freund da, depreme işaret eden diğer
bilinen faktörlerin de bu sisteme dahil edilebileceği inancında. Bunlar
arasında depremin merkezinden çıkan güçlenmiş kızılötesi ışınlarla,
düşük frekanslı elektrik ve manyetik alan verilerindeki anormallikler
yer alıyor.
OLASI İSTANBUL DEPREMİNİN GÜNÜNÜ VE SAATİNİ
TAHMİN ETME ÇALIŞMALARIM DEVAM EDİYOR
11 Kasım 1999 günü bahçemde gezerken yetiştirmiş
olduğum gövdesinde çürük yeri olmayan bir erik ağacına karıncaların,
petekten kaçan arıların ağaçlara sardığı gibi sarmış olduğunu gördüm.
Ziraat Fakültesi mezunu (http://www.dkos.org/kadir.html)
olduğumdan dolayı da bu durumu sıra dışı bir davranış olarak
değerlendirdim. Bir gün sonra 12 Kasım 1999 da Düzce Depremi oldu.
İstanbul sallandı. Bu tepkimeyi gösteren karıncaları izlemeye başladım.
"Deprem önceden tahmin edilebilir mi?" sorusu sürekli
olarak soruluyor. Üzerinde çalışmakta olduğum projemle bu sorunun
cevabını arıyorum. Bugüne kadar bahçemde
ve evimdeki
karıncalarla binlerce deney gerçekleştirdim.
Bu deneylerimde tutulan raporları:
Deprem ve Karıncaların Organik Sistemi (http://www.dkos.org)
Karıncaları Araştırma Depremleri İnceleme Raporlarının Sonuçları (
http://www.kadirs.com) (http://www.egitimsetimiz.com) sitelerimde
yayınlıyorum.
Bahçede (12) evde (12) ayrıca iki tane erik ağacının
dibinde özel yapılmış
yuvalarda bulunan karınca kolonilerinin hepsinin ve diğer takip ettiğim
canlıların (köpeklerin, yılanların, farelerin, kertenkelelerin,
solucanların, örümceklerin, martıların, kargaların, serçelerin)
bitkilerin
ve gökyüzünün birlikte gösterdikleri sıra dışı davranışlar sonucunda,
olası
İstanbul depreminin gününü ve saatini tespit etmeye çalışıyorum.
Günlük raporlarla İstanbul dan bu takibi yaparken Marmara Denizi ve
Marmara
Bölgesindeki diğer illerde meydana gelen 5.0 büyüklüğün altındaki
depremlerde
uzaklık nedeniyle yukarıdaki saydığımız canlıların hepsinin sıra dışı
davranış göstermediklerini de tespit etmiş bulunmaktayım.
20 bin tür karıncadan 12 Kasım 1999 Düzce depreminden
önce sıra dışı
davranış göstermiş olan karıncaların, her birindeki 500 bin sinir
hücresi
ile organize yaşayışları, DUYU ORGANLARININ AYAKLARININ İÇİNDE OLUŞU, gözleri
olmayıp kimyasal
salgıları takip ederek yürümeleri sayesinde birbirlerini kontrol
etmeleri en
önemli özellikleridir.
Günlük 4'er saat aralıklarla özel yapılmış
yuvalardaki 24 koloni ile iki
erik ağacının dibindeki kolonileri takip ederek 4000 deney sonucunda, 01
Temmuz 2007 tarihinden itibaren önceki günün sıra dışı davranışlarını
değerlendirerek her gece saat 00:00'da 39.5-41.5 enlem 26-29.5 boylam
koordinatlar arasında meydana gelebilecek en büyük depremin Max.
büyüklüğünü
24 saat geçerli olmak kaydı ile sitemde ilan etmeye başladım.
Sitemi ziyaret edenler, Kandilli
http://www.koeri.boun.edu.tr/sismo/map/tr/index.html ve Sismoloji
http://sismo.deprem.gov.tr/DEPREM/SONDEPREMLER/sondepremler.php
sitelerindeki 24 saat içinde meydana gelen depremlerin büyüklüğü ile
tahminde yazdığımız büyüklüğün takibini yaparak, projemin bilimsellik
kazanıp kazanamayacağına karar verebilirler.
Sitelerimi izlemeye devam edin.
Haydi hayırlısı 10.000 deneye kadar devam...
|
-

-

- YENİLİK YAP - GELİŞTİR -
PAYLAŞ
|